- MLSA Hukuk Birimi, 217/A kapsamında tutuklanan ilk gazeteci olan Sinan Aygül adına yaptığı başvuruda, kanunilik kriterini sağlamayan 217/A hükmü uyarınca tutuklama kararı verilmesinin kanunilik kriterini ihlal ettiğini belirtti
- MLSA başvurusunda, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ şeklindeki suç tipinin yanlış bilginin nasıl belirleneceği konusunda bir düzenleme yapmadığını, bu nedenle idare ve yargı için bir bilgi tekeli yarattığını belirtti
- Düzenlemenin muğlak, öngörülemez olduğunu belirten MLSA Hukuk Birimi, Sinan Aygül’ün kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini öne sürdü
- Başvuru ayrıca haksız koruma tedbirleri nedeniyle açılacak tazminat davalarının basın ve ifade özgürlükleri için etkili bir giderim yolu sağlamadığını belirtiyor
MLSA’nın savunmanlığını üstlendiği ve kamuoyunda sansür yasası olarak bilinen ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ (TCK m.217/A) kapsamında tutuklanan ilk gazeteci olan Sinan Aygül’ün adına AİHM’e yapılan başvuruda, sansür yasasının kanunilik kriterlerini taşımadığı öne sürülüyor. Başvurunun Sansür Yasası’nın AİHM kriterlerine uygunluğunun değerlendirilmesi bakımından içtihat oluşturabilecek nitelikte olduğu ifade ediliyor.
Düzenleme kabul edildikten sonra ilk tutuklanan gazeteci Sinan Aygül oldu
MLSA’nın savunmanlığını üstlendiği gazeteci ve Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül, Ekim 2022’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren sansür yasası nedeniyle tutuklanan ilk gazeteci olmuştu. Aygül, 13 Aralık 2022’de Tatvan’da meydana gelen bir cinsel istismar haberini sosyal medya hesabında paylaşmış, ancak Valilik tarafından açıklama yapılması üzerine paylaşımını kaldırmıştı. Gece saatlerinde evi basılan Aygül gözaltına alınmış, ardından ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 14 Aralık’ta tutuklanan Aygül, 22 Aralık’ta tahliye edilmişti.
MLSA Hukuk Birimi, Aygül’ün tutukluluğunu Anayasa Mahkemesi’ne taşımış, Aygül’ün ifade ve basın özgürlüğü ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini belirtmişti. Özellikle Ekim 2022’de kabul edilen düzenlemenin oldukça muğlak olduğunu öne süren MLSA Hukuk Birimi, böyle bir suç tipinin gazetecilerin mesleki inisiyatiflerini ortadan kaldırdığını öne sürmüştü. Anayasa Mahkemesi ise Aygül’ün başvurusunu reddetmişti.
İlk defa tutuklanan Aygül, Yargıtay kararıyla beraat etmişti
Tahliyesinin ardından Aygül hakkında ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ suçundan iddianame düzenlenerek Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Yapılan yargılamanın sonunda Aygül’e on ay hapis cezası verildi. Yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine Yargıtay’a başvuruldu. Yargıtay ise beraat kararı verilmesi gerektiği yönündeki kararıyla, mahkumiyet kararını bozdu. Van Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden yargılama yapılırken, Sinan Aygül’ün 2024 yılında beraatine karar verildi.
Sansür Yasası Ekim 2022’den beridir Türkiye’nin gündeminde
MLSA’nın 2025 yılının Şubat ayında yayınladığı ‘Sansür Yasasının Gölgesinde İfade Özgürlüğü Raporu’nun bulgularına göre, kanunun uygulandığı ilk iki yılda 4.590 kişi hakkında soruşturma açıldı. Düzenlemenin kabul edildiği tarihten 2025 yılının Şubat ayına kadar en az 65 gazeteci hakkında 93 soruşturma açıldı.
Rapora göre özellikle kamu otoritesinin ‘kırmızı alan’ olarak belirlediği ‘deprem’, ‘cinsel istismar vakaları’, ‘kolluk şiddeti’ gibi konularda gazetecilere karşı sıklıkla uygulandığı belirtildi. Öte yandan gazetecilere açılan bütün tamamının beraatle sonuçlandığı tespit edilmiştir.

