Dava Takvimleri

19 Eylül haftası: Gazetecilik ve ifade özgürlüğü davaları

Bu hafta da birçok gazetecilik ve ifade özgürlüğü davasının duruşması görülecek. İşte haftanın duruşma takvimi:

19 Eylül Pazartesi

  • Yeni Yaşam gazetesi muhabiri Hatice Şahin’in “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın 10. duruşması Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 09:35’te görülecek. 9 Ekim 2018’de gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan 145 kişi arasında bulunan gazeteci Şahin hakkında hazırlanan iddianamede, Diyarbakır-İstanbul uçak biletleri ve haber kaynaklarıyla görüşmeleri suç delili olarak öne sürülüyor. Davanın 11 Mayıs 2022 tarihinde görülen dokuzuncu duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Şahin’in Diyarbakır- İstanbul arasında gerçekleştirdiği uçuşları, Şahin’in “gazetecilik adı altında örgütsel faaliyet” yürüterek “basın yoluyla halkı kışkırttığını” iddia eden Ezel ve Firar isimli gizli tanıkların ifadelerini gerekçe göstererek Şahin’in “örgüt üyesi olmak suçunu işlediğinin anlaşıldığını” iddia etmiş ve bu suçtan cezalandırılmasını talep etmişti. 

20 Eylül Salı

  • İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri çağrısıyla 2 Şubat’ta Kadıköy’de düzenlenen Boğaziçi Üniversitesi direnişine destek eylemine katılan 23 kişinin “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” ve “görevi yaptırmamak için direnmek” suçlamalarıyla yargılandığı davanın yedinci duruşması İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 09:30’da görülecek. İddianamede 23 kişiye yöneltilen suçlamalara gösterilen deliller arasında sosyal medya paylaşımları ve göstericilerin attıkları sloganlar da bulunuyor. 2 Şubat’ta gözaltına alınan ve 4 Şubat’ta tutuklanarak cezaevine gönderilen iki öğrenci, iki ay sonra 2 Nisan 2021 tarihinde görülen duruşmada tahliye edilmişti.
  • 12 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlaması ile yargılandığı “Boğaziçi Gökkuşağı” davasının yedinci duruşması İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 10:20’de görülecek. İddianamede öğrencilere yöneltilen suçlamaya taşıdıkları ve “uyarılara rağmen kapatmadıkları LGBT flamaları” ve “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganının da aralarında olduğu sloganları atmaları delil olarak gösteriliyor. Davanın 24 Mart’ta görülen beşinci duruşmasında mahkemenin istediği bilirkişi raporu okunmuştu. Öğrenciler aleyhine olan raporda öğrenciler, “yasaklama kararına uymayan, toplantı ve yürüyüş yapan” olarak tanımlanmıştı. Raporda ayrıca öğrencilerin kaldırımda bulunduğunu gösteren fotoğraflar olmasına rağmen trafiği engelledikleri de iddia edilmişti.
  • Gazeteci Baransel Ağca’nın “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 10:50’de görülecek. İddianamede gazeteci Ağca’ya yöneltilen suçlamaya 25 Aralık 2020 tarihinde yaptığı ve İslam’da şarap tüketiminin yasaklanmasını mizahi bir dille ele aldığı sosyal medya paylaşımı delil olarak gösteriliyor. İddianamede, söz konusu paylaşımın Anayasa Mahkemesinin 19 Şubat 2020 tarihli polise bu yetkiyi veren kanun maddesinin iptal kararına rağmen “sanal devriye faaliyetleri” sonucu tespit edildiği belirtiliyor. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından 26 Nisan 2021 tarihinde hazırlanan araştırma raporunda Ağca’nın toplamda beş paylaşımına yer verilmesine rağmen Ağca’nın 25 Nisan 2021 tarihinde yaptığı ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun akrabaları ile birlikte kamu ihaleleri kazandığı çeşitli şirketler hakkındaki belgelendirilmiş haberlerinin yer aldığı dört paylaşıma iddianamede yer verilmiyor. 
  • Gazeteciler Can Bursalı, Barış Terkoğlu ve Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski avukatı Mustafa Doğan İnal’ın şikayeti üzerine “aleni hakaret” ve “iftira” suçlamalarıyla yargılandıkları davanın ilk duruşması İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 14:00’te görülecek. İddianamede gazetecilere yöneltilen suçlamaya 3 Aralık 2020 tarihinde Independent Türkçe’nin web sitesinde yayınlanan ve Can Bursalı’nın Barış Terkoğlu’nun Barış Pehlivan ile birlikte kaleme aldığı Metastaz 2: Cendere isimli kitapta yer alan İnal hakkındaki iddiaları Terkoğlu’na sorduğu söyleşi delil olarak gösteriliyor. İddianame savcısı, Metastaz 2: Cendere kitabının çıkış tarihi olan 2 Aralık 2020 tarihine iddianamede “suç tarihi” olarak yer verse de kitap suçlamalara gösterilen deliller arasında yer almıyor. İddianame savcısı, Bursalı’nın haberinde Pehlivan ve Terkoğlu’nun kitabında yer verdiği ve İnal’ın kadrolu avukat olmamasına rağmen İstanbul Büyükşehir Belediyesini temsil ettiği bir davadan 15 milyon TL’lik vekalet ücreti aldığı iddiasına yer vererek müşteki İnal’ın “şeref, haysiyet ve namusu ile toplum içindeki itibarını” zedelediğini iddia ederek Bursalı, Terkoğlu ve Çiçek’in ayrı ayrı cezalandırılmasını talep ediyor. İddianamede, “suç uydurma” suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği de yer alıyor.

