Dava İzleme

Yeniden görülen Zaman gazetesi davasında köşe yazarlarına hapis cezası verildi

EYLEM SONBAHAR*

Zaman gazetesi davası kapsamında yeniden yargılanan köşe yazarları Şahin Alpay, Ali Bulaç ve Ahmet Turan Alkan’a “örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” suçlamasından ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası veren mahkeme, Mümtazer Türköne’yi ise aynı suçtan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı.

Köşe yazarları Şahin Alpay, Ali Bulaç, Mümtazer Türköne, Ahmet Turan Alkan’ın “örgüt üyeliği” suçundan 2018 yılında cezalandırıldığı, editör Mehmet Özdemir’in de ilk yargılamada beraat ettiği Zaman gazetesi davasındaki hükümlerin Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından bozulmasıyla dava yeniden görülmeye başlanmıştı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın dokuzuncu duruşmasına hakkında yakalama kararı bulunan Mehmet Özdemir katılmazken Türköne, Alpay, Bulaç ve Alkan avukatları ile hazır bulundu.

Esas hakkındaki mütalaasını tekrar eden savcı, Ali Bulaç, Şahin Alpay, Mümtazer Türköne ve Ahmet Turan Alkan’ın “üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” suçundan cezalandırılmalarını, Mehmet Özdemir’in ise dosyasının tefrik edilmesini talep etti.

‘Suçlamaları Yargıtay ve AYM suç olarak görmedi’

Mütalaaya karşı savunmasına yargılandığı davaların ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu söyleyerek başlayan Ali Bulaç, “En son tutuklandığım ve 14 ay süren tutuklu bekleyişimde savcının bana atfettiği suçlamalar, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi tarafından suç olarak görülmedi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ‘örgüte yardım’ suçundan ceza verilecekse her türlü şüpheden uzak somut delil aranmalıdır diyor. Sayın savcıya soruyorum: maddi veya manevi olarak örgüte yardım ettiğim iddiasıyla ilgili elinde hangi deliller var? Benim örgüte yardımda bulunmak veya savunmam hayatın doğal akışına aykırıdır. Ben bir İslamcıyım. Diyeceksiniz ki o gazetede ne işiniz vardı. Gazetede İslamcı, Ermeni, solcu hatta eşcinsel yazarlar da vardı. 72 yaşındayım ne sağcı ne solcu oldum. Suçsuzum, şiddet ve teröre karşı oldum. Beraatimi talep ediyorum” diye konuştu.

‘15 Temmuz’a kadar Gülen Cemaatinin karanlık yüzünü görmedim’

Zaman gazetesinde farklı görüşe sahip yazarların olduğunu dile getiren Şahin Alpay, “Ben de özgürlükçü, demokrasiye inanan biriyim. Muhafazakar kesimin demokrasi ve hukukun erdemlerini kavramalarını istiyordum. Dindar değilim, kültürel olarak Müslümanım. Hiçbir zaman dini bir cemaatin üyesi olmadım” dedi.

Alpay şöyle devam etti: “15 Temmuz hain darbesine gelinceye kadar Gülen Cemaatinin karanlık yüzünü maalesef göremedim. Yazarlık hayatım boyunca askeri darbeye kararlılıkla karşı çıktım. Gülen hareketinin bir suç örgütü olduğuna dair yargı kararı olsaydı bir gün bile Zaman gazetesinde yazmazdım. AYM ve AİHM kararları doğrultusunda beraatime karar verilmesini istiyorum.”

