Dava İzleme

Gazeteciler Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel için ikinci iddianame hazırlandı

Ankara – Gazeteciler Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel hakkında “devletin güvenliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklama suçlaması ile açılan davanın ikinci duruşması bugün. Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Dava kapsamında yargılanan Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız, Tele1 TV Ankara temsilcisi İsmail Dükel ve tutuklu yargılanan Astsubay Erdal Baran ile avukatları duruşma salonunda hazır bulundu.

Bugün görülen ikinci duruşmada gazeteciler hakkında “zincirleme şekilde devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmeksuçu uyarınca ikinci bir iddianame hazırlandığı ortaya çıktı. Mahkeme başkanı, Aralık ayında hazırlanan yeni iddianamenin 14 Aralık 2020 tarihinde mevcut dosyayla birleştirildiğini ifade etti.

Mahkeme, sanıklar ile avukatlarına yeni iddianameye ilişkin ek savunmalarını hazırlamak için süre vererek yargılamaya 5 Şubat 2021 tarihinde devam edilmesini kararlaştırdı. Mahkeme heyeti ayrıca incelenen belgeler göz önüne alındığında sanık Erdal Baran yönünden kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ve atılı suçlarının kanunda öngörülen ceza süresi nedeniyle adli kontrolün yeterli olmayacağı gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına hükmetti. Gazeteciler Yıldız ve Dükel hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin de devamına karar verildi. 

 

Gazeteciler hakkında yeni iddianame hazırlandı

Bugün Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada mahkeme başkanı yeni iddianameye ilişkin sanıklardan savunma yapmalarını istedi. Sanık Erdal Baran haber kaynaklarının televizyon ve internet olduğunu, başka yerlerden bilgi almadığını bu nedenle de herhangi bir şekilde casusluk yapmadığını ifade etti.

Baran savunmasında şunları söyledi: Önce devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamaktan dava açıldı şimdi de temin etme yönünde suçlamalar yöneltiliyor. Devletin güvenliği ve iç veya dış siyasal yararları gereği gizli kalması gereken bilgilerden söz ediliyor. Temin sırasında bilgi sır olmaktan çıktıysa, bilinir hale geldiyse artık bu bilgi sır değildir öyle değil mi? Temin kelimesi gizli kalması gereken bilgileri elde etmek için çaba göstermek gerektiği anlamına gelir. Ben hiçbir bilgiyi temin etmedim. Söylediğim gibi benim haber kaynaklarım televizyon ve haber portallarıdır. Bunların hepsi de açık kaynaklardır.”

Yıldız: “Sakıncalı gazeteci yaratmak istiyorlar”

Gazeteci Müyesser Yıldız ise savunmasında şunları söyledi:

Casusluk iddiasıyla gözaltına alındık, arkasından böyle olmadığı ortaya çıktı ve ifşa ile suçlandık. Şimdi de iddia makamı suçlamayı temine getirmeye çalışıyor. Anlıyorum ki mutlaka bir şey bulunarak cezalandırılmamız isteniyor. Keşke iddia makamı bu çabanın yanında ihbarcının bulunmasına dair bir çaba gösterseydi, daha da önemlisi dosyadaki tüm belgelerde benim ana hedef olduğum ve telefonlarımın çok önceden beri dinlendiği ortadayken beni yasadışı biçimde kimlerin dinlediğini de ortaya çıkaran bir iddianame düzenleseydi.

Temin nedir? Gazeteciliğin temel faaliyeti budur. Erdal Baran’dan bir şey temin ettiğimi tabii ki kabul etmiyorum. Ama gazeteci bilgiyi temin eder ve yazar. Ben gazeteciyim. Bilgiye ve belgeye ulaşacağım ki yazı yazabileyim.

Genelkurmay, İzmir casusluk davasında sanıklardan ele geçirilen telefon rehberine de ‘gizli’ dedi. Metin Gürak’ın Libya’daki komutan olduğunu ABD biliyor, Rusya biliyor; gizli mi bu? Ben Libya’da şu anki komutanımızın da kim olduğunu biliyorum. Ve bunu bir astsubaydan değil General’den öğrendim. Ama yazmadım, neme lazım, bunu da iddianameye katarlar diye. Sonra Akar’ın ziyaretindeki fotoğraflarda o komutanı arkada gördüm. Bunu yazmak ifşa mı olur şimdi? Sakıncalı piyadeyi icat eden zihnin torunları şimdi sakıncalı gazeteciyi yaratmak peşinde. Gelin adalet reformunun ilk işaret fişeğini siz atın ve bu davayı kapatın.” 

