Dava Takvimleri

21 Kasım haftası: Gazetecilik ve ifade özgürlüğü davaları

Bu hafta da birçok gazetecilik ve ifade özgürlüğü davasının duruşması görülecek. İşte haftanın duruşma takvimi:

22 Kasım Salı

  • Mezopotamya Ajansı (MA) İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ferhat Çelik ve Jiyan Haber İmtiyaz Sahibi İdris Yayla’nın savcı İ. K.’in şikayeti üzerine “terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklamak veya yayınlamak veya bu yolla kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla yargılandıkları davanın ilk duruşması Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 09.20’de görülecek. İddianamede gazetecilere yöneltilen suçlamaya 8 Ekim 2020 tarihinde Mezopotamya Ajansı’nda yayınlanan “Gazetecilere gözaltı talimatını aynı savcı verdi” başlıklı haber delil olarak gösteriliyor. Suçlama konusu yapılan haberde Van’ın Çatak ilçesinde 11 Eylül 2020’de askerler tarafından alıkonulan Osman Şiban ve Servet Turgut’un helikopterden atılarak işkenceye maruz bırakılmasını gündeme getiren Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Adnan Bilen, Cemil Uğur; Jinnews muhabiri Şehriban Abi; gazeteci Nazan Sala ve eski gazete dağıtıcıları Şükran Erdem, Mikail Tunçdemir ve Fehim Çetiner hakkında 6 Ekim 2020 tarihinde gözaltı kararı veren savcının Servet Turgut ve Osman Şiban’ı işkenceye maruz bırakan kolluk görevlileri hakkında açılan soruşturmayı yürüten savcı İ. K. olduğu kamuoyuyla paylaşılmıştı. İddianame savcısı, MA’nın haberinin Jiyan Haber dışında “örgüte müzahir basın yayın kuruluşları” tarafından da paylaşıldığını iddia ederek savcı Köker’in terör örgütüne hedef gösterildiğini iddia ederek Çelik ve Yayla’nın cezalandırılmasını talep ediyor. Savcının “örgüte müzahir” oldukları iddiasıyla saydığı haber siteleri arasında Evrensel ve ArtıGerçek’in yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun web sitesi de yer alıyor. Buna ek olarak iddianame savcısı, suçlama konusu yapılan haberin yayınlanma tarihi 8 Ekim 2020 olmasına rağmen iddianamede “suç tarihi” olarak 9 Ekim 2020 tarihini veriyor. “Helikopter İşkencesi” davasında yargılanan ve beraat eden beş gazeteci hakkındaki iddianameyi de hazırlayan savcı Köker, gazeteciler Adnan Bilen, Cemil Uğur, Şehriban Abi, Zeynep Durgut ve Nazan Sala’yı 9 Ekim 2020 tarihinde tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk etmiş ve gazeteciler aynı gün Van 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı. Cemil Uğur’un tutukluluğuna ilişkin başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 18 Ocak 2022 tarihinde açıkladığı kararında Uğur’un tutuklanmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmişti.
  • 12 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlaması ile yargılandığı “Boğaziçi Gökkuşağı” davasının sekizinci duruşması İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 09.30’da görülecek. İddianamede öğrencilere yöneltilen suçlamaya taşıdıkları ve “uyarılara rağmen kapatmadıkları LGBT flamaları” ve “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganının da aralarında olduğu sloganları atmaları delil olarak gösteriliyor. Davanın 24 Mart’ta görülen beşinci duruşmasında mahkemenin istediği bilirkişi raporu okunmuştu. Öğrenciler aleyhine olan raporda öğrenciler, “yasaklama kararına uymayan, toplantı ve yürüyüş yapan” olarak tanımlanmıştı. Raporda ayrıca öğrencilerin kaldırımda bulunduğunu gösteren fotoğraflar olmasına rağmen trafiği engelledikleri de iddia edilmişti. 13 Kasım 2022 tarihinde celse arasında dosyaya esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, mütalaasında iddianamede suç unsuru olarak sunulan LGBTİ+ bayraklarına değinmeden gökkuşağı bayrağı açtığı için arkadaşlarına disiplin soruşturması açılmasını protesto eden öğrencilerin atanan rektör Melih Bulu’yu protesto ettiklerini iddia etti. Savcı, Beşiktaş ve Sarıyer Kaymakamlıkları tarafından alınan yasak kararını ihlal ederek “defalarca yapılan uyarılara rağmen” dağılmadıklarını iddia ettiği 12 öğrencinin isnat edilen suçtan 1 yıldan 3 yıla kadar cezalandırılmasını talep etti.
  • Aktivist Kemal Işıktaş ve savunmanlığını MLSA’nın üstlendiği gazeteci Cengiz Çandar’ın “suçu ve suçluyu övmek” suçlamasıyla yargılandığı davanın sekizinci duruşması İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 09.40’ta görülecek. İddianamede Çandar ve Işıktaş’a yöneltilen suçlamalara 30 Mayıs 2017 tarihinde kişisel hesaplarından yaptıkları birer Twitter paylaşımı delil olarak sunuluyor. Savcılık, suçlamalara delil olarak gösterilen paylaşımlarda anılan Ayşe Deniz Karacagil’in Rakka’da terör örgütü saflarında öldüğü, sosyal medya üzerinden gündeme getirilerek övülmesinin kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlike doğurabilecek nitelikte olduğunu iddia ediyor. Davada yurt dışında yaşayan gazeteci Çandar’ın savunmasının alınabilmesi için yazılan istinabe evraklarının dönmesi bekleniyor.