21 Eylül Çarşamba

  • Gazeteciler Osman Akın ve Veysi Sarısözen ile birlikte bir diğer gazetecinin “zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığı davanın 10. duruşması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 10:00’da görülecek. İddianamede gazetecilere yöneltilen suçlamaya Osman Akın’ın o dönem sorumlu yazı işleri müdürü olduğu Yeni Yaşam gazetesindeki haberler delil olarak gösteriliyor. Savcı, gazetede “terör örgütünün cebir, şiddet, tehdit içeren eylemlerini meşru gösterecek şekilde haber ve yazılara” yer verildiğini iddia ediyor.
  • Kürtçe yayın yapan Xwebûn Gazetesi İmtiyaz Sahibi Kadri Esen’in “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 10:10’da görülecek. İddianamede Esen’e yöneltilen suçlamaya 9 Nisan 2018 tarihinde Facebook hesabından yaptığı bir paylaşım delil olarak gösteriliyor. İddianamede, söz konusu paylaşımın Anayasa Mahkemesinin 19 Şubat 2020 tarihli polise bu yetkiyi veren kanun maddesinin iptal kararına rağmen “açık kaynak araştırması” sırasında tespit edildiği belirtiliyor. 
  • Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in “Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletinin yargı organlarını alenen aşağılamak” suçlamasıyla yargılandığı davanın beşinci duruşması Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 10:50’de görülecek. İddianamede Önder’e yöneltilen suçlamaya hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında 2016 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadedeki beyanları ve HDP Eş Başkanları ve milletvekillerinin tutuklanmasının Diyarbakır’da protesto edildiği mitingte yaptığı konuşma delil olarak gösteriliyor. Önder, savcılık ifadesinde “Sizin şahsınıza ve kişiliğinize yönelik hiçbir tereddütüm ve saygısızlığım yoktur. Ancak şaibelerle dolu bir siyasi geçmişe sahip olan Erdoğan emretti diye başlatılan bu yargılama faaliyetini kabul etmem mümkün değildir” sözleri gerekçe gösterilerek 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Önder’in bu sözleri TCK 301 suçlamalarına da delil olarak gösterildi. Önder’in 5 Kasım 2016 tarihinde yaptığı konuşmadaki “Mahkeme kadıyan büyük değildir” sözleri de bu suçlamaya ayrıca delil olarak gösterildi. Davanın 6 Temmuz 2022 tarihinde altı satırlık esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Önder’in “iddianamede yazılı cümlelerle farklı tarihlerde” isnat edilen suçu işlediğinin sabit olduğunun anlaşıldığını iddia ederek Önder’in cezalandırılmasını talep etmişti.
  • İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davanın altıncı duruşması İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 11:00’de görülecek. İddianamede İmamoğlu’na yöneltilen suçlamaya 4 Kasım 2019 tarihinde yaptığı bir açıklama delil olarak gösterilerek İmamoğlu’nun “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen zincirleme hakaret” ettiği iddia ediliyor. İmamoğlu, 31 Mart 2019’da iptal edilen seçimleri yeniden kazanmasının ardından yaptığı bir konuşmada kendisine “ahmak” diyen Süleyman Soylu’ya hitaben “31 Mart’ı iptal edenler ahmaktır” ifadesini kullanmıştı. Bunun üzerine Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Suç duyurusu ardından hazırlanan iddianamede eski YSK Başkanı Sadi Güven’in de aralarında olduğu 11 kişi mağdur olarak yer alıyor. 20 Nisan’daki duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, İmamoğlu’nun 4 yıl 1 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.
  • Koray Çağlayan,Volkan Uyar,, Leman Yurtsever, Levent Gökçek, Lezgin Özalp, Maside Ocak, Mehmet Günel, Muhammed Emin Ekinci, Ayça Çevik, Besna Koç, Cafer Balcı, Can Danyal Aktaş, Cihan Oral Gülünay, Cüneyt Yılmaz, Deniz Koç, Ercan Süslü, Ezgi Çevik, Faruk Eren, Fecri Çalboğa, Ferhat Ergen, Gamze Elvan, Hakan Koç, Hasan Akbaba, Hasan Karakoç, Jiyan Tosun, Kenan Yıldızerler, Murat Akbaş, Rober Koptaş, Onur Yanardağ, Osman Akın, Özer Oymak, Özge Elvan, Ramazan Bayram, Rüşa Sabur, Sadettin Köse, Adil Can Ocak, Ahmet Karaca, Ahmet Süleyman Benli, Ali Ocak, Ali Yiğit Karaca, Atakan Taşbilek, Ataman Doğa Kıroğlu, Saime Sebla Arcan, Sinan Arslan, Ulaş Bedri Çelik ve savunmalığını MLSA’nın üstlendiği Koray Kesik’in “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet” suçlamasıyla yargılandığı davanın yedinci duruşması İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 13:30’da görülecek. Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın Galatasaray Meydanı’nda düzenlediği 700. hafta buluşmasına yönelik polis müdahalesi sırasında gözaltına alınan 46 kişi arasında Cumartesi Anneleri/İnsanları, insan hakları savunucuları ve haber takibi için meydanda bulunan gazeteciler var.
  • 2021 İstanbul Onur Yürüyüşü’nde gözaltına alınan 39 kişi arasında bulunan 7  LGBTİ+ hak savunucusunun “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlamasıyla yargılandığı 1. Cihangir Davası’nın ikinci duruşması İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinde, saat 14:50’de görülecek. İddianamede hak savunucularına yöneltilen suçlamaya gösterilen deliller arasında Beyoğlu Kaymakamlığının 26 Haziran 2021 tarihli gösteri ve yürüyüş yasağı da bulunuyor.

