News

Tutuklu Gazeteci İdris Yılmaz: Gerçekleri savunmanın verdiği vicdan rahatlığıyla yaşamımı sürdürüyorum

İdris Yılmaz, Gazete Yaşam GYY

Tarih sayfaları bazen cesur insanların toplumsal çıkarlar için verdikleri mücadelelerini ve kahramanlıklarını işlerken, bazen de bireysel kaygıların yol açtığı ihanetlere, korkulara ve sinmişliğe dikkat çeker. Kuşkusuz tarih, özgür kalemlerin karanlıkları aydınlatmak uğruna sürdürdükleri mücadeleleri ve bu mücadeleler sırasında verilen ağır bedelleri de yazacaktır.

Ya kendimiz için yaşamayı seçip sindirilmiş bir kişiliği ve otoritenin kendine göre şekillendirdiği bir yaşam sürdüreceğiz ya da toplumsal çıkarlar esas alan bir yaşamı düşleyip zorlukları göze almalıyız. Özgür düşüncenin  yok edilmeye çalışıldığı bu dönemde mutlaka zorlukları olacaktır. Bizler bu zorlukları göze alarak fikirlerimizi sonuna kadar savunmalı ve doğruları kararlılıkla yazmaktan geri adım atmamalıyız.

Kalemin en büyük tehlike, düşüncenin ise korkulur rüya olarak görüldüğü bu dönemde, fikirlerinden dolayı özgürlükleri elinden alınarak sindirilmeye çalışılan yüzlerce gazeteciden sadece biriyim. Çeşitli hukuk dışı senaryolarla mahkûm edilerek gerçekleri yazma ısrarımdan vazgeçeceğim düşüncesi sadece bir yanılgıdan ibarettir. Özgür düşüncenin ve özgür basının suç kategorisine alınarak ifade özgürlüğünün askıya alınması ülkenin uluslararası itibarını nasıl zedelediğini basından kaygıyla izliyoruz. İktidarın yanlış politikalarını eleştirdikleri için sadece son üç ılda 70 gazete, 29 yayınevi, 25 radyo, 20 dergi, 20 TV kanalı, 15 haber ajansının kapatılması ve gazetecilerin tutuklanması,basının maruz kaldığı baskı ve zorluğu özetliyor. Bu baskılarla iktidarın dayattığı “Ya benim gibi düşüneceksin, ya da susacaksın” mantığıdır.

Bir gazeteci olarak fikir ve yazılarım aynı zamanda yaptığım haberlerle açığa çıkardığım yolsuzluk, usulsüzlük, hak ihlalleri ve çocuk cinsel istismarları nedeniyle tamamen kurgusal bir iddiayla 19 aydır mahpusum. Bu tutsaklık sürecinin sekiz ayını tek kişilik hücrede tecrit altında geçirdim. Daha sonra durumuma ilişkin basında yer alan haberler sonrası ise üç kişilik odaya alındım. Mahpusluk sürecimin ilk gününden bugüne kadar maruz kaldığım ve kalmakta olduğum hukuksuzlukların saymakla bitecek boyutta olmadığını belirtmek isterim. Ayrıca bazen dosyamda adı bile geçmeyen gerekçeler nedeniyle savcılık ara değerlendirmelerde “Tutukluluğun devamına” kararını veriyor. Dosyada olmayan bir iddia yüzünden tutukluluğumun devam etmesiyle davanın komedi boyutudur.

Bunca adaletsizliğe rağmen doğru yaşama ve doğru düşünme kararlılığım aynı şekilde devam ediyor. Kitap konusunda; istediğim kitap ve kaynakları bulmakta sıkıntılarım olsa da, zamanımın çoğu okumak ve yazmakla geçiyor ve her gün kendime bir şey katabilmek için uğraş veriyorum. Zamanın değerli olduğu bilinciyle özenle çalışmalarımı sürdürüyorum. Tüketim toplumu değil de, üretim toplumu olduğumuzu bildiğim için en kısıtlı ortamda bile üretmek için çaba harcıyorum. Kendi kişiliğimi geliştirmek, topluma daha faydalı bir birey olmakta şüphesiz bir üretimdir. Bu ortamda yapacağımız en önemli şey kendimizi eğitmektir. Topluma karşı olan sorumluluğumun bilincinde olduğumun bir kez daha altını çiziyorum. Ve gerçekleri savunacağımın kararlığını belirtiyorum. Son olarak belirtmek isterim ki, moral ve sağlık açısında durumum çok iyi; gerçekleri savunmanın verdiği vicdan rahatlığıyla yaşamımı sürdürüyorum. Unutulmaması gerekir ki en yumuşak yastık vicdandır. Bu bilinçle tüm gazeteci arkadaşlarıma çalışmalarında başarılar diliyorum.