  • Gazeteci Cihan Ölmez’in “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığı davanın beşinci duruşması Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 09.43’te görülecek. 2015 ve 2016 yıllarında Şırnak’ın Cizre ilçesinde uygulanan sokağa çıkma yasakları ve yaşanan çatışmalar sırasında kentte bulunan gazeteci Ölmez hakkında sokağa çıkma yasaklarına dair çeşitli basın kuruluşlarına verdiği demeçleri sosyal medya üzerinden paylaşması gerekçesiyle hazırlanan 12 Mart 2021 tarihli iddianamede Ölmez’in 25 Şubat 2016 tarihinde Evrensel gazetesinde yayımlanan “DİHA Muhabiri Cihan Ölmez: Cizre’de gazeteciler şans eseri yaşıyor,” 8 Mart 2016 tarihinde Demokrat Haber’de yayınlanan “Biz tarihe not düşüyoruz” ve 10 Ocak 2016 tarihinde bianet’te yayınlanan “Cizre Muhabiri Cihan Ölmez: Gördüklerimden Sonra, Ben Eski Ben Değilim” başlıklı haberleri paylaşması suçlama konusu yapılıyor İddianame, ayrıca Evrensel ve bianet için “PKK/KCK terör örgütüne müzahir sözde yayın organları” tanımlaması yapıyor.
  • Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Reyhan Çapan’ın “düzeltme ve cevabın uygun yayımlanmaması” suçlamasıyla yeniden yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 11.20’de görülecek. 20 Ocak 2015 tarihli iddianamede Eren Keskin ve Çapan’a yöneltilen suçlamaya gazetenin 17 Haziran 2014 tarihli nüshasında yayımlanan “Çocuk Katilleri” başlıklı haber hakkında Adana 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 24 Eylül 2014 tarihinde verdiği karar üzerine 23 Ekim 2014 tarihinde “Düzeltme ve özür” başlığıyla yayımlanan tekzibin usulüne uygun yayımlanmaması gerekçe gösterilmişti. İddianame savcısı, Keskin ve Çapan’ın 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 18/1-2c ve 3. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını talep etmişti. Davayı gören İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi Çapan ve gazetenin Eş Genel Yayın Yönetmeni olan Eren Keskin’i 50 bin TL adli para cezasına çarptırılmıştı. Keskin hakkındaki cezada hükmün açıklanması geriye bırakılmış; Çapan’ın avukatları ise cezaya itiraz etmişti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 19. Ceza Dairesi, basit yargılama usulünün ihlal edildiği gerekçesiyle Çapan’a verilen hükmü bozmuştu. Duruşmanın 16 Haziran 2022 tarihinde görülen ilk duruşmasında mahkeme, katılan S. A. hakkında adres araştırması yapılması için kolluğa müzekkere yazılmasına karar vererek davayı ertelemişti.
  • Kapatılan Özgür Gündem gazetesinin Genel Yayın Yönetmenleri Hüseyin Aykol, Zana Bilir Kaya, gazetenin eski sorumlu müdürü İnan Kızılkaya ve siyasetçi Hatip Dicle’nin “hükümeti, yargı organlarını veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama” ve “Türk milletini, cumhuriyetini ve Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılama” suçlamalarıyla yargılandığı davanın 23. duruşması İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 11.25’te görülecek. İddianamelerde Aykol, Kaya, Kızılkaya ve Dicle’ye yöneltilen suçlamalara gazetede farklı tarihlerden yayımlanan haberler delil olarak gösteriliyor.
  • Dönemin Evrensel Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Çağrı Sarı ve eski İmtiyaz Sahibi Arif Koşar’ın “devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak” (TCK 301/2) suçlamasıyla yeniden yargılandıkları davanın üçüncü duruşması İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 11.55’te görülecek. Sarı ve Koşar, Evrensel gazetesinde 15 Mart 2016 tarihinde yayımlanan “Polis Nusaybin’de halkı taradı: 3 yaralı” başlıklı haber gerekçe gösterilerek 2017 yılında 5 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Sarı ve Koşar’ın avukatlarının itirazı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesi, atılı suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek Sarı ve Koşar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmederek dosyayı İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesine geri göndermişti. Davanın 28 Haziran 2022 tarihinde görülen ilk duruşması, Yargıtay’ın bozma ilamı Koşar’a tebliğ edilmediği için ertelenmişti. Davanın 15 Kasım 2022 tarihinde görülen ikinci duruşması, iddia makamının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için ertelenmişti.
  • Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ve dönemin 6 Yönetim Kurulu üyesinin “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması ile yargılandığı davanın üçüncü duruşması Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 14.00’te görülecek. İddianamede mimarlara yöneltilen suçlamaya Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından 2013 yılında hayatını kaybeden mimar Emre Madran anısına verilen Koruma Alanında Emre Madran Basın Ödülü’nün doğa tahribatları, HES ve maden ocakları haberleri nedeniyle Jin TV muhabiri Güler Yıldız Bastion’a verilmesi gerekçe olarak gösteriliyor. Mimarların savunmalarının özet olarak yer aldığı iddianamede ödülün Jin TV’ye verilmesinin “ulusal basında ve sosyal medyada gündem oluşturması” üzerine Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan bilgi notu ve Jin TV’ye ait olduğu belirtilen sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlar suçlamaya delil olarak gösteriliyor. İddianame savcısının iddianamede yer verdiği deliller arasında dosyada sanık olmamasına rağmen gazeteci Güler Yıldız’ın 2015 ve 2016 yıllarında başka bir kanalda yaptığı konuşma ve başka bir mecrada yayınlanmış haberi de bulunuyor. Ödül töreninin Anadolu Ajansı dahil hükümete yakın medya organları tarafından haberleştirilmesinin ardından mimarlar organize bir hedef gösterme kampanyasına maruz kalmıştı. Davanın 15 Eylül 2022 tarihinde görülen duruşması, dijital materyal inceleme raporunun beklenmesine karar verilerek ertelenmişti.

