Basın Özgürlüğü

Ankara’da gazeteci olmak: Gazeteci olduğunu polise ispatla!

SEDA TAŞKIN

Mimarlar Odasının, Ankara Büyükşehir Belediyesinin Kurtuluş Parkını TED Üniversitesine devredecek protokolü imzalamasına karşı 18 Kasım’da yapmayı planladığı basın açıklamasını haberleştirmek isteyen gazeteciler, polis tarafından bir kez daha engellendi. Gazetecileri engelleyen polisler, Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) tarafından verilen ve uluslararası geçerliliği olan basın kartlarını tanımadı.

Ankara’da uzun zamandır gazeteciler için haber takibi yapmak işkenceye dönüştü. Polisin “Basın kartını göster” sözleriyle başlayan polemik, genellikle “nereden bileyim gazeteci misin, terörist misin?” sözleri ile sonlanıyor. Gösterilen IFJ kartları basın kartı olarak görülmüyor, çalıştığımız kurumlar tarafından verilen basın kartı da “bunlar herkese verilebilir” sözleriyle kabul görmüyor.

En sık öne sürülen engelleme gerekçelerinden birisi ise 27 Nisan’da Emniyet Genel Müdürlüğünün yayımladığı ve eylemler sırasında ses ve görüntü alınmasını yasaklayan genelge. Valilikler aracılığıyla Türkiye genelinde uygulanması talimatı verilen ancak yasal dayanağı sorgulanan genelge hakkında geçen hafta Danıştay 10. Dairesinin yaptığı ilk inceleme sonucunda yürütmeyi durdurma kararı verildi. Ancak bu karar dahi Ankara polisinin gazetecileri engellemesinin önüne geçemedi.

‘Polis, IFJ basın kartını tanımadı’

Nitekim 18 Kasım günü Mimarlar Odasının Ankara Büyükşehir Belediyesinin Kurtuluş Parkı’nı TED Üniversitesine devredecek protokolü imzalamasına karşı basın açıklamasını haberleştirmek isteyen gazeteciler, polisin “basın kartı kriterlerine” uymadığı için bir kez daha engelleme ile karşılaştı. Mimarlar Odası Ankara Şubesinin eylemini takip eden gazeteciler, polis tarafından alandan uzaklaştırılmaya çalışıldı. Serbest gazeteci Fevziye Çevik, polisin açıklama yapmak isteyen kitleye müdahale ettiğini ve görüntü almak isteyen basın üyelerinin de engellendiğini söyledi. Çevik, “Bizi iterek alandan uzaklaştırmaya çalıştılar. Uluslararası basın kartı olan IFJ kartımı gösterdiğimde ise bunun basın kartı olmadığını söylediler. Polisleri elimdeki kartın basın kartı olduğuna ikna etmeye çalışmaktan görüntü alamıyordum. Videolarda da görünüyor. Tüm itirazlarımıza rağmen polis çekim yapmamızı engellemeye devam etti” dedi.

Sendika.Org muhabiri Tankut Serttaş, TED Üniversitesinin ana girişindeki engellemenin ardından üniversitenin Kurtuluş Parkı’na bakan girişi önünde açıklama yapılmak istenmesi üzerine polisin kitleye burada da engel olduğunu anlattı. Tankut, açıklama yapmakta ısrar edilmesi üzerine polisin, gazetecileri alandan uzaklaştırmaya çalıştığını belirterek “Gazeteciler, açıklama yapmak isteyen Mimarlar Odası üyelerini çekmeye çalışınca polis, onları yolun diğer tarafına itmeye çalıştı. Gazetecilerin ısrarı sonrasında ise basın kartı sormaya başladılar. Mimarlar Odasının basın birimi çalışanı olan gazetecinin IFJ onaylı kartı dahi Ankara polisi tarafından tanınmadı” dedi.

Anayurt gazetesi muhabiri Demet Aran ise haber takibi için alana gittiğinde yaşadığı engellemeyi şöyle anlattı: “Polis, açıklamanın TED Üniversitesi önünde yapılamayacağını ve biz gazetecilere oradan uzaklaşmamızı söyledi. Mimarlar Odası yöneticileri üniversite önünde olduğu için buradan gitmek istemedik. Bu sefer de fiziksel müdahale ile arkadaşlarımız uzaklaştırıldı. Mimarlar Odasının basın biriminde çalışan arkadaşımız ise özel olarak engellendi. Uluslararası basın kartı olmasına rağmen polis, bu kartın “kurum kartı” olduğunu iddia etti. Polis, engellemeye karşı çıkan meslektaşlarımıza ise ‘basına yer gösterdik, basın da söz dinlesin’ ifadelerini kullandı.”