- Adana’da avukat Şiar Rişvanoğlu’nun “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davada, dosyanın temel dayanağı olan tanık mahkeme huzurunda ifadesini geri çekti; savunma, dosyanın çöktüğünü söyledi.
- Tanık beyanının geri alınmasının ardından avukatlar derhal beraat talep etti; mahkeme adli kontrolü kaldırarak duruşmayı 16 Şubat’a erteledi.
Özgür Kaya
ADANA – Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla yargılanan avukat Şiar Rişvanoğlu’nun ilk duruşmasında, dosyanın temel dayanağı olan tanık ifadesi mahkeme huzurunda geri çekildi. Mahkeme, adli kontrol tedbirlerini kaldırarak duruşmayı 16 Şubat’a erteledi.
Adana Barosu’na kayıtlı Rişvanoğlu’nun yargılandığı davanın ilk duruşması, heyetin izinli olması nedeniyle geçici heyetle görüldü. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Rişvanoğlu’nun PKK/KCK’nin “sosyal alan yapılanması” içinde yer aldığı öne sürülüyor; dosyada tanık beyanları, HTS kayıtları, MASAK raporları ve açık kaynak araştırmaları delil olarak gösteriliyor. Tutuksuz yargılanan Rişvanoğlu’nun duruşmasına çok sayıda avukat katıldı. Tehlikedeki Avukatlar Günü Vakfı kurucularından Hans Gaasbeek de duruşmayı izledi.
Savunmasında iddianamenin tek yanlı hazırlandığını söyleyen Rişvanoğlu, insan hakları mücadelesi ve Kürt meselesine ilişkin faaliyetleri nedeniyle yıllardır yargılandığını belirtti. Delil olarak sunulan unsurların hukuki olmadığını savunan Rişvanoğlu, tüm suçlamaları reddetti; iddianamede lehine hiçbir değerlendirmeye yer verilmediğini vurguladı.
Duruşmanın kritik anı ise soruşturma aşamasında aleyhte ifade veren ve başka bir dosyadan tutuklu bulunan tanık Merdan Rüştü Ovalıoğlu’nun SEGBİS aracılığıyla dinlenmesi oldu. Ovalıoğlu, önceki ifadesini reddederek beyanın Ankara Emniyeti’nin yönlendirmesiyle alındığını, hazır tutanakları imzaladığını söyledi. Ovalıoğlu, “Kişiyi tanımıyorum. İfade Ankara Emniyeti’nin yönlendirmesiyle verildi. ‘Dosyalarında yardımcı oluruz’ denildi; yardım edilmedi” diyerek ifadesinden döndü.
Tanık beyanının geri çekilmesinin ardından savunma avukatları, dosyada sanık aleyhine somut delil kalmadığını belirterek Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/9. maddesi uyarınca derhal beraat talep etti. Avukatlar, tanığın mahkeme huzurundaki beyanının, soruşturma aşamasındaki ifadelerin delil değerini ortadan kaldırdığını vurguladı; dosyada yer alan HTS ve diğer teknik kayıtların da güvenilir olmadığını savundu.
Savcılık, dosyanın mütalaa için kendisine tebliğini isteyerek duruşmanın ertelenmesini talep etti. Mahkeme, adli kontrol şartlarının kaldırılmasına karar vererek duruşmayı 16 Şubat’a bıraktı.
Duruşma sonrası adliye önünde yapılan açıklamada avukatlar, davanın mesleki ve siyasi faaliyetlerin kriminalize edilmesine yönelik olduğunu ifade etti. Hans Gaasberg ise davayı “uydurma” olarak nitelendirerek, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle yargılanmasına karşı olduklarını söyledi.