23 Kasım Çarşamba

  • Savunmanlığını MLSA’nın üstlendiği gazeteci Aziz Oruç’un “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası”; Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu, Muhammet İkram Müftüoğlu, HDP Doğubayazıt İlçe Eşbaşkanı Abdullah Ekelik, Turgay İlboğa ve Yücel İlhan’ın ise “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlamalarıyla yargılandığı davanın 10. duruşması Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 09.40’ta görülecek. Dicle Müftüoğlu, Muhammet İkram Müftüoğlu, Ekelek, İlboğa ve İlhan, Ermenistan üzerinden Avrupa’ya geçmek istediği sırada pasaportunun sahte olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı olmadan İran’a iade edilen ve bu ülke yetkililerinden kötü muamele gördükten sonra Türkiye-İran sınırına bırakılan gazeteci Oruç’a  yardım ettikleri gerekçesiyle bu dosyada Oruç ile birlikte yargılanıyorlar. 18 Aralık 2019 tarihinde Türkiye’ye yasa dışı yollarla girdiği gerekçesiyle Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde tutuklanan Oruç, 11 aylık tutukluluğun ardından 9 Kasım 2020 tarihinde görülen üçüncü duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti. Davanın 28 Eylül 2022 tarihinde görülen dokuzuncu duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, gazeteci Aziz Oruç’un üzerine atılı “örgüt üyeliği” suçunu işlediğine dair yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığını belirterek bu suçlamadan beraatini talep etmişti. Savcı, gazeteci Oruç’un sosyal medya paylaşımlarını gerekçe göstererek Oruç’un “aleni şekilde zincirleme örgüt propagandası yapmak” suçunu işlediğinin sabit olduğunu iddia ederek bu suçtan hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti. Savcı, gazeteci Oruç’u donmaktan kurtaran Muhammet İkram Müftüoğlu, Abdullah Ekelik, Dicle Müftüoğlu, Turgay İlboğa ve Yücel İlhan’ın kendilerine isnat edilen “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan gazeteci Oruç’un örgüt üyesi olduğuna dair yeterli delil olmadığı gerekçesiyle cezalandırılamayacağını belirterek hakkında yakalama kararı olan Oruç’a yardım ettikleri için Muhammet İkram Müftüoğlu, Abdullah Ekelik, Dicle Müftüoğlu, Turgay İlboğa ve Yücel İlhan’ın “suçluyu kayırmak” suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti. Gazeteci Aziz Oruç, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının “terör örgütü üyeliği” şüphesiyle yürüttüğü bir soruşturma kapsamında 15 meslektaşı ile birlikte 16 Haziran 2022 tarihinden beri tutuklu bulunuyor.
  • Gazeteci Alican Uludağ’a “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçundan verilen 10 aylık hapis cezasının istinaf duruşması Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinde, saat 10.30’da görülecek. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 30 Eylül 2020 tarihinde Uludağ’ın bir sosyal medya paylaşımını gerekçe göstererek “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla iddianame hazırlamıştı. İddianamede suçlama konusu yapılan paylaşımda Uludağ, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında yeniden tutuklama kararı veren eski Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman’ı düğününden hemen sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret ettiği için “AİHM zorlaması ile tahliye kararı verilen Selahattin Demirtaş’ın cezaevinden çıkamadan yeni bir soruşturmada yeniden tutuklanmasını da aynı başsavcı sağladı. Siyasi muhalifler işte böyle cezaevine atılıyor” ifadeleri ile eleştirmişti. İddianame savcısı, Uludağ’ın bu paylaşımı ile Kocaman’ı “terör örgütü mensuplarına” hedef gösterdiğini iddia etmişti. Uludağ’ın yargılanmasına iddianameyi kabul eden Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinde 2 Aralık 2020 tarihinde başlanmış, Uludağ savunmasında iddianame savcısının suçlama konusu yapılan paylaşımdan önceki paylaşımı görmezden gelerek iddianameyi kötü niyetle hazırladığını belirtmişti. Mahkeme, 3 Şubat 2021 tarihinde görülen ikinci duruşmada gazeteci Uludağ’ı 10 ay hapis cezasına çarptırmıştı. İstinaf mahkemesindeki dosyanın 14 Eylül 2022 tarihinde görülen ilk duruşması, iddia makamının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için ertelenmişti

