Basın Özgürlüğü

Yerel basın dolara direniyor: Kepenk indirmemek için birleşenler var

BURCU ÖZKAYA GÜNAYDIN

COVID-19 salgını ile ciddi bir darbe alan yerel basın, enflasyon ve dolardaki yükselişten de nasibini aldı. Kağıt fiyatı üçe katlandı, matbaa, baskı, kalıp, boya ve kimyasallarda yüzde 300 artış yaşanırken, bazı kitabevleri basımı durduklarını açıkladı. Bazısı birikiminden harcarken, çoğu basın yayın kuruluşu, ya kapanmamak için diğer gazetelerle birleşiyor, ya da internet yayınına geçiş yapıyor. Yerel basın, “Daha ne kadar dayanırız bilmiyoruz, acil önlem istiyoruz” diyor.

Yağmur: “Borçsuz da olsanız önünüzü göremiyorsunuz”

Mersin Güney Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abidin Yağmur, yerel basının, kağıt ve baskı maliyetindeki artış nedeniyle darbe aldığını, gelirlerin de azalması ile dengelerin bozulduğunu paylaştı. Yağmur, benzer daralmaların ve durgunlukların geçmişte de yaşandığını, o zamanlar buna “yüksek enflasyon” veya “kriz” dendiğini, fakat bu sefer yaşanan durumun adının konulmadığına dikkat çekti. Yağmur, “Ortada bir kriz var, fakat hükümet buna kriz demiyor. Önceki krizlerden farkı ise o dönem sadece borcu olanlar ağır yara alırdı. Bu dönem borçsuz bile olsanız yara alıyorsunuz. Çoğu medya kuruluşu ise belirsizlik içinde ve önünü göremiyor” dedi.

Mersin yerel basınında kapıya kilit vurma aşamasına gelen bir medya kurumu henüz olmasa da, süreç orayaa doğru evriliyor. Yağmur, bir sonraki aşamanın kar etmeden günü kurtarma telaşı olacağını, o süreç uzarsa da kapanmaların baş göstereceğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “İlk olarak maliyetleri düşürme yoluna gidiliyor. Mesela Güney Gazetesi olarak biz, sekiz sayfa renkli bastığımız gazeteyi dört sayfa renkliye düşürdük ve baskı adedini azaltarak, asgari düzeye indik. Bu tedbirler, bizi bir süre daha ayakta tutar fakat ne kadar süreceği belirsiz.”

Basın İlan Kurumunun (BİK) adil olması durumunda, yerel basının bu süreci atlatabileceğini düşünen Yağmur, Türkiye’deki kamu ve belediye kaynaklarının, basın kurumlarını sübvanse etmeye yeteceğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Belediyelerin yanı sıra en büyük fon kaynaklarından olan BİK’in, yerel basın kuruluşlarına adil bir desteği bulunmuyor. Desteğin, gerekli olan yasal, etik ve demokratik unsurları da bulundurması gerekirken, maalesef sadece yargı unsuru gözetiliyor.”

Ekonomik sebeplerden dolayı mesleği bırakan birçok gazeteci olduğunu ve Türkiye’de gazeteciliğin, yeterli fon bulunmadığı durumunda geçim sıkıntısı yarattığına değinen Yağmur, deneyimli gazetecilerin mesleği bırakarak farklı alanlara geçtiğini belirtti: “Son yerel seçimlerden sonra Mersin’de 20 civarı gazeteci belediyelere geçti. Ben de mesela dokuz ay belediyede çalıştım, ancak ekonomik şartları daha kötü olmasına rağmen tekrar gazeteye döndüm. Belediyeler gazeteci dolu ama biz kendi gazetemize yetişmiş, deneyimli gazeteci bulamıyoruz. Ekonomik şartlar ortada. Deneyimli ve yerel gazetede çalışmak isteyen kişiler bulmak kolay değil.”

