- Gıda mühendisi ve akademisyen Dr. Bülent Şık hakkında, polen ve arı ürünlerine ilişkin yazıları nedeniyle açılan davada mahkeme, 50 bin TL maddi, 1 TL manevi tazminata hükmetti.
- Mahkeme ayrıca Şık’ın konuya ilişkin sosyal medya paylaşımları ile gazetelerde yayımlanan yazılarının kaldırılmasına karar verdi. Şık’ın iki hafta içinde istinafa başvurma hakkı bulunuyor.
Metin Yetim
Gıda mühendisi ve akademisyen Dr. Bülent Şık hakkında, pandemi döneminde halkı polen ve arı ürünlerine ilişkin uyardığı yazıları nedeniyle açılan tazminat davasının duruşması bugün İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görüldü.
MLSA’nın da takip ettiği davada, duruşma öncesinde mübaşir gazetecilerden telefonlarını kapatmalarını istedi. Gazetecilerin itirazı üzerine hâkim, kayıt alınmaması şartıyla telefonların açık kalabileceğini söyledi. Saat 11.03’te başlayan duruşma, 11.14’te sona erdi.
Mahkeme, Dr. Bülent Şık ve 7B Medya hakkında açılan davayı kısmen kabul, kısmen reddetti. Mahkeme, davalıların BEE’O’nun marka hakkına yönelik “haksız rekabette bulunduğunun” tespitine karar vererek 50 bin TL maddi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalılardan alınmasına ve 1 TL manevi tazminata hükmetti.
Mahkeme, maddi tazminata ilişkin fazlaya dair talepleri ise reddetti. Ayrıca mevcut paylaşımların internet ve sosyal medya ortamından kaldırılmasına karar verildi.
"Dava edilen, halkın sağlık riski taşıyan ürünler hakkında bilgi edinme hakkı”
Duruşma öncesinde saat 10.15’te Kartal Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, davanın yalnızca bir “ticari itibar” davası olmadığı, bilim insanlarının halk sağlığı konusunda uyarı yapma hakkını hedef aldığı belirtildi. Çocuk sağlığı ve tüketicinin bilgi edinme hakkına ilişkin bilimsel değerlendirmelerin susturulamayacağı vurgulandı.
Aktivistler, akademisyenler ve gazeteciler adına açıklamayı akademisyen Aslı Odman okudu. Açıklamada, Şık’ın yazılarının ticari rekabet amacı taşımadığı, bilimsel araştırmalar ve ihtiyat ilkesi doğrultusunda kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıdığı ifade edildi.
Açıklamada, Şık’ın özellikle bazı bitkisel ürünler, polen ve bal ürünlerinde bulunabilen pirolizidin alkaloitlerinin çocuklar, hamileler, yaşlılar ve karaciğer hastaları açısından oluşturabileceği sağlık risklerine dikkat çektiği belirtildi. Ayrıca sosyal medya üzerinden yapılan sponsorlu ürün tanıtımlarının yeterli kamusal denetim olmadan yürütülmesinin risklerine değinildiği aktarıldı.
Basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Bugün dava edilen yalnızca bir bilim insanı değil; halkın sağlık riski taşıyan ürünler hakkında bilgi edinme hakkıdır.”
Ne olmuştu?
Dava, SBS Bilimsel Bio Çözümler şirketinin BEE’O markası adına yaptığı tazminat başvurusuna dayanıyor. Şirket, Şık’ın Bianet ve Gerçek Gündem’de yayımlanan yazıları ile sosyal medya paylaşımlarının marka değerine zarar verdiğini, satış kaybına yol açtığını ve kamuoyunda ürünlerin sağlıksız olduğu algısı yarattığını ileri sürdü.
Davacı şirket başlangıçta sembolik tazminat talep etmiş, daha sonra maddi tazminat talebini 570 bin TL’nin üzerine çıkarmıştı.
Dava dosyasındaki savunmalarda ise Şık’ın yazılarının bir markayı hedef almadığı, sponsorlu içerikler, kamu denetimi eksikliği ve çocuklara yönelik yoğun polen tüketimi önerilerinin bilimsel dayanaklarını tartıştığı belirtildi. Şık’ın avukatları, yazıların “ihtiyat ilkesine dayalı kamusal sağlık uyarısı” niteliğinde olduğunu savundu.
Dosyadaki ilk bilirkişi raporunda, Şık’ın yazılarında BEE’O markasının “ticari amaçla” kullanılmadığı ve marka ihlali oluşmadığı değerlendirmesi yapıldı. Daha sonra hazırlanan bilirkişi raporunda ise yazıların “kaygı yaratıcı” olduğu öne sürüldü. Savunma tarafı, söz konusu raporun pirolizidin alkaloitleri, çocuk sağlığı ve kronik maruziyet gibi davanın merkezindeki bilimsel tartışmaları ele almadığını belirterek itiraz etti.

