Haberler

Gazeteci Erdoğan Alayumat: Hak ihlallerini yazmaya devam edeceğim

Gazeteci Erdoğan Alayumat: Hak ihlallerini yazmaya devam edeceğim

AZİZ ORUÇ

İstanbul merkezli soruşturma kapsamında gözaltına alınarak tutuklanan ve 24 gün sonra tahliye edilen üç gazeteciden Erdoğan Alayumat, temelsiz iddialarla tutuklandıklarını belirterek, “Bundan sonra başta hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri yazmaya devam edeceğim” dedi.

Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Esra Solin Dal, Mehmet Aslan ve gazeteci Erdoğan Alayumat'ın, 26 Nisan’da tutuklandı. 12 gün içinde “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla hazırlanan iddianame İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabulüyle, “delillerin toplanmış” ve atılı suçlamanın “mahiyetinin değişme ihtimalinin” olması gerekçe gösterilerek 24 günün ardından gazeteciler hakkında tahliye kararı verildi. Üç gazeteci hakkında hazırlanan 17 sayfalık iddianamede, 126 haber suç delili sayıldı.

24 gün sonra tahliye olan gazeteci Erdoğan Alayumat, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’ne (MLSA) konuştu.

Basına yönelik baskıların geçmişten bugüne hiç bitmediğini söyleyen Alayumat, görüşlerini şöyle dile getirdi:

“1990’lı yıllarda özgür basın kurumlarında çalışan basın emekçisi onlarca arkadaşımız kaçırıldı, işkenceye maruz kaldı ve katledildi. Bugün hala katledilen arkadaşlarımız failleri aramızda gezmeye devam ediyor. Geçmişte arkadaşlarımız katledilirken, günümüzde benzer saldırılar devam ediyor. En son Kadri Bağdu arkadaşımız katledildi. Ve onlarca arkadaşımız hala hapishanelerde. Özgür basına baskıların giderek artacağı dönemlerden geçiyoruz. Ancak bizler ne pahasına olursa olsun gerçekleri açığa çıkarmaya devam edeceğiz. 90’lı yıllarda katledilen arkadaşlarımızın anısını yaşatmak ve kalemlerine sahip çıkmak adına bunu yapmak zorundayız.

Soruşturma savcısı ve polis, bir operasyonla  biz gazetecileri kıs kıvrak yakaladı. Ancak serbest bırakılma gerekçemize bakıldığında, ‘Kaçma şüphesinin olmadığı, delil karartmanın bu aşamada mümkün olmadığı’ yönünde ibare var. Bu da savcılığı çağrıldığımızda gidip ifade vereceğimizi doğruluyor. Ancak savcılık bunu yapmak yerine polise talimat veriyor. Polis eş zamanlı olarak şafak vakti uzun namlulu silahlarla evimizi basıp ve evimizi talan ederek bizi gözaltına alabiliyor. Peki gerekçe ne haber yapmak ‘bu kadarı da olmaz’ diyeceğim şey budur. O da haber yapmak.”

‘Suç işleyen devlet, cezalandırılan biziz’

“Açıkçası tutuklanmamız bile başlı başına bir hak ihlali. İddianamede haberlerimiz dışında suçlama konusu yapılan başka hiçbir şey yok” diyen Alayumat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Peki hangi haberlerimiz suçlama konusu yapılıyor? İmralı tecridi ile ilgili haberler. Bu ülkede bir tecrit gerçeği varken bunu yazmamız, haberleştirmemiz bir suçmuş gibi gösteriliyor. Oysa ki suç olan tecridin ta kendisidir. Düşünün 25 yılı aşkın bir süredir bir insan hapishanede tutuluyor, uzun yıllar ne avukatları ile ne vasisi ile nede ailesi ile görüştürülüyor. Mektup alma ve yollama hakkı tamamen elinden alınmış, haftalık telefon açma hakkı gasp edilmiş. Bunun adı tecrit değil de nedir. Bunun haberi değeri yok mu? Yani kısacası suç işleyen devlet, bu suçu yazdığımız için cezalandırılan biz olduk” dedi.

‘Uyduruk gerekçelerle tutuklandık’

Uyduruk gerekçelerle tutuklandıklarını dile getiren Alayumat, “Cezaevine ilk gittiğimde 3 gün boyunca susuz bırakıldım. Verilmesi gereken temiz su verilmedi. Hücrelerde bulunun mahpusların dayanışma göstermesi ile temiz suya erişebildim. Daha sonra Silivri’ye sevk edildiğimde de burada bir gün boyunca susuz bırakıldım. Tutuklanma sürecimiz kısa sürdü ve bundan sonra başta hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri başta olmak üzere, devletin halklara karşı işlediği suçları yazmaya devam edeceğim” dedi.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.