Dava Takvimleri

12 Aralık haftası: Gazetecilik ve ifade özgürlüğü davaları

Bu hafta da birçok gazetecilik ve ifade özgürlüğü davasının duruşmaları görülecek. İşte haftanın duruşma takvimi:

12 Aralık Pazartesi

  • Boğaziçi Üniversiteli 52 öğrencinin “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak” suçlamalarıyla yargılandığı davanın yedinci duruşması İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 10:00’da görülecek. İddianamede, #bundansonrasıbizde etiketinde yapılan paylaşımlar ve öğrencilerin attığı sloganlar öğrencilere yöneltilen suçlamalara gösterilen deliller arasında yer alıyor. Mahkeme, davanın 4 Temmuz 2022 tarihinde görülen altıncı duruşmasında sanık müdafilerine delillerini ve beyanlarını dava dosyasına sunmaları ve tanıklarını gelecek celse hazır etmeleri için süre vererek davayı ertelemişti.

13 Aralık Salı

  • Aralarında gazeteci Zekine Türkeri ile birlikte Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eş Başkanları Elif Bulut ve Erdal Avcı’nın da olduğu 19 kişinin “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlamasıyla yargılandıkları davanın üçüncü duruşması İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 09.40’ta görülecek. HDP İstanbul İl Örgütü 21 Kasım 2020 tarihinde Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yönelik gözaltılara karşı Taksim Tünel’de basın açıklaması yapmak istemiş, polisin müdahalesi sonrası 22 kişi gözaltına alınmıştı. İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi, daha önce kendisine sunulan iddianameyi “terör örgütü propagandası yapmak” suçunu barındıran argümanlar içerdiği ve 2911 sayılı Kanun gereği kitleye dağılmaları konusunda uyarı yapılıp yapılmadığının da eksik olduğu gerekçesiyle iade etmişti. Davanın 28 Haziran 2022 tarihinde görülen ikinci duruşmasında mahkeme, derhal beraat taleplerinin reddederek savunması alınmayan sanıklar hakkında zorla getirme emri düzenlenmesine karar vermişti.
  • Aktivist Kemal Işıktaş’ın “suçu ve suçluyu övmek” suçlamasıyla yargılandığı davanın dokuzuncu duruşması İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 10.35’te görülecek. Gazeteci Cengiz Çandar ile birlikte hakkında hazırlanan iddianamede Çandar ve Işıktaş’a yöneltilen suçlamalara 30 Mayıs 2017 tarihinde kişisel hesaplarından yaptıkları birer Twitter paylaşımı delil olarak sunuluyor. Savcılık, suçlamalara delil olarak gösterilen paylaşımlarda anılan Ayşe Deniz Karacagil’in Rakka’da terör örgütü saflarında öldüğü, sosyal medya üzerinden gündeme getirilerek övülmesinin kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlike doğurabilecek nitelikte olduğunu iddia ediyor. Davanın 22 Kasım 2022 tarihinde görülen sekizinci duruşmasında mahkeme, dosyanın Çandar yönünden ayrılmasına karar vermişti. Aynı duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan iddia makamı, Işıktaş’ın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasını talep etmişti.