Fiğançiçek: “BİK’ten ilan alamayan, internetten devam ediyor”

Diyarbakır Yenigün Gazetesinden Mesut Fiğançiçek, şu an için kapısına kilit vuran olmasa da ekonomik şartlardan dolayı çalışamaz hale gelen kurumlar bulunduğunu belirtti.  Diyarbakır’da yayın hayatına yeni başlamış olan ancak BİK’ten ilan alamayan bir gazetenin, yayınına sadece internet üzerinden devam etme kararı aldığını söyleyen Fiğançiçek, “Baskı maliyetlerinin artması, sigorta primlerindeki artış ve diğer girdi maliyetleri, gazeteleri neredeyse kapatacak duruma getirdi. Bazı gazeteler ne yazık ki öncelikle çalışan üzerinden tasarrufa giderken, bazısı internet yayınına dönüyor. BİK’in kriterleri, altı fikir işçisi çalıştırmayı gerektiriyor, bu da aylık 24 bin liraya tekabül ediyor. Diğer kalem masraflarını da eklediğimizde, aylık toplam maliyet, BİK’in yaptığı yardımın oldukça üstüne çıkıyor. Özellikle çalışan maliyetleri ve baskı giderleri konusunda gazetelere destek verilmez ise kapanan gazeteler olacaktır” dedi.

Yerel basında asgari ücret ve SGK’lı çalışabilmenin bile lüks haline geldiğini belirten Fiğançiçek, Diyarbakır’da zor durumda olan gazetecilerin ekonomik sebeplerden dolayı, ya meslek değiştirerek ya da ek iş yaparak yaşamlarını sürdürmek zorunda kaldığıni paylaştı. Rutin programlarını ajanslar üzerinden alan kurumlar olduğunu söyleyen Fiğançiçek, yerel basının ölmemesi için belediyelere sübvanse etme noktasında önemli görevler düştüğünü dile getirdi.

Arda: “Gazeteler kapanmamak için birleşiyor”

Bingöl Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Çapakçur Gazetesi İmtiyaz Sahibi Mahmud Arda, basılı yayında her bir kalemin dolara endeksli olduğunu, bu nedenle kur artışıyla tüm maliyetlerin arttığını, anlık zam uygulayan kesimin ise dolar düşüşü ile orantılı indirimler yapmadığını belirtti. Arda, bu süreç için gerekli çözüm önerilerini şu sözlerle anlattı: “Ülkemizde son yaşanan kriz ile bir kere daha gördük ki denetim mekanizmasında büyük bir eksiklik var ve birçok sorunun ortadan kalkması için bu eksikliğin bir an önce giderilmesi gerekli. Resmi ilan fiyatlarında düzenleme yapılması gerekiyor ve doğrudan temin denilen sözde ihale yöntemi olan bu sistemden vazgeçilmeli. Bu süreçte, bazı gazetelerimizde işten çıkarmalar ve geçinemediği için meslek değişikliğine giden arkadaşlarımız oldu. Belediyelerin, kapanma noktasına gelen yerel basına gerekli desteği vermemesi ile geçmiş birikimleri veya diğer sektörlerde yapılan işlerin gelirlerini gazetelere aktararak geçinmeye çalıştık. Ayrıca, ‘Ya bu işi yapacağız ya da kapatacağız’ diyerek bir birleşme politikası izledik ve dokuz yerel gazeteyi üçe indirdik. Bu, bizi bir nebze rahatlattı. Bu süreçten sonra sadece masraflarımızı azaltma yoluna gittik. Yaşanan bu zor dönemlere rağmen gazeteciliğe gönül verenler sonuna kadar kapanmamak adına direnmeye devam ediyor.”

Aygül:BİK, ‘Demokles’in Kılıcı’”

Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül, krizin devam etmesi, artan enflasyon oranı ve döviz kurundaki dalgalanma ile 2022 yılında başta yerel gazete ve televizyonlar olmak üzere birçok basın-yayın kuruluşunun kapanmayla yüz yüze kalacağını, önlem alınmazsa, işsiz gazeteciler ordusuna yenilerinin ekleneceğini düşünüyor. BİK’in yerel gazeteler başta olmak üzere, ulusal gazetelerin de ayakta kalması için verdiği maddi desteğin adil olmadığını ve kayırmalar olduğundan bahseden Aygül, BİK’i basın özgürlüğü üstünde sallanan “Demokles’in Kılıcı’na” benzetti. BİK’in yerel ve ulusal gazetelere verilen ilan desteğini, iktidarın lehine kullanarak basını kontrol altında tuttuğunu söyleyen Aygül, iktidara muhalif yayın yapan kurumlara ise resmi ilanların bilinçli olarak kesildiğine dikkat çekti.