Basın ÖzgürlüğüManset

Mahkeme, Abdurrahman Gök’ün ‘Gazeteciyim’ savunmasını cezadan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirdi

DENİZ TEKİN*

Diyarbakır – Gazeteci Abdurrahman Gök’e savaş muhabiri olarak gittiği Suriye’de çektiği fotoğraflar nedeniyle “zincirleme şekilde örgüt propagandası” suçundan verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, Gök’ün çatışma bölgesinde çektiği ve silahlı kişilerin olduğu fotoğrafları içeren paylaşımlar yapmasını suç delili olarak değerlendirdi. Gök’ün gazeteci olduğu ve bu fotoğrafları da gazetecilik faaliyeti kapsamında çektiği yönündeki savunmasını ‘suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik’ yaptığına kanaat getiren mahkeme, Gök’ün savunmasına itibar edilmediğini belirtti. 

2014 yılında savaş muhabiri olarak gittiği Kuzey Suriye’de çektiği fotoğrafları sosyal medya hesaplarında paylaştığı gerekçesiyle “zincirleme şekilde örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla Mezopotamya Ajansı editörü Abdurrahman Gök’e verilen ve ertelenmeyen 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararında, Gök’ün gazeteci olduğu, suç delili olarak gösterilen fotoğrafları haber verme amacıyla sosyal medya hesabında paylaştığı ve hakkındaki suçlamaları reddettiğine dair savunmalarına da yer verildi. 

Dosyadaki tek Kemal Kurkut referansını içeren gizli tanık beyanı ‘örgüt üyeliği’ için yeterli görülmedi

Kararda ilk olarak gizli tanık beyanları ve telefon tape kayıtları delil gösterilerek gazeteci Gök’e isnat edilen “örgüt üyesi olmak” suçlaması hakkında verilen beraat kararı gerekçelendirildi. Gök’ün üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un 2017 Newroz’unda polis tarafından öldürülmesini talimat ile “halka farklı gösterip” bu şekilde haber yaptığını iddia eden gizli tanık Sabır’ın beyanına da yer verilen değerlendirmede gizli tanık beyanları dışında Gök’ün “PKK ve KCK Örgütü” ile organik bağ kurduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinin anlaşıldığı belirtildi.  

Mahkeme, “zincirleme şekilde örgüt propagandası yapmak” suçundan verdiği hapis cezası yönünden yaptığı değerlendirmede ise Gök’ün sosyal medya hesaplarında direkt veya alıntılayarak paylaştığı dört ayrı fotoğrafı cezalandırılmasına gerekçe olarak gösterdi. Mahkeme, suçlama konusu fotoğraflarda çatışma bölgesinde mevzilerde olan, silahlarıyla birlikte poz veren ve sırtında silah bulunan kişiler için “silahlı BTÖ militanı” ifadesini kullandı. Gök’ün yaptığı bu paylaşımların “örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek mahiyette” olduğuna kanaat getiren mahkeme, bunun düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti. 

Mahkeme, Gök’ün ‘gazeteciyim’ savunmasını ‘cezadan kaçmaya yönelik’ olarak değerlendirdi

Gök’ün gazeteci olduğunu, savaş muhabiri olarak Suriye’ye giderek bu fotoğrafları gazetecilik faaliyeti kapsamında çektiğine dair savunmasını dikkate almayan mahkeme şu değerlendirmede bulundu: “Sanığın savunmasında; İlgili hesapların kendisine ait olduğunu. Instagram hesabında genelde yaptığı haberleri paylaştığını ayrıca o paylaşmış olduğu resimlerin hepsini kendisinin çektiğini. O dönem silahlı terör örgütü olarak geçmediğini, fotoğrafları paylaştığı tarihin 2014 Eylül-Ekim ayları olduğunu. Kobane’de çatışma sırasında çektiği fotoğraflar olduğunu,  PKK terör örgütüyle irtibatının olmadığını, gazeteci olduğunu. Suçlamaları kabul etmediği yönünde savunma yapmıştır. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı red etmiş ise de beyanlarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edilmemiştir.” 

Kararda ayrıca Gök’ün adli sicil kaydında yer alan ilamlar ve yargılama neticesinde yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkeme nezdinde olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle hakkındaki hapis cezasının ertelenmediğine karar verildiği belirtildi. 

Gök: Çatışmalı ortamlarda çektiğiniz fotoğraflar, görüştüğünüz kişiler silahlı kişiler oluyor

Gazeteci Abdurrahman Gök, mahkemedeki savunmalarında suçlama konusu yapılan fotoğrafları savaş muhabiri olarak gittiği Suriye’nin Kobanê ve Rakka kentlerinde çektiğini belirterek özetle şunları söylemişti: “Bu davada yargılanan gazeteciliğimdir. Kemal Kurkut’un fotoğraflarını yayınlayarak gerçeği ortaya çıkardığım için benden intikam alınmaya çalışılıyor. Çatışmalı alanlarda gazetecilik yaptım ve başıma bir şey gelmeden kurtuldum. Ama 8 sene sonra yaptığım habercilik nedeniyle yargılanıyorum, cezalandırılmak isteniyorum. Hem de uzun yıllar yaptığım yüzlerce haberden sadece birkaç fotoğraf seçilerek propaganda yaptığım şeklinde gerçeklerden uzak zorlama bir yorum ile. Bir muhabir olarak haberini yaptığım kişilerin aidiyeti ile ilişkilendirilmem eşyanın tabiatına ters değil mi? Bu fotoğrafların altına Kobanê yerine ‘Libya’, ‘El Bab’, ‘İdlib’ ‘Lazkiye’, ‘Azerbaycan’ yazmış olsaydım iddia makamı yine de bu fotoğraflarla ‘örgüt propagandası’ yaptığımı savunabilecek miydi? Çatışmalı ortamlarda çektiğiniz fotoğraflar, görüştüğünüz kişiler silahlı kişiler oluyor. Haberini yaptığım ve kamuoyuyla paylaştığım bu görsellerin hiçbirisinin suç olduğunu düşünmüyorum. Eğer böyle bir suçlama varsa o zaman çatışmalı bölgelerde haber takibi yapan tüm meslektaşlarım suçlu mu olmuş oluyor?” diye sormuştu. 

*Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.