AİHM'in ihlal kararına rağmen gazeteci Burcu Özkaya Günaydın davasında beraat çıkmadı; Hatay 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi, 5 yıllık denetim süresinin dolması gerekçesiyle davanın düşmesine karar verdi.
HATAY- Barış Pınarı Harekâtı döneminde yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle “örgüt propagandası” suçlamasıyla yargılanan depremzede gazeteci Burcu Özkaya Günaydın’ın yeniden yargılandığı davanın karar duruşması Hatay 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) hak ihlali kararı doğrultusunda yeniden ele alınan dosyada mahkeme heyeti, Özkaya Günaydın hakkında beraat kararı vermeyerek, 5 yıllık denetim süresinin dolması gerekçesiyle davanın düşmesine hükmetti.
AİHM kararıyla dosya yeniden açıldı
Gözaltına alındığı Ekim 2019’dan bu yana süren ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararıyla sonuçlanan süreç, AİHM’in 14 Ekim 2025 tarihli Parlas ve Diğerleri/Türkiye kararıyla yeniden açılmıştı. AİHM, Özkaya Günaydın hakkında verilen kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlali olduğuna karar vermişti.
Gazeteci Burcu Özkaya Günaydın: “Paylaşımlarım gazetecilik faaliyetidir”
Duruşmada söz alan gazeteci Burcu Özkaya Günaydın savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Hatay’da yaşayan serbest gazeteciyim. Ulusal ve uluslararası medya organlarında serbest gazetecilik yapıyorum. 2019 yılında Suriye sınırında aktif gazetecilik yapıyordum. Barış Pınarı Harekâtı sürecini de sınırda gazeteci kimliğimle takip ettim. Sınırın Suriye tarafındaki durumu; Suriye tarafından paylaşım yapan hesaplardan öğrenmek için bir Twitter hesabı açtım. O dönem 30 takipçim olması da bu durumun ispatıdır. Twitter’da Suriye üzerine paylaşımlara bakarak, bilgi edinmeye çalışıyordum. Suriye tarafında çekildiği görülen bir videoda çatışma görüntüleri vardı. Ben de habercilik açısından herhangi bir yazı ve ekleme yapmadan videoyu retweet ederek paylaştım. Buradaki paylaşımım habercilik kapsamındadır, herhangi bir örgütün propagandası olarak değerlendirilmesini kabul etmiyorum. Aldığım cezaya dair verilen hükmün açıklanmasını geri bırakma kararının üzerinden beş yıl geçti, bu süreç bitti. Ceza aldıktan sonra bir yıl kadar haftada bir gün imza attım. Bu süreç pandemi zamanına denk geliyor. Sokağa çıkmamam gereken zamanlarda imza atmak için çıkmak zorunda kaldım ya da il dışına mesleki olarak davet edildiğim organizasyon ve çalışmalara imza atmaktan dolayı gidememe durumundan dolayı hak ihlali yaşadım. Yaptığım paylaşım gazetecilik faaliyeti ve ifade özgürlüğü çerçevesindedir. Bu nedenle hakkımda verilen cezaya itiraz ediyorum, beraatimi talep ediyorum.”
“Suçun unsurları oluşmadı, beraat talep ediyoruz”
Özkaya Günaydın’ın müdafiliğini üstlenen Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) avukatı ise savunmasında şunları kaydetti:
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 14 Ekim 2025 tarihli kararında AİHS’in 10. maddesinin ihlal edildiğine hükmedilerek yargılanma yenilenmiştir. AİHM, müvekkilin sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında kurulan mahkûmiyet ve HAGB kararının ifade özgürlüğüne müdahale oluşturduğunu ve bu müdahalenin Sözleşme’nin 10. maddesine aykırı olduğunu tespit etmiştir. Dosyanın esasına ilişkin olarak da önceki kararda 8 ve 9 Ekim 2019 tarihli paylaşımların propaganda oluşturmadığı kabul edilmiş, mahkûmiyet esasen 10 Ekim 2019 tarihli paylaşım üzerinden kurulmuştur. Ancak bu paylaşım müvekkilin kendi ifadelerinden oluşmamaktadır. Müvekkil, Hatay’da sınır bölgesinde çalışan bir gazeteci olarak, başka bir kullanıcıya ait paylaşımı içerdiği çatışma bölgesi görüntülerinin haber değeri nedeniyle retweet etmiştir. TMK m.7/2 bakımından cezalandırılabilir propaganda için örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya teşvik edilmesi gerekir. Somut olayda müvekkilin hangi söz veya davranışının bu unsurları oluşturduğu ortaya konulamamıştır. Bu nedenle, AİHM tarafından tespit edilen ihlalin sonuçlarının giderilmesi amacıyla önceki hükmün iptaline ve atılı suçun unsurları oluşmadığından müvekkilin beraatine karar verilmesini talep ediyoruz. Mahkeme aksi düşüncede ise davanın düşmesini talep ediyoruz. Tekrar hükmün açıklanmasını geri bırakılma verilme durumunda yine aynı süreç işleyecek ve hak kaybı artacaktır.”
Beraat yerine düşme kararı
Aranın ardından kararını açıklayan Hatay 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, AİHM kararına rağmen beraat hükmü kurmadı. Mahkeme, 5 yıllık denetim süresinin dolmuş olmasını gerekçe göstererek davanın istinaf yolu açık olmak üzere düşmesine karar verdi.

