Haberler

Van’da tutuklanan gazeteciler: “Bizi ve diğer gazetecileri unutmasınlar”

Van’da tutuklanan gazeteciler: “Bizi ve diğer gazetecileri unutmasınlar”
Yaptıkları haberler ve çalıştıkları haber ajansı gerekçe gösterilerek “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla 9 Ekim günü Van’da tutuklanan dört gazeteci, dışarıdaki meslektaşlarına Türkiye’de cezaevlerinde onlarca tutuklu gazeteci bulunduğunu hatırlatarak, gündemde tutulmaları için destek çağrısında bulundu. Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Adnan Bilen ve Cemil Uğur ile Jinnews muhabiri Şehriban Abi ve gazeteci Nazan Sala’yı 26 Ekim Pazartesi günü tutuklu bulundukları Van Cezaevinde ziyaret etti. Savcılık ve hakimlik sorgusunda yaptıkları haberlere dair sorularla karşılaşan dört gazeteciden Şehriban Abi, bazı medya kuruluşlarının Van’daki gazetecilerin gözaltı sürecini haberleştirirken “terör operasyonu sırasında alındıklarını” yazmasından çok rahatsız olduğunu belirtti. Abi, dışarıdaki meslektaşlarına seslenerek: “Bizi burada unutmasınlar çünkü Van Cezaevinde şu anda altı ve diğer cezaevlerinde onlarca gazeteci var” dedi. Gazeteci Nazan Sala, emniyet, savcılık ve hâkimlik sorgusunda çalıştıkları yerin hedef gösterildiğine dikkat çekerek, kendileri hakkındaki dosyayı, Cumhuriyet gazetesinden Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandığı “MİT Tırları davası” olarak bilinen davaya benzettiğini söyledi. Sala, meslektaşlarından gördükleri destekle ilgili olarak: “Basının duyarlı olduğunu düşünüyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) medyası dışında her gazeteci bu sorunla karşı karşıya kalabilir. Buradaki anlayış: ‘Biz helikopterden atarız, siz haber yapamazsınız.’ Bu tutuklamadan sonra herkes tehlikede” diye konuştu.  Tutuklanan gazeteciler Van’ın Çatak ilçe kırsalında operasyona çıkan askerlerin gözaltına aldığı Servet Turgut ve Osman Şiban’ın helikopterden atıldıklarını rapor ve belgelerle haberleştirmişti.

Savcı bize teşekkür etmeliydi

Cezaevi koşullarından bahseden MA muhabiri Adnan Bilen, karantina sürelerinin bitmesine rağmen hala geçici koğuşta beklediklerini söyleyerek, televizyon izleyemedikleri ve gazete okuyamadıklarını anlattı. Bilen, “Biz hakkımızdaki iddianamenin hemen çıkmasını ve tam olarak neyle suçlandığımızı öğrenmek istiyoruz. Bununla hesaplaşmak istiyoruz. Savcı bize teşekkür etmesi gerekirken, hakkımızda gözaltı kararı verdi. Helikopterden atılan yurttaşlarla ilgili soruşturmaya ışık tutacak birçok delil ve belge topladık, ancak karşılığında bizi tutukladılar” dedi.  Tutuklanan gazetecilerden Cemil Uğur ise, avukatlara yaptığı açıklamada “Neden tutuklandığımı biliyorum. Haberlerimizden rahatsız olan iktidar yargıyı devreye sokarak bize ve topluma gözdağı veriyor. Ancak biz tutuklandık diye haberler durmadı. Hakikatin sesi hiçbir zaman kısılamaz” dedi.