24 Kasım Perşembe

  • Aralarında haber takibi yapan gazeteci Zeynep Kuray’ın da olduğu 10 kişinin “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 13.30’da görülecek. Gezi Davası’nın duruşma savcısı tarafından 24 Ocak 2022 tarihinde hazırlanan iddianamede Kuray ve diğer dokuz kişiye yöneltilen suçlamaya 10 Mayıs 2019 tarihinde o dönemde açlık grevinde olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Leyla Güven’e destek olmak amacıyla gerçekleştirilen oturma eylemi delil olarak gösteriliyor. Eyleme “terör örgütüne müzahir” kişilerin katıldığını iddia ederek eylemin HDP tarafından organize edilmesini suç unsuru olarak gösteren iddianame savcısı, kitlenin uyarılara rağmen dağılmadığını da iddia ederek isnat edilen suçtan ceza talep ediyor. Gazeteci Kuray da dahil yargılanan tüm kişiler iki gün gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılmıştı. Davanın 13 Eylül 2022 tarihinde görülen ilk duruşmasında bir sanık hariç tüm sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar veren mahkeme, eksik hususların tamamlanması için davayı ertelemişti.

25 Kasım Cuma

  • Gazeteci Perihan Kaya’nın “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yeniden yargılandığı davanın ilk duruşması Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 09.30’da görülecek. 30 Kasım 2020 tarihli iddianamede gazeteci Kaya’ya yöneltilen suçlamaya 2015 yılında Kaya’ya ait olduğu iddia edilen Facebook hesabında yapılan sekiz paylaşım ve 5 Ekim 2018 tarihli araştırma raporunda yer verilen fakat paylaşım tarihleri belli olmayan 24 tweet delil olarak gösteriliyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Kaya’ya ayrıca “terör örgütü üyeliği” suçlaması da yöneltilmiş ve bu suçlamaya Kaya’nın meslektaşları ile yaptığı görüşmeler, gizli tanık ifadeleri, elektronik ihbarlar, yurt dışı seyahatleri ve OHAL KHK’sı ile kapatılan Özgür Gazeteciler Derneği’ne üyeliği delil olarak gösterilmişti. Kaya’nın yargılanmasına 24 Mart 2021 tarihinde başlanmış ve savcı ilk duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunmuştu. Esas hakkındaki mütalaasında Kaya’ya isnat edilen “örgüt üyeliği” suçlamasını destekleyecek “kesin ve inandırıcı delil” bulunmadığını belirten savcı, Kaya’nın bu suçtan beraatini talep etmişti. Mahkeme, aynı duruşmada Kaya’nın üzerine atılı “örgüt propagandası yapmak” suçunu işlediğinin sabit olduğuna kanaat getirerek gazeteci 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırmıştı. Kaya’nın avukatı cezayı istinaf mahkemesine taşımış ve istinaf mahkemesi de Kaya’ya verilen cezayı bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermişti.

*Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.