- Cumartesi Anneleri'nin 954. hafta eylemine müdahale sırasında avukat Murat Çelik'i darp ederek gözaltına almakla suçlanan beş polisin yargılandığı davanın üçüncü duruşması, hâkim değişikliği nedeniyle 2,5 saat gecikmeli başladı.
- Müşteki avukat Çelik, kendisine işkence yaptığını anlattığı polisin başkomiser olarak terfi ettirildiğini söylerken; savunma avukatları, önceki duruşmaya ait SEGBİS ses kayıtlarının 1,5 saatlik bölümünün kayıp olduğunu ve bu kayıtların bulunması için ilgili kurumlara yazı yazılmasını talep etti.
Rabia Çetin
Cumartesi Anneleri'nin 8 Temmuz 2023'te Galatasaray Meydanı'nda düzenlediği 954. hafta eyleminde avukat Murat Çelik'i darp ederek ters kelepçeyle gözaltına almakla suçlanan beş polisin yargılandığı davanın üçüncü duruşması İstanbul Adliyesi 76. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Duruşma hâkiminin değişmesi ve yerine yeni atama yapılmaması nedeniyle adliye içinden geçici hâkim görevlendirildi. Bu nedenle saat 10.00'da başlaması gereken duruşma 2,5 saat gecikmeli, saat 12.30'da ve SEGBİS bağlantısında yaşanan teknik arıza nedeniyle 55. Asliye Ceza Mahkemesi salonunda başladı.
Dönemin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube'sinde görevli komiserler Ali H. ve İlhan Ç. ile polis memurları Burak Mehmet Ç., Fatih A. ve Zahir K., "zor kullanma yetkisinin sınırını aşmak" ve "kasten yaralama" suçlamalarıyla yargılanıyor. Sanık polisler duruşmaya katılmadı.
Duruşmayı Paris Barosu, Lyon Barosu, Sınır Tanımayan Savunma Avukat Dayanışması, Risk Altındaki Avukatlar İçin Uluslararası Gözlemevi, İnsan Hakları ve Demokrasi İçin Avrupalı Avukatlar, Legal Centre Lesvos, İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Uluslararası Af Örgütü, İstanbul Barosu ve Kartal Hukukçular Derneği takip etti. Duruşmaya sivil ve üniformalı polisler de katıldı.
"İşkence yapan polis başkomiser oldu"
18 Şubat'ta görülen ikinci duruşmada komiser Ali H. ile polis memurları Burak Mehmet Ç., Fatih A. ve Zahir K. hazır bulunmuştu. Erzurum'a tayin edilen sanık komiser İlhan Ç.'nin ifadesi ise celse arasında talimat yoluyla Erzurum 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nde alınmıştı. Müşteki avukat Çelik, kendisine işkence yaptığını anlattığı komiserin Erzurum'a başkomiser olarak atandığını belirtti.
SEGBİS kaydının 1,5 saati kayıp
Celse arasında gelen bilirkişi raporuna göre önceki duruşmaya ait 2 saat 18 dakikalık SEGBİS kaydının 1,5 saatlik bölümünde ses bulunmadığı ortaya çıkmıştı.
Çelik: "Vücudumda 33 noktada işkence izi tespit edildi"
Kimlik tespitinin ardından söz alan Çelik, "1990'larda avukatlığa başladım. Köy yakmalarının, işkencelerin, gözaltında kayıpların en yoğun yaşandığı dönemde avukatlığa başladım. Başladığım günden beri insan hakları için mücadele ediyorum. Bugün İşkence Görenlerle Dayanışma Günü. Üç yıl önce Cumartesi Anneleri eyleminde gözaltına alındım, işkence gördüm. TİHV tarafından düzenlenen raporda da belirtildi; 33 noktada işkence izi görüldü" dedi.
Çelik: "Polis bana yaptığı işkenceyi gururla anlattı"
Çelik, "Geçen duruşmada dört sanık polis vardı, bana işkence yapan iki polisi teşhis ettim. Bana doğrudan işkence yapan polis Erzurum'a başkomiser olarak atandı. Gururla bana yaptıklarını anlattı duruşmada. Üç yıl geçti, hâlâ tedavi oluyorum. İki komiserin doğrudan yaptığı işkence nedeniyle tedavi görüyorum" diye konuştu.