Diğer tutuklu gazeteciler Türfent ve Ataman

12 Mayıs 2016 tarihinden beri Van Cezaevinde tutuklu bulunan ve “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasından aldığı ceza 2019 yılında Yargıtay tarafından onanan gazeteci Nedim Türfent: “Dört arkadaşın tutuklanması benim için deja-vu oldu.  Savcılar bu senaryoyu benim için de yazmıştı. Bizler aynı abuk subuk gerekçeklere tutuklamalardan bıktık, ama siyasi gözlüklerini bırakmayan yargımız bıkmadı. Bu tutuklama net bir şekilde tepeden emirle gerçekleşmiştir” dedi. Kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Ziya Ataman, Nisan 2016’dan beri Van Cezaevinde bulunuyor. Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde 2015’te meydana gelen çatışmayla ilgili olarak kanıt gösterilmeksizin yargılanan Ataman, COVID-19 salgını sürecinde hijyen ve sağlık koşullarına erişimin engellendiğini söyleyerek, “Pandemi sürecini devlet fırsat belleyip her şeyimizi iptal ediyor, haklarımızı kullanamıyoruz” dedi. 

Havlusuz, terliksiz COVID-19 karantinası

Ekim ayı başında gerçekleşen tutuklama sonrası COVID-19 salgını nedeniyle 14 gün karantinada bekletilen gazetecilerden kadın cezaevinde kalan gazeteciler, karantinada korkunç koşullarda bırakıldıklarını söyledi. Şehriban Abi, karantina koşullarının sağlıksız olduğunu söyleyerek, “Duş için havlu bile verilmedi” dedi. Abi ile birlikte tutulan Nazan Sala ise, “Karantinadan çıkınca özgürlüğe kavuşmuş, dışarı çıkmış gibi hissettim. Terlik, havlu, giysi, hiçbir şey verilmedi” dedi. 

Tüm gazetecileri ilgilendiren bir soruşturma

MLSA Eş Direktörü avukat Veysel Ok, gazetecilerin ziyaretiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada: “Biz Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği olarak Van Cezaevindeki tutuklu tüm gazetecileri ziyaret ettik. Birçoğuna hukuki destek de sağlıyoruz. Desteğimiz ve dayanışmamız devam edecek. Ekim ayının başında tutuklanan gazeteciler hakkındaki tutuklama kararı herkes için bir tehlike, tüm gazetecilerin dayanışma göstermesi lazım. MLSA olarak bütün desteğimizi vermeye devam edeceğiz” dedi.  Van’daki gazetecilere yönelik soruşturmanın tüm gazeteciler için tehdit oluşturduğunu vurgulayan avukat Barış Oflas, ziyaret sonrasında yaptığı açıklamada, “Tutuklu gazetecilerin cumhurbaşkanlığınca verilen basın kartları olmadığı için gazeteci olmadıkları iddia ediliyor. Bu, Türkiye’deki bütün gazeteciler için tehlikeli sonuçlar doğurabilecek bir suçlamadır. Tüm gazetecilerin Van’da tutuklanan meslektaşlarının davasını yakından takip etmesi bu nedenle büyük önem taşıyor” dedi. Oflas, cezaevindeki gazetecilerin sağlık ve morallerinin yerinde olduğunu belirtti.

Gözaltı ve tutuklama süreci

6 Ekim sabahı Mezopotamya Ajansı'nın Van Bürosu ile aralarında Jinnews muhabirlerinin de bulunduğu çok sayıda gazetecinin evine düzenlenen  baskınlarda MA muhabirleri Adnan Bilen ve Cemil Uğur ile Jinnews muhabiri Şehriban Abi ve Nazan Sala gözaltına alındı. Gazeteciler dört günlük gözaltı sürecinin ardından “örgüt üyeliği” iddiası ile sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Gözaltına alınanlardan Yeni Yaşam dağıtımcısı Fehim Çetiner ve eski dağıtımcı Şükran Erdem ise yurtdışına çıkış yasağı ve adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı. Yeni Yaşam gazetesine göre polis ifadesi ve mahkeme sorgusu sırasında gazetecilere yaptıkları haberlerin içeriğine dair sorular yöneltildi.
Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.