Duruşma Haberleri

Nadiye Gürbüz bütün itirafçılar dinlenmediği için tahliye edilmedi; sonraki duruşma yaklaşık 3 ay sonra

Nadiye Gürbüz bütün itirafçılar dinlenmediği için tahliye edilmedi; sonraki duruşma yaklaşık 3 ay sonra

Yedi aydır tutuklu bulunan gazeteci Nadiye Gürbüz’ün “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, iddianamedenki 9 itirafçının tümünün henüz dinlenmemiş olmasını  gerekçe göstererek Gürbüz’ün tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sonraki duruşma, yaklaşık üç ay sonra, 8 Aralık'ta görülecek.  

İSTANBUL — Gazeteci Nadiye Gürbüz’ün “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’nde (SEGBİS) yaşanan arıza nedeniyle bir saat gecikmeli başladı. Gürbüz ve avukatları duruşmada hazır bulundu.

Gürbüz savunmasında yaklaşık 30 yıldır farklı radyo ve gazetelerde çalıştığını söyledi. Metin Göktepe’nin öldürüldüğü ve gazetelere yönelik saldırıların yaşandığı dönemde gazeteci olmaya karar verdiğini belirten Gürbüz, Atılım gazetesinde çalışmaya başladığını ve yıllar içerisinde farklı medya kurumlarında çalıştığını, şu anda da halen Atılım'da çalıştığını ifade etti. Gürbüz, dönem dönem Etkin Haber Ajansı’na (ETHA) da haber yaptığını söyledi.

“Ben sosyalist bir gazeteciyim ve bu yüzden tutuklandım” diyen Gürbüz, toplumsal meseleleri ve ezilenlerin sesini duyurduklarını belirtti. Gürbüz, “Bizi susturmak istediler ama başaramadılar” dedi.

Kadın haberlerinin de suçlama konusu yapıldığını söyledi

Tutuklanma nedenlerinden birinin kadın haberleri olduğunu belirten Gürbüz, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş hakkında yaptıkları haberleri gündemde tuttuklarını söyledi.

Gürbüz, “Tutuklu olduğum süreçte, Gülistan Doku cinayeti nedeniyle valisinden dalgıcına birçok devlet görevlisi tutuklandı. Cinayeti işleyenlerin korunduğu altı yıl önce de biliniyordu” dedi.

Tutuklamanın cezalandırmaya dönüştüğünü ve cezaevi kapasitelerinin aşıldığını savunan Gürbüz, Bakırköy Kadın Cezaevi’nde yaşadıklarını anlattı. Gürbüz, “35 kişilik koğuşta 55 kişi kaldık, bir ranzayı iki kişi paylaştık” diye konuştu.

“İtirafçıların ifadelerinde çelişkiler var”

Gürbüz, dosyada yer alan itirafçı ifadelerini de reddetti. Gazeteci olduğunun herkes tarafından bilindiğini belirten Gürbüz, itirafçıların kendisinin aynı anda PKK, MLKP ve KCK gibi farklı örgütlerin üyesi olduğunu iddia ettiğini söyledi. İfadelerdeki çelişkilere dikkat çeken

Gürbüz, Atılım gazetesinin 30 yıl dönümü etkinliğine katıldığını ve bunun da tutuklanma gerekçesi olarak gösterildiğini belirtti. Gürbüz, “Bu etkinlik canlı yayınlandı. Etkinliğin terör örgütü etkinliği olduğu iddia ediliyor. Hangi terör örgütünün etkinliği canlı yayınlanıyor? Ayrıca etkinlikte polis de vardı, terörse neden müdahale edilmedi?” dedi.

Suruç etkinliğine katılmasının ve yaptığı bir söyleşinin suçlama konusu yapıldığını belirten Gürbüz, “Ben gazeteciyim, etkinliklere katılabilirim. Söyleşi yaptığım kişi aranan bir kişi de olabilir. Gazeteciler aranan kişilerle de söyleşi yapar” diye konuştu. Merhum gazeteci Mehmet Ali Birand’ın da birçok kez terör örgütü liderleriyle söyleşi yapmasını örnek gösteren Gürbüz, bunun gazetecilik faaliyeti olduğunu söyledi.

