Dava İzleme

Gazeteciler Coşkun ve Pehlivan’ın yargılandığı davada şikayetçi Akın Gürlek katılan olarak yer alacak

EYLEM SONBAHAR*

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olduğu dönemde Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAYDER) Davası’na atanan hakim Akın Gürlek ile ilgili haber ve beyanlarda bulunan gazeteciler Canan Coşkun ve Barış Pehlivan’ın “terörle mücadelede görev alan kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla yargılandıkları davanın ikinci duruşması İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Gazetecilerin avukatları ile katıldığı duruşmada, müşteki Akın Gürlek’in avukatı Abdullah Adır da hazır bulundu. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) avukatlarından Ülkü Şahin ile gazetecilerin de takip ettiği duruşma iki saat gecikmeli başladı.

‘Ben sizden adalet beklemiyorum’

“Akın Gürlek, verdiği erişim engelleme kararlarını dile getirdiğim için benden şikayetçi ama savcı bu kararları iddianameye koymuyor. Savcının cesareti yok ama benim var yine söylerim” sözleriyle savunmasına başlayan Pehlivan şöyle devam etti: “2007 yılında Erzurum’daki çocuk istismarında verilen isimler arasında Fethullah Gülen’in kardeşi ve yeğeni de vardı. Dönemin Erzurum Valisi dosyaya el koyuyor. Vali, ‘Gülen Hocaya komplo mu kurdunuz?’ diyor. Çocuk, Erzurum’dan uzaklaştırılıyor. Dosyayı irdeleyen bütün kamu görevlilerinin telefonları ‘terör örgütü üyesi’ diye dinleniyor ve dosya kapatılıyor. Sizler bu koltukta oturmadığınız zamanlarda Barış Terkoğlu ve ben bu dosyayı yazmaya karar verdik. Dönemin Erzurum Valisi şu an AKP milletvekili olan kişi habere erişim engeli getirilmesi talebinde bulundu ve haberlere hakim Akın Gürlek tarafından erişim engeli getirildi.”

 Kılıçdaroğlu’nun Gürlek hakkında “Yeni Zekeriya Öz” dediğini hatırlatan Pehlivan, “Ben sizden adalet beklemiyorum. Bir gün bile yatarı olmayan bir suçtan beni hapse atan, altı ay hapiste tutan hakim halen bu mahkemenin başkanıdır. Bu ülkeye adalet geleceğine inanan bir gazeteciyim. Hiç şüpheniz olmasın yazmaya devam edeceğim” diye konuştu.

Pehlivan’ın, “Akın Gürlek’e ‘bey’ diyorsunuz da bana niye ‘sen’ diyorsunuz?” demesi üzerine mahkeme başkanı Pehlivan’a “siz” diye hitap etmeye başladı. Pehlivan’ın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmemesinin ardından gazeteci Canan Coşkun savunma yapmak üzere konuşmasına başladı.

‘Haberde kimseyi hedef göstermedim’

Akın Gürlek’in şikayetçi olduğu tweetin aslında bir haber paylaşımı olduğu söyleyen Coşkun, “Gürlek’in yargılamasını yapacağı bir davanın iddianamesini konu alan haberin duyuru tweet’iydi. Yargılamayı Gürlek yapacağı için geçmişte hangi davalara baktığı ve verdiği önemli kararlar da haberin bir parçasıydı. Bu yüzden bunları hem tweet’e hem de habere ekledim. Bu hatırlatmayı ben yazmasam bile o yargılamaya katılacak avukatların malûmu olan bilgilerdi, dolayısıyla yargılama için o salona gidecek herkesin bildiği konulardı” dedi.

Akın Gürlek’in cezalandırdığı veya yargılamanın herhangi bir aşamasında karar verdiği kişiler arasında Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Sırrı Süreyya Önder’in de olduğunu belirten Coşkun, Gürlek’in Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını da uygulamadığını dile getirdi.