“İfşanın ifşası olmaz”

Yıldız’ın avukatı Erhan Tokatlı hazırlanan yeni iddianameye ilişkin söz aldı şöyle konuştu: 

“Yargılama ister temin ister ifşa hakkında olsun burada yargılanan gazeteciliktir ve burada gri bir alan oluşturulmaya çalışılmaktadır. İfşanın ifşası olmaz. Baran’ın kendisi ‘Bu bilgileri Sputnik’ten okudum, şuradan okudum’ diye söylüyor. Temini de kabul etmiyoruz zaten, çünkü yine aynı bilgiler o noktada alenileşmiş bilgiler. Her iki suçlamayı da bu itibarla biz kabul etmiyoruz.

Tokatlı, dosyadaki eksik hususların tamamlanmasını ve Hanefi Avcı’nın tanık veya uzman sıfatıyla dinlenmesini talep etti.

“İkinci iddianamede yeni bir delil yok”

Gazeteci İsmail Dükel de savunmasında haklarında açılan bu davanın haksız ve hukuksuz olduğunu söylerken bunu temizleme görevinin de bu mahkemeye düştüğünü vurguladı. Dükel’in avukatı Semih Ecer ise ikinci iddianamede temine ilişkin yeni bir delil olmadığını, yalnızca birinci iddianameye atıfta bulunulduğunu ifade etti ve bu usülü kabul etmediklerini belirtti.

Avukat Semih Ecer sözlerine şöyle devam etti: Başbakanlık genelgesine göre herhangi bir iddiada bulunurken isim ve soy ismin yanında ikamet adresi gibi bilgilerin bulunmasının gerektiği de öngörülüyor. Bu genelgeye aykırı bir ihbar dilekçesinin işleme alınması hukuka aykırıdır. Devlet sırrı kapsamındaki belgelere göre bir inceleme yapılmış; ancak Genelkurmay’ın gizlilik kategorilendirmesindeki bu sınıflar, ilgili bilgi ve belgelerin devlet sırrı olup olmadığını net olarak belirtmiyor. Bunun net olarak belirlenmesini istiyoruz. Milli Savunma Bakanlığından gelen ve ilk kez gördüğümüz yanıt yazısına dair ayrıca inceleme yapıp beyanda bulunmak için süre istiyoruz.” 

Soruşturmaya dahil edilmeden önce dinlenmem usulsüz, araştırılmalı” 

Savunmaların ardından söz alan savcı, Yıldız ve Dükel hakkında uygulanan yurt dışı çıkış yasağının devam etmesini ve davanın ihbarcısının kimliğinin tespit edilmesi için Ankara TEM Şube Müdürlüğü’ne yazılan yazının sonucunun beklenmesini talep etti. Tutuklu sanık Baran’ın da bu halinin devamı yönünde karar verilmesini istedi.

Savcıdan sonra tekrar söz alan Müyesser Yıldız telefonunun kendisinin soruşturmaya dahil edilmesinden önce dinlenmeye başladığını ve bu durumun hukuksuz ve usulsüz olduğunu vurguladı, Buna benzer uygulamalar ancak darbe davaları yargılamalarında görülür. Bu dinlemelerin araştırılmasını talep ediyorum” dedi.

Mahkeme, sanıklar ile avukatlarına yeni iddianameye ilişkin ek savunmalarını hazırlamak ve Milli Savunma Bakanlığından gelen yazının incelenmesi için için ek süre verdi.

Mahkeme heyeti ayrıca dosyadaki mevcut delil durumu, tape kayıtları, Milli Savunma Bakanlığının soruşturma aşamasında dosyaya göndermiş olduğu yazı ile celse arasında dosyaya gönderilen ve mahkeme heyetince incelenen belgeler göz önüne alındığında sanık Erdal Baran yönünden kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ve atılı suçlarının kanunda öngörülen ceza süresi nedeniyle adli kontrolün yeterli olmayacağı gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına hükmetti.

Gazeteciler Yıldız ve Dükel hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin de devam etmesine karar verildi. Bir sonraki duruşma 5 Şubat 2021 tarihinde görülecek.