Haberler

Gazeteci Derya Okatan’a üç yıl önceki sosyal medya paylaşımlarından dava

YASİN KOBULAN

Ankara – Gazeteci Derya Okatan hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019 yılında beri yürüttüğü soruşturma tamamlandı. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi, “zincirleme şekilde örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla hazırlanan iddianameyi kabul etti. Mahkeme, davanın ilk duruşması için 13 Ekim 2021 tarihine gün verdi.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan bir ihbar sonucu başlatılan soruşturmada Okatan’ın o dönem sorumlu yazı işleri müdürü olduğu Etkin Haber Ajansı’nın (ETHA) Twitter hesabı ve Facebook sayfasından yapılan haber paylaşımları suçlama konusu yapıldı. Söz konusu paylaşımlar, 2018 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından Suriye’deki Efrin kentine yönelik başlatılan operasyon sonucu yaşanan gelişmeler ve operasyona dair tepkilere yer veren haberlerden oluşuyor.

Propaganda suçunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarındaki ve Anayasa’daki tanımına genişçe yer verilen iddianamede, Savcılık, Okatan’ın “zincirleme şekilde örgüt propagandası yapmak” suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Savcılık, talep ettiği ceza için Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarını ve AİHM’in vermiş olduğu Türkiye kararlarını emsal gösterdi.

Okatan: Davalar ile gazetecilere gözdağı veriliyor

2019 yılında Terörle Mücadele Kanunu’nun yedinci maddesinde yapılan değişikliği hatırlatan Okatan, “Bu düzenlemenin basın özgürlüğüne bir katkısı olmayacağını o dönem söylemiştik. Ne yazık ki haklı çıktık. ETHA’nın haberleri basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, 8 yıl  9 aya kadar hapis istemiyle hakkımda dava açılmış oldu” dedi. 

Okatan, sosyal medya paylaşımları delil gösterilerek üç yıl sonra hakkında dava açılmasının “devletin intikamcı yaklaşımını” gösterdiğini ifade etti. Okatan, davanın gazetecileri yıldırmak için “bahane” yaratma çabası olduğunu söyledi. Soruşturmanın suçlamaya konu olan haberlerin paylaşılmasından bir yıl sonra başlatıldığına dikkat çeken Okatan, “O dönem Efrin paylaşımları nedeniyle aralarında gazetecilerin de olduğu onlarca kişi hakkında soruşturmalar başlatılmış, gözaltılar yaşanmıştı. ETHA’ya hiçbir soruşturma olmadı. Üstelik ETHA’nın merkezi İstanbul’da. Neden İstanbul değil de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı başlatmıştı? Bu soruların yanıtlarını kamuoyunun takdirine bırakıyorum” dedi.

Bir gazeteciye açılan davanın sadece o gazeteciye açılmış olmayacağını belirten Okatan, “Böylece hem o gazeteci yıldırılmak isteniyor hem diğer gazetecilere gözdağı verilmiş oluyor. Basın özgürlüğü çok büyük yara alıyor. Türkiye’de yapılan her bir haberin mutlaka bir karşılığı oluyor. Bunu Kemal Kurkut’un öldürülme anını fotoğraflayan Abdurrahman Gök’te, Van’da iki vatandaşın helikopterden atılma haberlerini yapan gazeteci arkadaşlarımızda, yolsuzlukları, hukuksuzlukları, insan hakkı ihlallerini, işkenceyi ortaya çıkaran onlarca gazeteciden biliyoruz. Bu haberlerin karşılığı ödül olması gerekirken bizde gözaltı, hapis ve davalar oluyor. Türkiye’deki basın özgürlüğünün geldiği noktayı anlatmak için başka söze gerek yok sanırım” ifadelerini kullandı. 

Ne olmuştu?

Gazeteci Okatan, soruşturma kapsamında 21 Şubat 2019 tarihinde evine yapılan baskınla Ankara’da gözaltına alınmıştı.Okatan, gözaltına alınmadan önce 16 Şubat’ta Sakarya Caddesi’nde Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Derneği (TAYAD) tarafından gerçekleştirilen eylemde gözaltına alındığı sırada bir polisin tacizine uğrayan üniversite öğrencisi Merve Demirel ile kamuoyunda büyük yankı uyandıran bir röportaj yapmıştı. Röportajdan sonra evine baskın yapılarak gözaltına alınan Okatan, ifadesi alındıktan sonra aynı gün savcılık talimatıyla serbest bırakılmıştı.