Yazdığı haberde yer alan bilgilerin gerçeğe dayalı olduğunu, herkes tarafından bilindiğini ve kimseyi hedef gösteren ifadelerin yer almadığını aktaran Coşkun savunmasına şu şekilde devam etti: “Geçtiğimiz günlerde Türkiye’yi AİHM’de temsil eden eski yargıçlardan Işıl Karakaş ile bir röportaj yaptım. Karakaş, yargıya güven kalmadığını belirterek ‘Bu durum bir kanser gibi her yere yayılıyor, bütün toplumu etkiliyor’ dedi. 10 yıldır bu adliyede tanık olduğum ve maruz kaldığım haksızlık beni artık hasta ediyor. Buradaki bataklık kurumadığı için benim gibi birçok insan hasta olmaya devam ediyor. Haksızlığa karşı gelişen öfke bir kanser gibi yayılıp duruyor içimde. Bu davayı beraat kararıyla bitirmezseniz size olan güvenimi de yitireceğim. Çünkü bu karar, anayasayı ihlal eden bir yargıcın mı yoksa anayasanın ve hukukun mu yanında olduğunuzun kararı olacak.”

‘Gürlek, AYM kararlarını uygulamayan bir yargıç’

“Bir önceki celse talep ettiğimiz reddi hakim talebi mahkemenizce rahatsız edici kabul edilebilir” diye konuşmasına başlayan gazeteci Barış Pehlivan’ın avukatı Hüseyin Ersöz, “Geçmişteki yargılamalarda bir gazetecinin sadece yapmış olduğu haberden dolayı ağır ceza mahkemelerinde yargılandığına şahit olamazdınız” dedi.

Ersöz şöyle devam etti: “Bu dosyada müşteki konumundaki kişi Adalet Bakan Yardımcısı. Kamuoyu tarafından bilinen, neredeyse her kararı sorgulanan ve AYM kararlarını uygulamayan yargıç olarak tarihe geçmiş kişidir. Bu kişi herhangi bir isim değildir. Gürlek, kritik yargılama süreçlerinde sanki özel olarak seçilmiş izlenimi uyandıran bir kişi olarak bilinmektedir. Gürlek’in siyasi irade tarafından atanmış olması sıradan bir hakim olmadığını da göstermektedir. Kendisinin en az bir siyasetçi kadar eleştirilere katlanması gerekir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun mahkemeye gelip Gürlek hakkındaki beyanlarını açıklamasını, tanık olarak dinlenmesini talep ediyoruz. Akın Gürlek hakkında söylenmiş bütün sözler, haberler ile ilgili olarak araştırma yapılmasını ve bu dosyaya eklenmesini de talep ediyoruz.” 

Gazeteci Canan Coşkun’un avukatı Abbas Yalçın da bir önceki celse tefrik talebinde bulunduklarını hatırlatarak, “Gazeteci Canan Çoşkun haberinde yazmıştır, gazeteci Barış Pehlivan ise bir televizyon programında Gürlek ile ilgili beyanlarda bulunmuştur. Tarihler, söylemler başka iken savcılık neden bu davayı beraber açıyor? Dosyaları ayırmanızı istiyoruz” dedi.

Gürlek’in avukatı gazetecilerin cezalandırılmasını istedi

İddia makamının tefrik talebinin reddini istemesinin ardından mahkeme de yargılamanın geldiği aşama gerekçesiyle talebi reddetti. Talebin reddedilmesine karşı avukat Abbas Yalçın, “Bu daha ikinci duruşma. Yargılama bir aşamaya gelmedi. Geçersiz bir gerekçe. Savunmalarımı yazılı olarak yapacağım” dedi.

Şikayetlerinin devam ettiğini ve davaya katılma taleplerinin olduğunu söyleyen Akın Gürlek’in avukatı Abdullah Adır, gazetecilerin cezalandırılmasını istedi.

Gürlek ve vekilinin suçtan zarar görme ihtimaline binaen davaya katılma taleplerinin kabulünü isteyen savcı, gazeteci Pehlivan’ın avukatının tanık dinlenmesi yönündeki ve diğer taleplerinin esasa etkisi olmayacağından reddini istedi.

Duruşmaya verilen kısa bir aranın ardından, Gürlek’in avukatının katılma talebini kabul eden mahkeme, Pehlivan’ın avukatının tanık dinlenmesi talebini ise reddetti. Yazılı savunmalarını sunmaları için avukatlara 15 gün süre veren mahkeme başkanı, savunmaların dosyaya eklenmesinin ardından dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için iddia makamına gönderilmesine karar vererek davayı 9 Mayıs’a erteledi.

*Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.