14 Aralık Çarşamba

  • Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından 17 Aralık 2021 tarihinde Seyit Rıza Meydanı’nda yapılmak istenen  “Artık Yeter Geçinemiyoruz” eyleminde gözaltına alınan ve aralarında EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, HDP Dersim İl Eş Başkanları İbrahim Kasun ve Nurşat Yeşil, DİSK Genel-İş Dersim Şube Başkanı Şükran Yılmaz’ın da olduğu 10 kişinin “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” ve “görevi yaptırmamak için direnmek suçlamasıyla yargılandığı davanın beşinci duruşması Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 09.35’te görülecek. İddianame savcısı, müşteki polislerin ifadelerini ve suçlama konusu eylemin görüntülerini suçlamalara delil olarak gösteriyor. Mahkeme, davanın 19 Temmuz 2022 tarihinde görülen ikinci duruşmasında sanıklardan şikayetçi olduğunu belirten bir müşteki polisin davaya katılma talebinin kabul edilmesine karar vermişti. Davanın 18 Ekim 2022 tarihinde görülen dördüncü duruşmasında mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütaalasını hazırlaması için iddia makamına gönderilmesine karar vermişti.
  • Gazeteci Metin Cihan’ın haber kaynağı olduğu iddia edilen bir diğer sanık ile birlikte “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçlamasıyla yargılandığı davanın altıncı duruşması İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 11.30’da görülecek. Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) “mağdur” olarak yer aldığı iddianamede gazeteci Cihan’a yöneltilen suçlamaya Cihan’ın TÜGVA ile ilgili sızdırılan ve vakfın karıştığı çeşitli yolsuzlukları gösteren belgeleri açıkladığı sosyal medya paylaşımları delil olarak gösteriliyor. Cihan’ın altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep eden iddianame savcısı, belgelerin içeriğinin teyit edilemediğini belirtmesine rağmen belgelerde “tahrifat yapıldığını” iddia ediyor. Davanın 11 Mayıs 2022 tarihinde görülen üçüncü duruşmasında mahkeme, tutuklu olarak yargılanan Ramazan Aydoğdu’nun adli kontrol tedbiri ile serbest bırakılmasına karar vermiş, Cihan’ın avukatının suçlama konusu belgelerinin doğru olup olmadığının TÜGVA’dan sorulması talebini cevapsız bırakmıştı. Davanın 24 Haziran 2022 tarihinde görülen dördüncü duruşmasında mahkeme, bilirkişi raporunu hazırlaması için görevlendirilen kişilerin mazeret sunmadan görevi reddetmelerinden dolayı Adalet Bakanlığı İstanbul Bilirkişilik Kurumuna da müzekkere yazılmasına karar vermişti. Davanın 19 Ekim 2022 tarihinde görülen beşinci duruşmasında dosyaya en son atanan bilirkişinin de dosyadan çekildiği görülmüş ve mahkeme dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine karar vermişti.
  • İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davanın sekizinci duruşması İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 11.30’da görülecek. İddianamede İmamoğlu’na yöneltilen suçlamaya 4 Kasım 2019 tarihinde yaptığı bir açıklama delil olarak gösterilerek İmamoğlu’nun “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen zincirleme hakaret” ettiği iddia ediliyor. İmamoğlu, 31 Mart 2019’da iptal edilen seçimleri yeniden kazanmasının ardından yaptığı bir konuşmada kendisine “ahmak” diyen Süleyman Soylu’ya hitaben “31 Mart’ı iptal edenler ahmaktır” ifadesini kullanmıştı. Bunun üzerine Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Suç duyurusu ardından hazırlanan iddianamede eski YSK Başkanı Sadi Güven’in de aralarında olduğu 11 kişi mağdur olarak yer alıyor. 20 Nisan’daki duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, İmamoğlu’nun 4 yıl 1 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Davanın 11 Kasım 2022 tarihinde görülen yedinci duruşmasında İmamoğlu’nun avukatları, diğer tanıkların dinlenilmesinden vazgeçen ve 24 sayfalık uzman görüşünü duruşma sırasında üç dakikada inceleyen hakim hakkında tarafsızlığını yitirdiği ve ihsas-ı reyde bulunduğu için reddi hakim talebinde bulunmuştu. Hakim, reddi hakim talebini “yargılamaya uzatmaya yönelik” olarak değerlendirerek reddetmişti ve avukatların redde itirazının değerlendirilmesi için dosyanın inceleme merciine gönderilmesine karar vermişti.

