Dava İzleme

Gazeteci Yağmur Kaya ile Boğaziçili öğrencilerin yargılandığı dava Temmuz’a ertelendi

EYLEM SONBAHAR*

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin gözaltındaki arkadaşları için yapmak istedikleri açıklamaya polisin müdahale etmesi sonucu gözaltına alınan 51 öğrenci ve haber takibindeki gazeteci Yağmur Kaya hakkında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması görüldü.

İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmesi beklenen dava, sanık sayısının fazla olması nedeniyle daha büyük bir salona alınarak İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görüldü.

Savunmanlığını MLSA’nın üstlendiği gazeteci Yağmur Kaya’nın avukatı Emine Özhasar ile katıldığı duruşmada bazı sanık ve avukatları da hazır bulundu.

‘Emniyetin yolladığı görüntüler mahkemeyi yanıltmaya yönelik’

Olay inceleme tutanağında yer alan CD’nin emniyet tarafından mahkemeye gönderildiğini belirten hakim, “Elimizdeki mevcut delil bu, sonrasında beyanlarınızı alacağız” diyerek görüntülerin duruşmada izletileceğini söyledi.

Dosyadaki görüntü kayıtlarında atlamalar olduğunu ifade eden avukat Şuayip Bolat, “Görüntüler parça parça montajlanarak bir araya getirilmiştir. Mahkemeyi yanıltmaya yönelik dosyaya sunulan bu görüntüler hukuka aykırıdır. Bu görüntüler izlenip sanıklara soru sorulamaz. Montaj olup olmadığı konusundan bilirkişi incelemesi yapılmasını ve daha sonra mahkemede izletilmesini talep ediyorum” dedi.

Hakimin talebi reddetmesinin ardından emniyetin yolladığı CD’deki görüntüler duruşmada izlendi. Sanık savunmalarına geçilen duruşmada konuşmasına başlayan Elif Bayburt, “Boğaziçi Direnişi boyunca süren protestolarda öğrenciler olarak eylemlere devam ediyorduk. Çağlayan’daki eylemde yasaklama kararının tebliğ edilip edilmediğini hatırlamıyorum. Zaten herhangi bir eylem, basın açıklaması yapamadan polisler tarafından ablukaya alınıp işkenceyle gözaltına alındık. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. HAGB de kabul etmiyorum” diye konuştu.

‘Görüntülerde işkence anı yok’

Öğrencilerden Fırat Çağlar Karabulut, “İzletilen görüntülerde maruz kaldığımız işkence, hakaret anlarına yer verilmemiş” dedi.

Hakimden, atanmış ismiyle değil, kullandığı ismiyle hitap edilmesini isteyen Yıldız İdil Şen şöyle konuştu: “Gözaltına alınan arkadaşlarımıza destek için gitmiştim. Yasaklama kararına ilişkin bir şey duymadım. Birçok arkadaşımız ters kelepçe ile gözaltına alındı. Gözaltı aracının camını kırdığım konusunda dava açıldı. Mahkemede izletilen görüntülerde o görüntü neden yoktu? Çünkü o esnada bize işkence yapıyorlardı.”

‘’Gazeteciysen gel gel’ diyerek gözaltına alındım’

Artı Gerçek muhabiri olduğunu, haber takip etmek üzere açıklamanın yapılacağı alanda bulunduğunu söyleyen gazeteci Yağmur Kaya, “Çekim yaptığım sırada çevik kuvvet polisi kolumdan tutarak gözaltına almaya çalıştı. Gazeteci olduğunu belirttim ve ‘Gazeteciysen gel gel’ diyerek gözaltına aldı. Görüntülerin montaj olduğu da açıkça ortada. Başka olaylara ait görüntüler CD’ye eklenmiş. Ben işim için oradaydım. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

Kaya’nın avukatı Emine Özhasar da mütalaadan sonra detaylı savunma yapacaklarını belirterek, “Müvekkil gazetecidir. Gözaltına alındığı esnada bunu bildirmesine ve bunun kolluk tarafından bilinmesine rağmen gözaltına alınmıştır” diyerek beraat talebinde bulundu.

‘Bu dava siyasi olarak açılmıştır’

“Silahsız, barışçıl gösterilere müdahale edilemez. Edilmesi hukuka aykırıdır” sözleriyle savunmasına başlayan avukat Şuayip Bolat, “Öğrenciler kafedeyken, arkadaşını beklerken, metro çıkışında gözaltına alınmışlar. Gösteri hakkı bile kullanılmamış. Bu dava siyasi olarak açılmıştır. Dosyada derhal beraat ile ilgili tüm şartlar oluşmuştur. Derhal beraat talep ediyoruz” dedi.

Talebin reddedilmesinin ardından konuşmasına devam eden Bolat, “Taleplerimiz daha önce de reddedilmişti ancak yine isteyeceğim. Olay yerinde keşif yapılmasını talep ediyorum. Kağıthane Kaymakamlığının yasaklama kararının yazıldığı bilgisayarın log kayıtlarının dosyaya getirilmesini talep ediyorum. Görüntü kayıtlarında atlamalar var. Saat, dakika yer almamaktadır. Görüntülerin orjinal olup olmadığının öğrenilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ediyorum” sözleriyle savunmasını tamamladı.

Mahkeme, gazeteci Kaya’nın olay günü çektiği görüntüleri istedi

Tanık olarak dinlenen avukat da öğrencilerin gözaltına alınmasından sonra polislerin boş meydana anons yaptığını ve sağlık muayenesine götürülen öğrencilerin ellerine ters kelepçe takılı olduğunu söyledi.

Mahkeme, gazeteci Yağmur Kaya’nın olay gününe ait çektiği görüntüleri sunmasının ardından emniyet tarafından dosyaya gönderilen CD’nin montaj olup olmadığı konusundaki taleplerin değerlendirilip celse arasında işlem yapılmasına karar verdi.

Tanık polisin görevi sebebiyle ifade veremeyeceğine ve tanıklıktan çekilme talebinin diğer tanıkların dinlenilmesinden sonra değerlendirilmesine de karar veren hakim, avukat Şuayip Bolat’ın Çağlayan Adliyesinin bulunduğu alanın hangi belediye sınırları içerisinde kaldığının öğrenilmesi talebi için gerekli araştırmaların yapılıp mahkemeye bildirilmesini isteyerek davayı 7 Temmuz 2023 tarihine erteledi.

*Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.