Duruşma Haberleri

Gazeteci Beritan Canözer’e kendisine ait olmayan sosyal medya hesabının paylaşımları da gerekçe gösterilerek 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası

Gazeteci Beritan Canözer’e kendisine ait olmayan sosyal medya hesabının paylaşımları da gerekçe gösterilerek 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası
DENİZ TEKİN*
Gazeteci Beritan Canözer’in, daha önce üç kez yargılanıp iki defa ceza aldığı sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, Canözer’e 2014-2015 yıllarında yaptığı paylaşımlar nedeniyle “örgüt propagandası yapmak” suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün, 2020 yılında yaptığı paylaşımlar nedeniyle ise 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi ve hükmü ertelemedi. Canözer’in avukatı kararı istinafa götürecek. Jin News muhabiri Beritan Canözer’in, 2014-2015 yıllarında sosyal medya hesabında yaptığı iddia edilen paylaşımlar ile kendisine ait olmayan “Beritan Sarya” isimli iki ayrı Twitter hesabından yapılan paylaşımlar gerekçe gösterilerek “zincirleme şekilde örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması görüldü.  Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya Canözer katılmazken avukatı duruşma salonunda hazır bulundu. Mezopotamya Gazeteciler Platformu Sözcüsü Roza Metina, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral ve gazeteciler de Canözer’e destek olmak için duruşma salonda yer aldı. Duruşmayı sivil polisler de izledi. İddia makamı, Canözer’in “zincirleme şekilde örgüt propagandası yapmak” suçundan cezalandırılması yönündeki esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti. Ardından esasa karşı söz alan Canözer’in avukatı Resul Temur, esas hakkındaki mütalaaya katılmadıklarını söyledi. Müvekkilinin başka bir soruşturma kapsamında gözaltına alındığını hatırlatan Temur; polisin, soruşturmayla ilgisi olmamasına rağmen müvekkilinin sosyal medya hesaplarında araştırma yaptığını ve bunun usule aykırı olduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesinin, polisin “sanal devriye” adı altında sosyal medya hesapları üzerinde inceleme yapmasına olanak tanıyan yasa maddesini iptal ettiğini hatırlatan Temur, bu nedenle polisin yasa ve usule aykırı şekilde topladığı bu delillerin davanın esası için dikkate alınmaması gerektiğini vurguladı. Temur; iddia makamının esas hakkındaki mütalaasında, müvekkilinin hangi paylaşımlar nedeniyle cezalandırılması istendiğinin belirtilmediğini ve bu yüzden iddianamede suç delili olarak gösterilen paylaşımlardan yola çıkarak savunma yapacağını belirtti. İddianamede suçlama konusu yapılan dört sosyal medya hesabının ikisinin müvekkiline, diğer ikisinin ise müvekkiliyle bir ilgisi olmayan “Beritan Sarya” isimli kişiye ait olduğunu söyleyen Temur, daha önce aynı hesap nedeniyle müvekkili hakkında açılan soruşturmaya takipsizlik kararı verildiğini hatırlattı ve ilgili kararı mahkemeye sundu.  Temur, yurt dışında yaşayan Beritan Sarya isimli hesabın kullanıcısının, müvekkilinin gözaltına alındığı sırada sosyal medyada paylaşımlarda bulunduğuna dikkat çekti. Temur, müvekkilinin suçlama konusu yapılan, sosyal medya hesaplarında 2014-2015 yıllarında yaptığı paylaşımlar gerekçesiyle daha önce Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak ceza aldığı bilgisini verdi. Canözer’in yargılandığı bu davadaki paylaşımların da 2014-2015 yıllarında yapıldığını söyleyen Temur; bunun, daha önce yargılandığı davanın devamı olduğu için bu suçlamaların Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 43. Maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri kapsamında diğer davaya eklenebilecek nitelikte olduğunu kaydetti. Kolluğun, müvekkilinin sosyal medya hesaplarıyla ilgili tüm suçlamaları çıkarıp çıkarmadığını bilmediklerini söyleyen Temur, sosyal medya hesabındaki paylaşımlar nedeniyle müvekkilinin yeniden bir cezalandırma ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Müvekkilinin, suçlama konusu yapılan paylaşımları yaptığı dönemde PYD’nin Türkiye tarafından yasa dışı bir oluşum olarak görülmediğine dair İçişleri Bakanlığının aynı mahkemeye gönderdiği yazıya değinen Temur, müvekkilinin bu paylaşımları düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında yaptığı ve herhangi bir şiddet çağrısı barındırmadığı için bunun Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceğini söyledi. Müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini talep eden Temur, mahkemenin, aksi bir düşüncede ise lehe olan hükümlerin uygulamasını istedi. Mahkeme, son sözlerin alınmasının ardından karar için duruşmaya kısa bir ara verdi. Mahkeme, 2014-2015 yıllarında yaptığı paylaşımları gerekçe göstererek gazeteci Canözer’i “zincirleme şekilde örgüt propagandası yapmak” suçundan 1 yıl 10 ay 15 hapis cezasına çarptırdı. Canözer’in 2020 yılında yaptığı iddia edilen paylaşımları gerekçe gösteren mahkeme, Canözer’i “örgüt propagandası yapmak” suçundan ayrıca 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Canözer’in daha önce aynı suçlama ile yargılanarak ceza almasını gerekçe göstererek verdiği cezayı ertelemedi. Duruşmadan sonra MLSA’ya konuşan Canözer’in avukatı Resul Temur, kararı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını söyledi.