15 Aralık Perşembe

  • İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak (TCK 301/1)” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 11.25’te görülecek. İddianamede Türkdoğan’a yöneltilen suçlamaya ihbar üzerine tespit edildiği iddia edilen ve 24 Nisan 2017 tarihinde derneğin internet sitesinde yayınlanan “Adalet ve Hakikat İçin Ermeni Soykırımı’nın İnkârına Son!” açıklama delil olarak gösteriliyor. 30 Aralık 2021 tarihli sekiz sayfalık iddianamenin dört sayfasında uluslararası sözleşmelerin ifade özgürlüğünü garanti altına alan ilgili maddelerine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ifade özgürlüğü konusundaki yerleşik içtihadına yer veren iddianame savcısı, suçlama konusu açıklamanın bu bağlamda değerlendirilemeyeceğini iddia ediyor. AİHM Büyük Daire’nin Perinçek v. İsviçre kararına atıfta bulunan iddianame savcısı, “1948 yılından önceki herhangi bir tarihte yaşanmış hiçbir acı nedeniyle bir millete ve topluluğa karşı soykırım suçlaması yöneltilemez” iddiasıyla suçlama konusu açıklama için “sarf edilen sözler Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini tarih önünde zan altına bırakan açıklamalardır” ifadelerine iddianamede yer veriyor. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş bir sivil toplum örgütünün “Türk Milletinin, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin menfaatlerinin aleyhine çalışmalar” yapmasının “düşünülemez” olduğunu belirten iddianame savcısı, “yer alan açıklama ve iddiaların Türk Milletini tarih önünde ve uluslararası toplumda küçük düşürmeye matuf bir nitelik arz ettiği, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türk Milletini alenen aşağılayıcı mahiyette olduğu, ifade hürriyetinin sınırlarının aşıldığı” iddiasıyla Türkdoğan’ın cezalandırılmasını talep ediyor. Adalet Bakanlığına gönderilen soruşturma izni dilekçesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Türkdoğan hakkında “Türk Milletini ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama” iddiasıyla fezleke hazırladığı fakat suçlama konusu ifadelerin “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek Türkdoğan hakkında bu eylemden soruşturma izni verilmesi talep edilmişti. Bakanlık, 10 Aralık 2021 tarihinde Türkdoğan hakkında soruşturma yapılmasına izin vermişti. İddianameyi hazırlayan savcı, daha önce Süleyman Soylu’nun şikayeti üzerine derneğin 29 Haziran 2018 tarihli bir açıklamasını gerekçe göstererek Türkdoğan hakkında “kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla iddianame hazırlamıştı. Davayı gören Ankara 60. Asliye Ceza Mahkemesi, Türkdoğan’a isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına kanaat getirerek beraatine hükmetmişti. Aynı savcı, ihraç edilen sosyolog ve yazar Veli Saçılık hakkında da Saçılık’ın sosyal medya paylaşımlarını gerekçe göstererek Devlet Bahçeli ve Süleyman Soylu’nun şikayeti üzerine “kamu görevlisine hakaret (iki kez)” suçlamasıyla iddianame hazırlamıştı.

16 Aralık Cuma

  • Gazeteci Perihan Kaya’nın “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yeniden yargılandığı davanın ilk duruşması Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 09.40’ta görülecek. 30 Kasım 2020 tarihli iddianamede gazeteci Kaya’ya yöneltilen suçlamaya 2015 yılında Kaya’ya ait olduğu iddia edilen Facebook hesabında yapılan sekiz paylaşım ve 5 Ekim 2018 tarihli araştırma raporunda yer verilen fakat paylaşım tarihleri belli olmayan 24 tweet delil olarak gösteriliyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Kaya’ya ayrıca “terör örgütü üyeliği” suçlaması da yöneltilmiş ve bu suçlamaya Kaya’nın meslektaşları ile yaptığı görüşmeler, gizli tanık ifadeleri, elektronik ihbarlar, yurt dışı seyahatleri ve OHAL KHK’sı ile kapatılan Özgür Gazeteciler Derneği’ne üyeliği delil olarak gösterilmişti. Kaya’nın yargılanmasına 24 Mart 2021 tarihinde başlanmış ve savcı ilk duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunmuştu. Esas hakkındaki mütalaasında Kaya’ya isnat edilen “örgüt üyeliği” suçlamasını destekleyecek “kesin ve inandırıcı delil” bulunmadığını belirten savcı, Kaya’nın bu suçtan beraatini talep etmişti. Mahkeme, aynı duruşmada Kaya’nın üzerine atılı “örgüt propagandası yapmak” suçunu işlediğinin sabit olduğuna kanaat getirerek gazeteci 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırmıştı. Kaya’nın avukatı cezayı istinaf mahkemesine taşımış ve istinaf mahkemesi de Kaya’ya verilen cezayı bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermişti.

*Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.