22 Eylül Perşembe

  • Savunmanlığını MLSA’nın üstlendiği gazeteci Hayko Bağdat’ın “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığı davanın 10. duruşması İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 09:00’da görülecek. İddianamede Bağdat’a yöneltilen suçlamaya 2017 ve 2018 yıllarında yaptığı dokuz sosyal medya paylaşımı delil olarak gösteriliyor. Davaya konu olan paylaşımlar arasında Osman Kavala’nın bir fotoğrafını, Cemil Bayık’ın verdiği bir röportajı retweetlemek de var. Almanya, Bağdat’ın ifadesinin istinabe yoluyla alınması talebini ifade özgürlüğüne aykırı bularak reddetmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun gazeteci Bağdat hakkında “zincirleme örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla hazırladığı iddianame, İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. 25 Mayıs 2022 tarihli iddianamede Bağdat’a yöneltilen suçlamaya 2015-2019 yılları arasında şahsi sosyal medya hesabından yaptığı altı paylaşım delil olarak gösteriliyor.
  • Gazeteci Nurcan Yalçın’ın “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 10:15’te görülecek. Yalçın’ın 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede Yalçın’a yöneltilen suçlamaya 2015 ve 2016 yılları arasında Diyarbakır Sur ilçesinde bulunan kişilerle yaptığı röportajlar ve röportajlarda yer alan kişilerin ifadesi delil olarak gösteriliyor. Yalçın’ın “örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla ile birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğini” öne süren iddianame savcısı, Yalçın’ın suçlamalara konu edilen gazetecilik faaliyetlerinin “ülkenin toprak bütünlüğünü” tehdit ettiğini öne sürerek ifade özgürlüğü kapsamında sayılamayacağını savunuyor. 17 Mayıs’ta görülen ilk duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, gazeteci Yalçın’ın 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
  • Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ve yönetmen Çayan Demirel’in “silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yeniden yargılandıkları davanın ikinci duruşması Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 13:30’da görülecek. Mavioğlu ve Demirel hakkında Çözüm Süreci devam ederken 2015 yılında yaptıkları ve  “terör örgütünün, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek veya bu yöntemlere başvurmayı teşkil edecek nitelikte” olduğu iddia edilen Bakur (Kuzey) belgeseli gerekçe gösterilerek dava açılmıştı. 18 Temmuz 2019 tarihinde kararını açıklayan Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Mavioğlu ve Demirel’i ayrı ayrı 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıştı. Avukatların istinaf talebini değerlendiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği hükmü esastan bozdu. İstinaf mahkemesi, Mavioğlu’na başka bir dosyada “örgüt propagandası” suçundan verilen ve Yargıtay önünde bekleyen dava dosyasının Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki bu dava dosyası ile olan hukuki ve fiili bağının araştırılmasını istedi. Mahkeme ayrıca Mavioğlu ve Demirel’e verilen cezada indirim hükümleri gözetilmeden fazla ceza tayin edildiğine hükmederek dosyayı Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.

23 Eylül Cuma

  • Gazeteci Rabia Önver’in “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinde, saat 14:30’da görülecek. Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan yarım sayfalık iddianamede Önver’e yöneltilen suçlamaya şahsi sosyal medya hesabından yaptığı ve aralarında Roboski Katliamı’nın 10. yılı ve Tahir Elçi cinayetinin altıncı yılı vesilesiyle yaptığı paylaşımların da olduğu sosyal medya paylaşımları delil olarak gösteriliyor. İddianameyi kabul eden Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 30 Mart 2022 tarihinde Önver’in üzerine atılı suçu Van’da işlediğine kanaat getirerek yetkisizlik kararı vermiş ve dosyayı Van 2. Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti. Davanın 13 Eylül’de görülen ilk duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, aralarında Roboski Katliamı ve Tahir Elçi cinayetinin yıldönümlerinde yapılan paylaşımların da olduğu paylaşımları gerekçe göstererek Önver’in “zincirleme şekilde örgüt propagandası” suçundan cezalandırılmasını talep etti.