Basın ÖzgürlüğüHaberler

Uzman raporu: Nedim Türfent kararı ulusal ve evrensel yargı kriterlerine uymuyor

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) olarak avukat ve gazeteci yargılamalarında yaşanan hak ihlallerini belgelemek amacıyla hazırlanan uzman raporlarını kamuoyuyla paylaşıyoruz. Seçilen davalar özelinde kaleme alınan raporlar, mütalaa niteliğinde olmalarının yanı sıra Türkiye’de adil yargılanma hakkının sistematik olarak ihlal edildiğini açıkça ortaya koyuyor.

MLSA’nın iki yıldır duruşma temelli olarak izlediği dava gözlem çalışmasına göre, ifade özgürlüğü davalarında Türkiye yargı sistemi aleyhinde yalnızca yazılı ve sözlü ifadeler bulunan sanıkları hukuksuz şekilde yargılıyor, ifade özgürlüğü kapsamına giren açıklamalar ve haberler terör suçları ve ağır para cezalarına mahkûm ediyor. Örneğin, gazetecilerin %60’ına haberleri ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek terörle ilişkili suçlar yönetiliyor, mahkûm edilen gazetecilerin %78’i terörle ilişkili suçlardan ceza alıyor ve takip edilen terörle ilişkilendirilen davaların %74’ünde mesleki faaliyetleri gazeteciler aleyhinde delil olarak kullanılıyor.

Özel olarak belirlenmiş davalar üzerinde yürütülen ayrıntılı ve niteliksel çalışmalar da bu bulguları doğruluyor. Bu kapsamda gazeteci Gökçer Tahincioğlu ile avukat Nuray Özdoğan, terör örgütü üyeliği suçundan aldığı 8 yıl 9 ay ceza 2019’un Mayıs ayında Yargıtay tarafından onanan gazeteci Nedim Türfent’in yargılanma süreci üzerine kapsamlı bir rapor hazırladı.

Nedim Türfent Davası Uzman Raporu’nun tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Gazeteci Tahincioğlu ve avukat Özdoğan’ın kaleme aldığı dava gözlem raporunda, Türfent’in ağırlıklı olarak insan hakları odaklı haberler yaptığı hatırlatılarak, gazetecinin yargı süreci öncesinde tehditlere maruz kaldığı anımsatıldı. 

Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda yer alan düzenlemelere aykırı bir dizi uygulamanın tespit edildiği yargı süresince, ifade alma işleminde uygulanan SEGBİS sisteminin  savunma hakkının tam, doğrudan doğruya ve etkili kullanımını zedeleyecek şekilde kullanıldığı, mahkeme heyetinin sıklıkla değiştiği, sanıkın kötü muameleye maruz kalması da dahil olmak üzere çok sayıda ihlal tespit edilirken, yargılamanın basın özgürlüğü ve haber alma hakkını da yargıladığı belgelendi. 

Her belge ve aşamanın ayrıntılı olarak tartışıldığı raporda “Bütün bu tablo karşısında Türfent davası ve verilen karar, evrensel ve ulusal yargının basın özgürlüğü ile ilgili belirlediği kriterlerle uyumlu gözükmemektedir” ifadesi yer aldı.