Cezaevindeki Gazetecilerİfade Özgürlüğüİnsan Hakları

Tutuklu gazeteci Aziz Oruç’un eşi Hülya Oruç’a ev hapsi

Ece Koçak

Tutuklu gazeteci Aziz Oruç’un eşi Hülya Oruç, COVID-19 salgını sırasında cezaevlerinde yaşanan ihmaller ile ilgili sosyal medya paylaşımları nedeniyle bugün evine gelen polislerce gözaltına alındı. Savcılıkta ifadesi alındıktan sonra Sulh Ceza Hâkimliğine çıkarılan Oruç, ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirleri ile serbest bırakıldı.

Bugün Diyarbakır’da yaşadığı eve gelen polislerce gözaltına alınan Oruç, adliyeye götürülerek savcılıkta ifade verdi. TCK 213 uyarınca “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçlamasına yönelik ifade veren Oruç, kendisine neden bu paylaşımları yaptığının sorulduğunu ve yanlış bilgi yaydığının söylendiğini aktardı.

Hülya Oruç, eşi Aziz Oruç’un tutuklu bulunduğu Patnos L Tipi Kapalı Cezaevinde koronavirüs ile mücadele için gerekli tedbirlerin alınmadığını ve hijyen koşullarının yeterli olmadığını belirtmişti. Oruç, gözaltına alınmasına sebep olan sosyal medya paylaşımlarında mahpusların ölüme terk edildiğinden endişe duyduğunu yazmıştı.

MLSA’ya konuşan Hülya Oruç, polisin evinin kapısına kadar gelmiş olmasından korktuğunu aktardı ve sözlerine şöyle devam etti: “Biri iki, biri de üç yaşında olan iki çocuğum var. Büyük çocuklar değiller, altlarında bez var ve her an onlarla ilgilenmem gerekiyor. Bugün ‘çocuklarıma bakar mısınız, ben karakola götürülüyorum’ diye telefon ettiğim herkes bana müsait olmadığını söyledi. Adliyeye iki çocuğumla gitmek zorunda kaldım. Tutuklanmaktan gerçekten çok korkuyorum. Paylaşımlarımı insani değerleri savunmak için, hiçbir art niyet olmadan yaptım. Kimseyi paniğe ya da galeyana sürükleyecek tweet’ler attığımı düşünmüyorum.”

Kendisinin de kalbinden rahatsız olduğunu ve sağlık sorunları nedeniyle sık sık hastaneye gitmek zorunda olduğunu aktaran Hülya Oruç, bugün yaşadıklarının ardından söz konusu paylaşımları sildiğini ekledi.

HDP ve ÖHD: Patnos Cezaevinde mahpuslar ölüme terk ediliyor

Dün Yeni Yaşam gazetesinde yayımlanan haberde, Oruç’un tutuklu bulunduğu Patnos L Tipi Kapalı Cezaevini ziyaret eden Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk Komisyonu üyeleri ile Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatların cezaevinde yaşanan ihlallere dair gözlemlerine yer verilmişti.

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, cezaevinde içme suyu sıkıntısı olduğunu ve mahpusların kişisel hijyenleri için ihtiyaç duydukları dezenfektanı 55 TL karşılığında alabildiğini aktarmıştı. Dede, “Patnos L Tipi Kapalı Cezaevinde yaptığımız görüşmelerden aldığımız izlenim, mahpusların cezaevlerinde ölüme terk edildiği ve salgına karşı yeterli bir korunmanın yapılmadığıdır,” demişti.

Gazeteci Oruç 4 aydır iddianame bekliyor

MLSA Hukuk Birimi, 18 Mart tarihinde aralarında Aziz Oruç’un da bulunduğu beş gazeteci müvekkilleri için COVID-19 salgınına karşı cezaevlerinde gereken önlemler alınmadığı gerekçesiyle tahliye talebinde bulunmuştu. Bu tahliye talebine hâlâ yanıt gelmezken, 18 Aralık 2019 tarihinden beri “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklu bulunan Aziz Oruç hakkında henüz bir iddianame de hazırlanmış değil.

Oruç’un kaldığı koğuşta bir mahpusun COVID-19 belirtileri gösterdiği iddiası üzerine ise MLSA avukatları 3 Nisan tarihinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunarak gazetecinin tutulduğu Patnos Cezaevinde COVID-19 görüldüğüne dair iddiaların doğru olup olmadığını sormuştu.