Basın ÖzgürlüğüDava İzleme

Van’da işkenceyi haberleştiren gazetecilerin davası Ekim’e ertelendi

Van – Van’da bir yurttaşın ölümüne, birinin ise ağır yaralanmasına sebep olan işkenceyi haberleştirdikten sonra tutuklanan ve altı ay boyunca cezaevinde tutulan gazeteciler Adnan Bilen, Cemil Uğur, Şehriban Abi ve Nazan Sala ile Zeynep Durgut’un “örgüt üyeliği” ile suçlandığı davanın görülmesine devam edildi; gazetecilerin adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmeden heyet duruşmayı 21 Ekim’e erteledi.

Osman Şiban ve Servet Turgut’un askerlerce alıkonulup helikopterden itilerek işkence gördüğünü haberleştirdikten sonra 9 Ekim 2020’de tutuklanan, ardından 2 Nisan’da görülen ilk duruşmada tahliye edilen Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Adnan Bilen ve Cemil Uğur, Jinnews muhabiri Şehriban Abi, gazeteci Nazan Sala ile MA muhabiri Zeynep Durgut hakkında “örgüt üyesi olmak” açılan davanın ikinci duruşması bugün Van 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Bilen ve Uğur avukatları ile salonda hazır bulunurken, gazeteciler Abi, Sala ve Durgut mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı. Birçok gazeteci ve izleyici de duruşmayı takip etti.

“Gerçeği ortaya çıkarmanın bedelini ödüyoruz”

Bilen, bir önceki duruşmada detaylı savunma verdiğini hatırlatarak söze başladı: “Türkiye’de sadece son beş gün içerisinde 50’den fazla gazeteci yargılandı. Bu ülkede gerçeği ortaya çıkarmak bir ceza gerektiriyor. Bunun bedelini ödemeye devam ediyoruz” dedi.

Daha sonra söz alan Uğur, “Biz sadece hakikati yazdık. İşkence haberi bizim beyanlarımıza değil tanık beyanlarına dayanıyor. Bir de telefon kayıtları suç unsuru sayılıyor. Yaptığımız gazetecilik faaliyetidir; bu da bir gazetecilik davasıdır. Bir tarafta siyasete ve mafyaya bulaşmış gazetecilere göz yumuluyor, diğer tarafta hakikati yazan gazeteciler adliye koridorlarında. Bunun son bulması lazım” diyerek adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını ve beraatini talep etti.

“İşkence haberini size ve kamuoyuna ulaştırdılar”

Bilen ve Uğur’un ardından savunma yapan avukat Erselan Aktan “Müvekkiller gazetecidir. Gazetecilik faaliyeti aynı zamanda toplumun bilgi alma hakkına da işlerlik kazandırır. Yaşanan olayı size ulaştıran da bu gazetecilik faaliyetidir. Ama savcılar bu işkence hakkında bir soru dahi sormadılar” dedi. “Savcı iddianamede ajansın magazin haberleri yapmamasını konu etmiş” diyen Aktan iddianamede hukuki jargona edilemeyecek buna benzer birçok niteleme olduğunu belirtti.

Aktan şöyle devam etti: “İşkenceyi sormayan savcılık, gazetecileri sorguluyor. Bu haber araştırılmadı; oysa bu bir suç duyurusudur. Asıl suçlular gizleniyor, suçu haber yapanlar yargılanıyor.” 

Aktan müvekkiller üzerindeki adlı kontrol taleplerinin kaldırılmasını ve gazetecilerin beraatini talep ederek sözlerine son verdi.

“Dosya kapsamında suç unsuru yok, muhalif gazeteciler tehdit altında”

Aktan’ın ardından konuşan avukat Ekin Yeter, “Dosya kapsamında suç unsuru yok. Muhalif gazeteciler tehdit altında. Bu da birey olarak bizim haber alma özgürlüğünü engelliyor. Ajans haberlerinin neredeyse tamamı yargılama konusu yapılıyor” diyerek dosyadaki eksik hususların giderilmesini, müvekkili Durgut ve diğer sanıkların üzerindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.

“Tahliye talebimiz bekletilerek tutuklama kararı veren hakime denk getirildi”

Yeter’in ardından savunma yapan avukat Murat Timur, “Savcılık yargılamayı yüzüne gözüne bulaştırıp bu hale getirdi” diyerek söze başladı. 

“Bu dosya ile ilgili Dışişleri Bakanlığından evrak istendi ‘neden altı ay süresince tutuklu tuttunuz bu gazetecileri’ diye. Tahliye taleplerimiz bekletilerek tutuklama kararı veren hakime denk getirildi. Hukuka aykırı deliller dosyaya kondu. Bununla ilgili maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açtık.”

Timur mahkeme heyetine, “Bu dosyadan bir an evvel sizin de kurtulmanız gerekiyor. Derhal beraat kararı vermelisiniz. Geçiçi heyet olduğu için karar verebilir mi bilmiyorum ama hemen mütalaa alınmalı ve beraat kararı verilmeli” dedi.

Yapılan savunmaların ardından kısa bir ara veren mahkeme ara kararını açıkladı. Durgut’un imza zorunluluğunu bir aya indiren heyet, diğer gazeteciler hakkındaki ayda bir imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde uygulanan tedbirlerin devamına karar verdi. Gazetecilerden Sala hakkında Ankara’da devam eden bir soruşturma kapsamındaki evrakın talep edilmesine hükmeden heyet, duruşmayı 21 Ekim’e erteledi.

Ne olmuştu?

Van’ın Çatak ilçesinde 11 Eylül 2020’de askerler tarafından alıkonulan Osman Şiban ve Servet Turgut’un helikopterden atılarak işkenceye maruz bırakılmasını gündeme getiren Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Adnan Bilen ve Cemil Uğur ile Jinnews muhabiri Şehriban Abi ve gazeteci Nazan Sala, 6 Ekim 2020’de yapılan ev baskınlarında gözaltına alındı. Aynı soruşturma kapsamında eski gazete dağıtımcıları Şükran Erdem, Mikail Tunçdemir ve Fehim Çetiner de gözaltına alındı. Üç dağıtımcı serbest bırakılırken, dört gazeteci 9 Ekim’de çıkarıldıkları mahkemece “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı.

Dört gazetecinin tutuklanmasından 70 gün sonra, aynı soruşturma kapsamında bu kez MA  muhabiri Zeynep Durgut gözaltına alındı. 17 Aralık’ta gözaltına alınan Durgut, dört gün sonra çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Durgut ile eş zamanlı olarak Uşak’ta gözaltına alınan eski gazete dağıtımcısı Ferdi Sertkal ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.  

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski gazete dağıtımcıları Ramazan Çınar, Ferdi Sertkal, Mikail Tunçdemir, Fehim Çetiner ve Şükran Erdem hakkında “kovuşturmaya yer yoktur” kararı verildi. 4’ü tutuklu 5 gazeteci, “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla 2 Nisan’da ilk kez hakim karşısına çıktı. Dört tutuklu gazeteci de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.