Basın Özgürlüğü

Cemil Uğur: “Muhalifleri terörist ilan eden zihniyetin gazetecilikle alakası yok”

FATMA SARIKAYA

Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) her yıl düzenlediği “Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri” geçtiğimiz Pazar günü Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde yapılan törenle sahiplerini buldu. Van’da bir yurttaşın ölümüne, bir diğerinin ise ağır yaralanmasına sebep olan işkenceyi konu alan haberleri ile Rafet Genç Haber Ödülü’ne layık görülen ve tören sonrasında Yeni Şafak gazetesi tarafından hedef gösterilen gazeteci Cemil Uğur ile konuştuk.

Aralarında Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Cemil Uğur ve JinNews muhabiri Filiz Zeyrek’in de bulunduğu 22 gazetecinin ödül aldığı törene, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen ve çok sayıda gazeteci katılmıştı.

Uğur’a Rafet Genç Haber Ödülü’nü BirGün yazarı Atilla Aşur takdim etti; 2019 yılı Röportaj Ödülü ise Zeyrek’in yurt dışında olması sebebiyle ekip arkadaşına verildi. Törenin ardından Yeni Şafak gazetesi Zeyrek ve Uğur’u hedef gösterdi.

“Muhalifleri terörist ilan eden bu zihniyetin gazetecilikle alakası yok”

Yeni Şafak’ın kendilerini hedef göstermesini meslek etiğine aykırı olarak değerlendiren Uğur, “Kendilerine sorsak gazetecilik yaptıklarını söylerler. Fakat ortada olmayan bir şey üzerine hedef göstererek, aslında yapmak istedikleri kutuplaştırıcılıktır. Düşman dili kullanan ve sürekli muhalifleri hedef gösteren bu zihniyetin nasıl ayakta durduğunu iyi biliyoruz. Sırf birkaç kuruş fazla kazanma mantığıyla tüm muhalifleri ‘terörist’ ilan eden bu zihniyetin gazetecilikle bir alakası olmadığını, aksine mesleğimize zarar verdiğini görmek lazım” diye konuştu.

Bu tür hedef gösteren haberler sebebiyle ortaya çıkabilecek sorunların sorumlusunun başta iktidar ve bu tür haberler yapan yandaş basın olduğunu vurgulayan Uğur, “Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmeden önce yandaş basın tarafından nasıl hedef gösterildiğini iyi hatırlamak lazım; diğer yandan yandaş basının hedef gösterdiği gazeteciler de saldırıya uğradı. Eğer bir gün saldırıyla karşılaşırsam bunun sorumlusu bu haberleri yapanlar ve iktidardır. Neden iktidar diye soran olabilir, çünkü bu zeminde haber yapılmasına izin veren iktidardır” dedi.

“Gücümüz gerçeği yazan kalemimizden geliyor”

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Birimi’nin savunduğu gazeteci avukatı aracılığıyla suç duyurusunda bulunacağını ifade etti ve haberin kaldırılması için mücadele edeceklerini de ekledi. 

Halk için gazetecilik yaptıklarını ve güçlerini iktidardan değil halktan aldıklarını söyleyen Uğur sözlerini şöyle bitirdi: “Yandaş basının bizlere saldırması doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Bugün gazetecilik mesleğinin onurunu ayaklar altına almaya çalışan bu zihniyete karşı mücadele ederek, mesleğin onurunu ayakta tutmak için hangi bedel gerekirse vermeye hazırız. Bizler hakikat için dün sokak ortasında öldürülen, bugün ise tutuklamalarla karşı karşıya olan gazetecileriz. Gücümüz, gerçeği yazan kalemimizden geliyor. Kimseden korkmayız. Korkmadan cesurca yazmaya devam edeceğiz.”