Dava İzleme

Gazeteci Deniz Yücel’e 2 yıl 9 ay hapis cezası

İstanbul – Türkiye’de yaklaşık bir yıl tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilen Die Welt gazetesi Türkiye eski temsilcisi Deniz Yücel’in “terör örgütü propagandası” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamalarıyla yargılandığı davada iki yılın sonunda karar çıktı.

Mahkeme, Deniz Yücel’in “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan beraatine, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan ise 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası almasına hükmetti.

Bugün İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dokuzuncu duruşma sırasında COVID-19 önlemleri çerçevesinde mahkeme salonuna kısıtlı sayıda seyirci ve basın mensubu alındı. Duruşmayı takip edenler arasında Alman Başkonsolosluğu yetkilileri ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu da vardı. Yurt dışında yaşayan Deniz Yücel duruşmaya katılmazken, gazeteciyi avukatı Veysel Ok temsil etti.

Savcı, gazeteci Yücel’in “örgüt propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamalarından cezalandırılmasına yönelik mütalaasını tekrar etti. Yücel’in avukatı Veysel Ok ise AYM kararına uyulmasını ve müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini talep etti.

Karar için verilen kısa bir aranın ardından hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, gazeteci Deniz Yücel’in “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasından beraatine, basın yayın yoluyla “PKK/KCK silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak” suçundan ise 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası almasına hükmetti. 

Mahkeme, gazeteci Deniz Yücel hakkında 2016 yılının Ekim ayında Die Welt gazetesinde yayımlanan iki yazısı gerekçesiyle TCK’nın 301. maddesince düzenlenen “Türkiye Cumhuriyet Devletini, hükümetini, yargı organlarını ve devletin emniyet teşkilatını aşağılama” suçu uyarınca; 6 Kasım 2016 tarihli yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafı üstüne “darbeci” şeklinde başlık attığı gerekçesiyle ise “Cumhurbaşkanına hakaret” suçu uyarınca iki ayrı suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

AYM, tutukluluğa ‘ifade özgürlüğü ihlali’ demişti

2018 yılında tahliye edildikten sonra Almanya’ya dönen Die Welt muhabiri Deniz Yücel’in başvurusunu iki yıl sonra karara bağlayan Anayasa Mahkemesi, 28 Mayıs 2019 tarihinde Yücel’in bir yıl süren tutukluğunda kişi güvenliği ve özgürlüğü hakkı ile ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine hükmetmişti.

AYM kararında, “Röportajlara dayalı haber bildirimi, basının kamu çıkarlarının koruyuculuğu rolünü yerine getirmesinde önemli araçlardan biridir. Bir röportaj esnasında başkası tarafından dile getirilen görüşlerin yayınlanması sebebiyle bir gazetecinin suçlanması kamu çıkarını ilgilendiren konuların tartışılmasında basının katkısını ciddi biçimde engelleyebilir,” denilmişti.

Yücel’in tutuklanmasına gerekçe gösterilen diğer yazılarının da politik eleştiri niteliğinde ve dolayısıyla ifade özgürlüğünün güvencesi altında olduğu belirtilen kararda, bu yazıların suç işlendiğini gösteren kuvvetli belirti taşıdığının mümkün olmadığı ifade edilmişti. 

İlk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı ve dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olan Berat Albayrak’ın RedHack tarafından sızdırılan e-maillerini haberleştirdiği gerekçesiyle gözaltına alınan Deniz Yücel, daha sonra PKK yöneticisi Cemil Bayık ile röportaj yaptığı için “terör örgütü propagandası” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamalarıyla tutuklanmıştı.