Dava İzleme

BirGün’den dört gazeteciye açılan Fuat Avni davası başladı

İstanbul –  BirGün gazetesi çalışanları Barış İnce, Bülent Yılmaz, Can Uğur ve İbrahim Aydın hakkında 2014 – 2016 yılları arasında BirGün gazetesinde yayımlanan çeşitli Fuat Avni haberleri gerekçe gösterilerek “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması görüldü.

İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmayı ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş ve birçok gazeteci izledi. Mahkeme başkanın iddianameyi özetlemesinin ardından başlayan duruşmada ilk olarak Barış İnce beyanda bulundu. 

“Fuat Avni haberlerini ana akım da yaptı”

İnce, iddianamede belirtilen tarihlerde gazetede Haber Müdürü olduğunu belirterek Fuat Avni ile ilgili girilen haberlere dair bilgisinin olduğunu söyledi. İnce, “Fuat Avni ile ilgili haberleri sadece biz değil, ana akım da haber yaptı. Biz de o dönemde bu kişinin her yazdığının çıkmasından dolayı haber yaptık. O süreçte toplumda ‘Fuat Avni kimdir’ tartışması başlamıştı. Hatta Bülent Arınç, ‘Evliya mı bu kişi’ demişti. Fuat Avni’nin Bakanlar Kurulundan haber sızdırıyor olmasından dolayı bakan olabileceğini düşündük. Benim ve gazetenin siyasi çizgisi ortadadır. Herhangi bir kasıt amacımız yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum,” diye konuştu.

İnce’den sonra beyanda bulunan Bülent Yılmaz ise ilgiyle izlenen kişinin haber yapılması kadar doğal bir şey olmadığını söyleyerek gazeteye yönelik suçlamaları reddetti. Yılmaz, “Gazete ve gazetecinin haber yaparken tek motivasyonu toplumun haber alma hakkı ve özgürlüğüdür,” dedi.

“Bizim yaptığımız habercilik refleksidir”

BirGün gazetesinin kurulduğu günden beri FETÖ dahil tarikatlarla mücadele eden bir yayın çizgisinde olduğunu ifade eden Can Uğur ise şöyle konuştu: “Aleniyet kazanmış bilgiler gazetede yer alması gereken haberlerdir. Gazeteciler bu bilgileri yok sayamaz. Bizim yaptığımız da habercilik refleksidir.”

Uğur’un “Böyle bir konu olsa yine haber yaparız,” demesi üzerine mahkeme başkanı “Gazeteciler olarak ülke bir daha bu pozisyona gelse herhalde artık araştırmadan haber yapmazsınız,” dedi. Uğur ise “Halkın haber alma hakkı için yine olsa aynı haberleri yaparız” şeklinde konuştu.

Daha sonra beyanda bulunan İbrahim Aydın, “BirGün gazetesi hiçbir kuruma, kişiye, tarikat ve cemaat gibi yapılara bağlı olmayan bağımsız bir gazetedir. Bu dava kalan üç beş tane bağımsız gazeteye saldırıdır. Gazetenin kendince somut bir yayın politikası var. BirGün emekten ve ezilenlerden yana, çevreci, savaş karşıtı olan bir gazetedir. Tarihsel olarak cemaatlere karşı hep bir mücadelemiz oldu. Bu örgüte yardım etmek iddiasıyla yargılanmak bizim açımızdan utançtır. Dava, BirGün gazetesini manipüle etmek amaçlıdır” dedi.

“Gazeteciliğin ne olduğunu tartışma yeri burası değildir”

Avukat Tolgay Güvercin ise gazetenin attığı manşetlerin tamamen eleştiri niteliğinde olduğunu söyledi. Güvercin, mahkeme başkanın gazetecilere yönelttiği “Neyi eksik yaptınız diye düşündünüz mü” sorusunu hatırlatarak “Gazeteciler olarak bir şeyi eksik yaptıklarını düşünmüyorum,” diye konuştu.

Sık sık gazeteciliğe yönelik sorular soran mahkeme başkanı, “Ben gazeteciliği bilmem, şunu soruyorum: gazeteciler olarak geriye dönük şöyle yapmasaydık dediğiniz oldu mu” diye tekrar sordu.

Avukat Ali Deniz Ceylan da, “Gazetecilik nedir ne değildir tartışması yapmanın yeri burası değildir,” dedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, esasa ilişkin mütalaanın hazırlanması için savcıya süre verilmesine karar vererek davada bir sonraki duruşmayı 5 Mart 2020 tarihine bıraktı.

Mahkeme ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na müzekkere yazılarak sanıkların herhangi bir dernek, sendika ya da meslek odalarına üye olup olmadığının sorulmasını istedi. 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak sanıkların otel giriş – çıkış kayıtlarının, aynı tarihte birlikte kaldıkları kişiler varsa bu kişilerin FETÖ/PDY ile ilgili durumlarının bildirilmesini ve FETÖ/ PDY soruşturmalarındaki kişilerin ifadelerinde sanıkların isimlerinin geçip geçmediğinin öğrenilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar bürosuna da ayrı ayrı yazı yazılmasını istedi.