‘Mesele siyasi’

4 yıl 2 ay tutuklu kalması ve o sürede üç kez müebbet hapisle yargılanmasına gerekçe gösterilen suçların gazete makaleleri olduğunu belirten Mümtazer Türköne ise “Yazıların çoğunda sadece başlık alınmış. Başlıklardan nasıl suç çıkarıldığını anlayamadım. Meselenin siyasi boyutu ayrı. Pişmanlık duyacağım herhangi bir şey yapmadım. Ülkücü kökenden gelen bir akademisyenim. Türkiye’de darbe karşıtlığına karşı bir sivil program hazırlayan biriyim. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

‘Devlet yakamı bıraksın, beni aklasın’

Ahmet Turan Alkan da “Bu dava hakkında söylenmedik herhangi bir konu kalmadı. Bir fikir ve düşünceyi ifade etme davası. Darbeye kadar ben böyle bir örgütün varlığından haberdar değildim. Peki böyle bir örgüt var mı yok mu? Ben bu örgütü menfur bulurum. 12 Eylül’e karşı yazılar yazmış bir insanım. Neden yeni bir darbeyi alkışlayayım? 70 yaşındayım, arkadaşlarımın birçoğu selamı kesti, yayıncım boykot koydu. Çok yoruldum, usandım. Devlet yakamı bıraksın ve beni aklasın istiyorum” diye konuştu.

‘Sadece Zaman’da yazmak suçlama konusu olamaz’

Avukat savunmalarında ilk olarak söz alan Bulaç’ın avukatı Mehmet Ali Devecioğlu, “Esas hakkındaki mütalaa kararda esas alınacak nitelikte değildir. AYM, isnat edilen fiilleri suç bulmadığından hak ihlali kararı vermiştir. Beraat talep ediyoruz” dedi.

Alpay’ın avukatı Aynur Tuncel Yazgan ise mütalaada tüm sanıklar bakımından lehe olan delillere değinilmediğini söyledi. Yazgan, “İddia makamının delil değerlendirmesi yapmamasını darbe davalarında savcıların ilkesel yaklaşımı sonucuna bağlıyorum. Yargıtay dedi ki: sanıklar gazetecidir, hukuka uygunluk varsa beraat verilmeli. Sadece Zaman’da yazması suçlama konusu olamaz. Dört sanığa da yüklenen eylem yazı yazmak ve televizyonda konuşmaktır. Müvekkilim saldırgan bir dil kullanmamış, birkaç kez sert ve kaba söz kullanmıştır. Cemaatin bir sivil toplum hareketi olduğunu bildiği, 15 Temmuz’da şiddeti gördüğünde fena halde yanıldığını da her zaman dile getirmiştir” diye konuştu.

Dosyadaki yazarların gazetede sözleşmeli personel olduğunu ifade eden Alkan’ın avukatı Ahmet Çavuş da “Hüseyin Gülerce’nin beyanına savcılık mütalaasında yer vermiş. Böyle bir beyandan sonra ise ceza talep edildi.” diyerek beraat talep etti.

‘AYM, AİHM kararlarının dikkate alınmaması adil yargılanma hakkının ihlalidir’

Anayasa’nın dikkate alınması gerektiğini söyleyen Türköne’nin avukatı Figen Albuga Çalıkuşu, “Siyasetten arınarak bu dava dosyasına bakmak gerekir. Yazı yazmak suç değildir. Yazı yazmak suretiyle örgüte yardım diye bir suç bilmiyorum. Eğer bir ceza verilirse ifade hürriyetinin yargı kararları ile korunmaması tescil edilecektir. Sayın savcıya soruyorum, müvekkilimin yazdığı yazılarda örgütün amacını bildiğine dair hangi delili gösteriyorsunuz? Anayasa ve AİHM’in bağlayıcı kararları var; bunlar gözetilmeden karar verilmesi adil yargılanma hakkının ihlalidir” diye konuştu.

Son sözleri sorulan sanıkların beraatlerini talep etti. Ardından mahkeme heyeti duruşmaya 20 dakika ara verdi.

Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, “örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” suçundan Şahin Alpay, Ali Bulaç ve Ahmet Turan Alkan’a ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Aynı suçtan Mümtazer Türköne’ye ise 3 yıl 9 ay hapis cezası veren mahkeme, hakkındaki yakalama emri infaz edilemeyen Mehmet Özdemir’in dosyasının ayrılarak aynı mahkemede yeni bir esasa kaydedilmesine hükmetti.

*Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.