O günkü eyleme katılan 31 kişinin tamamının işkenceyle gözaltına alındığını belirten Çelik, "İki Anayasa Mahkemesi kararına rağmen Cumartesi Anneleri'nin eylemlerinde gözaltılar işkenceyle yapıldı. Benim gözaltına alındığım eylemde 31 kişiydik, 31 kişinin hepsi işkenceyle gözaltına alındı, dokuz saat boyunca işkence ve kötü muamele devam etti. Emniyette gözaltındayken polis bana 'sana ne yapıldıysa az yapılmış' dedi" diye konuştu.
Çelik: "Hastanede müdahale edilmedi"
Çelik, "Gözaltında ilk gün hastanedeyken beyin kanaması geçirme tehlikem vardı ama müdahale edilmedi. Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tomografi için üç saatten fazla bekledim. Doktor müdahale edemeyeceğini söyledi. Ayrıca bugün duruşma 2,5 saat gecikmeli başladı. Bu da işkencenin bir parçası" dedi.
Ballıkaya: "Suç vasfında hata yapıldı"
Çelik'in avukatı Several Ballıkaya, "İnsan Hakları Vakfı, Murat Çelik'e yönelik işkenceyi raporladı. Adli tıp raporunda bulgular yer aldı ve 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilir' ifadesi kullanıldı. Oysa Çelik'in tedavisi üç yıldır sürüyor. Bu savcılığın hukuki tanımıdır elbette; ancak suç vasfında hata yapılmıştır. Bu tanımın işkence olarak açılması gerekiyordu" dedi.
Ballıkaya, "Polisler ifadesinde 'Murat Çelik'in kendisini yere attığını ve onu korumak isterken bu durumun yaşandığını' söylediler. İşkence yapan polisler hâlâ görevlerine devam ediyor. Cumartesi Anneleri'nin eyleminde 'ters kelepçe takmak yasal değildir' dediği için Murat Çelik'e işkence yapıldı" diye konuştu.
Kayıp ses kayıtlarına ilişkin Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Müdürlüğü'ne yazı yazılmasını talep eden Ballıkaya, "Bu kayıtlar kasten yok edildiyse bunu yapan failin belirlenmesini, durumun özel bir soruşturma konusu haline getirilmesini ve tespit durumunda cezalandırılmasını talep ediyoruz. Taleplerimiz yerine getirilmezse işkence yargılama davasında işkence aklanmış olacak" dedi.
Ünal: "Dosya ağır ceza mahkemesine gönderilmeli"
Avukat Sedef Ünal, "Bu davada görevsizlik kararı verip dosyayı ağır cezaya gönderebilirsiniz. Murat Çelik avukat olduğunu açıkça beyan ettiği ve polislerin de bunu bildiği görüntülerde mevcuttur. Avukatlık Kanunu uyarınca polisler, Adalet Bakanlığı izni olmadan avukat Murat Çelik'i gözaltına alarak görev sınırını aşmıştır. Gözaltına alırken açıkça işkence yapıldığı için bu dosya ağır ceza mahkemesinin yargı yetkisindedir" dedi.
Türkiye Barolar Birliği adına söz alan avukat İlknur Alcan ise "Yapılan yargılama bir avukata uygulanan işkence yargılamasıdır. Bugün avukatların duruşmayı ayakta takip etmek zorunda kalması da adil yargılama hakkının ihlalidir. Büyük salon talep ediyoruz. Ayrıca kaybedilen ses kaydının bulunmasını talep ediyoruz" dedi.
Çelik'in avukatlarından İbrahim Ergün de "Adalet Bakanlığı Ankara Bilişim Merkezi'ne yazı yazılarak kaybedilen kayıtların bulunmasını talep ediyoruz. Bugün İşkence Görenlerle Dayanışma Günü. Biz işkenceyi de işkence yapanları da yeneceğiz" diye konuştu.
Avukatların taleplerinin ardından görüşü sorulan savcı, kayıp SEGBİS kayıtlarının açığa çıkarılması için Jandarma Kriminal Laboratuvarı'na yazı yazılmasını talep etti.
Hâkim, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'na yazı yazılarak kayıp ses ve görüntü kayıtlarının akıbetinin sorulmasına; önceki duruşmaya ait SEGBİS kayıtlarının çözülmesi, incelenmesi ve muhafaza edilmesi için ilgili kurumlara yazı yazılmasına; katılan tarafın diğer taleplerinin kayıtlar çözüldükten sonra değerlendirilmesine karar verdi. Duruşma 9 Ekim saat 10.30'a ertelendi.