Ne olmuştu?

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede gazeteci Canözer’e yöneltilen suçlamaya dört farklı sosyal medya hesabından yapılan 19 sosyal medya paylaşımı delil olarak gösteriliyor. İddianame savcısı, 19 Ağustos 2019 tarihli “araştırma raporu” altında 2014-2015 yıllarında yapılmış sekiz paylaşımı; bir başka hesaptan yapılmış 2015 tarihli üç paylaşımı; bir başka hesaptan yapılmış iki paylaşımı ve  bir başka hesaptan yapılmış altı paylaşımı öne sürerek Canözer’in “suçu zincirleme şekilde işlediğini” iddia ediyor. Canözer, soruşturma kapsamında  Diyarbakır'da 13 Ağustos'ta evine yapılan baskın ile gözaltına alınmış ve  dört gün gözaltında tutulduktan sonra emniyette ifadesi alınarak serbest bırakılmıştı. Canözer, emniyetteki ifadesinde iddianamede de yer verilen, daha önceki gözaltılarda da kendisine sorulan sosyal medya hesabının kendisine ait olduğu iddiasını reddederek şunları söyledi: “Daha önceki gözaltılarımda bu kişinin hesabı bana sorulmuştu. Fakat bu hesabın benle ilgisi yok. Bana ait olan hesapta fotoğraflarım bulunuyor ve arama motorunda aradığınızda bulabileceğiniz bir hesaptır.” Savcı ise hazırladığı iddianamede Canözer’in “suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarının dikkate alınmamasını” talep ediyor. 12 Ekim 2021’de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamede gazeteci Canözer’e yöneltilen suçlamaya gösterilen deliller arasında yer alan paylaşımların yapıldığı “Beritan Sarya” isimli Twitter hesabının Canözer’e ait olduğuna dair “yeterli” ve “nitelikli” deliller olmadığını belirterek kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.  Davanın 31 Mart 2020 tarihinde görülen ilk duruşmasında mahkeme, Canözer hakkında daha önce açılan davaların dosyalarının istenmesine karar vererek davayı ertelemişti. Mahkeme, 21 Haziran 2022 tarihinde görülen ikinci duruşmada ise Canözer’in daha önce yargılandığı ve karara bağlanan dosyasının istinaftan dönüşünün beklenmesine karar vermişti. Davanın 13 Ekim 2022 tarihinde görülen üçüncü duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Canözer’in isnat edilen suçu işlediğini öne sürerek cezalandırılmasını talep etti. Gazeteci Canözer’in isnat edilen suçu zincirleme olarak işlediğini öne süren savcı, verilecek cezanın bu sebeple artırılmasını talep etti.  Savcı, dokuz satırlık esas hakkındaki mütalaasında Canözer’in savunmasını dikkate almazken hangi sosyal medya paylaşımları için ceza talep ettiğini de belirtmedi. *Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.
Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.