HTS ve para transferlerini anlattı

Gürbüz, suçlama konusu yapılan HTS kayıtlarına ilişkin de savunma yaptı. Görüştüğü kişilerle gazeteci olduğu için iletişim kurduğunu belirten Gürbüz, savcının kızı ve avukatıyla yaptığı görüşmeleri de suçlama kapsamında değerlendirdiğini söyledi.

Gürbüz, “Hatta hakkımdaki soruşturmada Vodafone AŞ’nin terör suçlusu olduğunu öğrendim. Bu mantıkla Vodafone’un milyonlarca abonesi terör örgütü üyesi olabilir” dedi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarında yer alan para transferlerine de değinen Gürbüz, kira ödemeleri ve avukatına gönderdiği vekâlet ücretlerinin suçlama konusu yapıldığını söyledi.

“Sosyalistim diye banka hesabım olmayacak mı?” diye soran Gürbüz, söz konusu para transferlerinin olağan ödemeler olduğunu belirtti.

Gayıp: Para transferleri tutukluyken yapılan ödemelerdi

Aynı soruşturma kapsamında tutuklanan ve yedi ayın ardından tahliye edilen gazeteci Pınar Gayıp duruşmada tanık olarak dinlendi. Gayıp, Gürbüz ile ev arkadaşı olduğunu belirterek, “Geçen yıl tutuklandığımda Nadiye bana para yolladı veya ben tutukluyken benim adıma faturaları ödedi. Para transferleri bunlardır” dedi.

Tanık Hüsnü Fuat Uyur da Gürbüz ile birlikte yaşadığını söyledi. Uyur, “Aynı evde oturduğumuz için ortak masraflara birlikte katılıyoruz. Ev kirası ve evin temel ihtiyaçlarının karşılanması nedeniyle aramızda para transferi oldu” diye konuştu.

Gizli tanık Gürbüz’ü şahsen tanımadığını söyledi

Duruşmada, SEGBİS üzerinden sesi ve görüntüsü değiştirilmiş gizli tanık dinlendi. Gizli tanık, Gürbüz’ü şahsen tanımadığını söyledi. Gürbüz’ün ETHA’da çalıştığını ve burada söyleşiler yaptığını belirten tanık, ETHA için “örgüt yayın organı” denildiğini duyduğunu ifade etti. Gizli tanık, “Ben Nadiye Gürbüz’ü şahsen tanımıyorum” dedi.

Avukat Hanbayat: Aynı iddialarla daha önce beraat etti

Gürbüz’ün avukatı Meral Hanbayat, müvekkili hakkında aynı iddialarla daha önce soruşturma ve dava açıldığını söyledi. Hanbayat, açılan davada beraat kararı verildiğini ve bu kararın onandığını belirtti. Hanbayat, “Müvekkilim, beraat kararı onandıktan bir yıl sonra yine aynı iddialarla gözaltına alınıp tutuklandı. İddialar aynı: Etkin Haber Ajansı’nda çalışmak” dedi.

Müvekkili tutukluyken aynı iddialarla yeni bir soruşturma açıldığını belirten Hanbayat, “Eğer tutuklu olmasaydı yine aynı iddiadan tutuklanacaktı. Yani müvekkilim aynı iddialar sebebiyle sürekli ve sürekli karşınıza çıkabilir” diye konuştu.

Dosyada dokuz itirafçının tamamının Gürbüz’ü ETHA’da çalışan bir muhabir olarak tanımladığını belirten Hanbayat, “Örgüt üyesi olmanın şartları yasada bellidir; hiyerarşi ve devamlılık gerekir. Burada böyle bir durum yok. Biz Nadiye Gürbüz’ün gazetecilik faaliyetlerini, ETHA’da ve Atılım gazetesinde çalışmasını konuşuyoruz” dedi.

Mahkeme tutukluluğun devamına karar verdi

Duruşma savcısı, henüz ifadeleri alınmayan itirafçılar bulunduğunu belirterek Gürbüz’ün tutukluluk halinin devamını talep etti. Savcı, talebine suç vasfı ve mevcut delil durumunu gerekçe gösterdi.

Mahkeme kısa bir aranın ardından Gürbüz’ün tutukluluk halinin devamına karar verdi. Kararda, tanıkların henüz dinlenmemiş olması gerekçe gösterildi.

Duruşma 8 Aralık saat 11.20’ye ertelendi.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.