Haberler

Hakan Tosun cinayetinde fezleke: Katillere haksız tahrik, 2 yılda tahliye ihtimali

Hakan Tosun cinayetinde fezleke: Katillere haksız tahrik, 2 yılda tahliye ihtimali

 

Rabia Çetin

İstanbul Esenyurt’ta 10 Ekim gecesi öldürülen gazeteci ve video aktivisti Hakan Tosun’un avukatları ve ailesi, Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanarak Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na iddianame hazırlanması için gönderilen fezlekeye sert tepki gösterdi.

Avukatlar, fezlekede iki tutuklu sanık Adnan Şahin ve Abdurrahman Murat’ın “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan” cezalandırılmasının istendiğini ve şüpheliler lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının talep edildiğini söyledi. Avukatlar,
“İddianame bu şekilde hazırlanıp Mahkeme tarafından Savcılığın talebine uygun bir şekilde ceza verildiği takdirde Hakan Tosun’u vahşice katledenler, Türk Ceza Kanunu ve İnfaz Kanunu gereğince iki yıl kadar cezaevinde kalarak kurtulacaklardır” dedi.

Tosun ailesinin avukatları Cemal Yücel, Cemal Polat, Sevim Dönmez ve Hakan Tosun’un kız kardeşi Öznur Tosun’un katılımıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde hazırlanan fezlekeye ve son adli tıp raporuna ilişkin basın açıklaması düzenlendi.

“Katiller lehine fezleke hazırlanmış”

Hazırlanan iddianame ve adli tıp raporuna ilişkin açıklamayı yapan Tosun ailesinin avukatlarından Cemal Yücel, “Savcılık fezlekesi yasa, hukuk ve adalet ilkelerine, dosya kapsamına hiçbir şekilde uymamaktadır. Açık bir şekilde katiller lehine bir fezleke hazırlanmıştır. Bu görüş kabul edildiği takdirde hiçbirimizin can güvenliği devletin ve yargı kurumlarının teminatında olmayacaktır” dedi.

“Saldırganlar 2-2,5 yıl içinde tahliye edilebilir”

Hakan Tosun’a yönelik eylemin açık biçimde kasten öldürme olduğunu vurgulayan Yücel sözlerini şöyle sürdürdü: “Savcılık, saldırganların öldürme kastıyla hareket etmediklerini, yaralamayı amaçladıklarını söylemektedir. Oysa Adli Tıp raporunda Hakan’ın ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları ile birlikte kafa içi kanama, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiği belirlenmiştir. Katillerin Hakan’ın kafasına ve vücuduna iki ayrı zamanda en az 5-6 defa tekme ile vurdukları, yine yumruk ile vurdukları kamera görüntüleri ile sabittir. Kasten öldürme suçunun cezası müebbet hapis iken, yapılan vasıflandırma ile cezanın alt sınırı yaklaşık 14 yıla düşmektedir. Olası haksız tahrik indirimi uygulanması hâlinde, tutuklu iki sanığın yaklaşık 2–2,5 yıl içinde tahliye edilmesi gündeme gelebilecektir.”

“Savcılık büyük bir hukuk hatası yapmıştır”

Savcılığın taraflar arasında husumet bulunmadığı ve saldırganların alet kullanmadığı gerekçesiyle öldürme kastı olmadığı yönündeki değerlendirmesine de tepki gösteren avukat Yücel, “Savcılık bir skandala daha imza atarak yere düşme nedeniyle kırıkların oluşabileceğini belirtmiştir… Yargısal içtihatlara göre bu şekildeki bir ölüm istisnasız olarak kasten öldürme olarak değerlendirilmektedir. Savcılık büyük bir hukuk hatası yapmıştır” dedi.

“Saldırganlar lehine haksız tahrik indirimi uygulanabilir”

Yücel, fezlekede cinayete iştirak ettiği görüntülerle sabit olduğu belirtilen motosikletli üçüncü şüpheli hakkında herhangi bir ceza talebinde bulunulmadığını söyledi. Fezlekede, üçüncü kişinin soruşturma aşamasında “tanık” sıfatıyla verdiği beyan ile diğer sanıkların ifadeleri esas alınarak saldırının “haksız tahrik” altında gerçekleştiğinin değerlendirildiğini belirtti.
Yücel, “Fezlekede, bazı tanık beyanlarına dayanılarak Hakan Tosun’un faillere yönelik küfür ettiği ve saldırdığı iddiası ileri sürülmekte, bu kapsamda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması talep edilmektedir. Ancak mevcut kamera kayıtlarında, Hakan Tosun’un fiziksel saldırısına dair net bir görüntü bulunmadığı, küfür ettiğine ilişkin açık bir tespit yer almadığı ortadadır. Tanıkların tamamı yalan söylemektedir, saldırganların komşusu ve arkadaşıdır, bu tanıklar taraflıdır. Kamera görüntülerinde Hakan’ın saldırganlara yönelik hiçbir tavrı yoktur” dedi.

“Motosikletli çete üyesi davaya dahil edilmedi”

Avukat Yücel, olayın iştirakçisi olduğu belirtilen motosikletli 3. şüpheli hakkında işlem yapılmadığını da belirterek şöyle konuştu:
“Bu iştirakçi hakkında çok kez başvurduğumuz halde dava açmak yerine işlem yapılmadığı gibi bir de beyanına itibar edilerek beyanları tahrikin delili olarak kabul edilmiştir. Motosikletli çete üyesi de davaya şüpheli olarak dahil edilmeyerek büyük bir hata daha yapılmıştır.”

“Cinayetin metrobüsteki tartışmayla ilgisi yoktur”

Yücel, fezlekede cinayetten yarım saat önce metrobüste yaşandığı belirtilen taciz tartışmasına da değinildiğini ancak bunun cinayetle ilgili olmadığını söyledi: “Metrobüsteki olayın görüntüleri mevcuttur. Görüntülerde kesinlikle bir taciz olayı olmadığı görülmektedir… metrobüsteki tartışmanın Hakan’ın katledilmesi ile bir ilgisi yoktur.”

Yücel ayrıca, şüphelilerin arkasında azmettirici olup olmadığına yönelik araştırma taleplerinin kabul edilmediği ve HTS ile telefon kayıtlarının incelenmediğini söyledi.

“Umarım mahkeme de bu skandal fezlekeye uygun davranmaz” diyen Yücel konuşmasını şöyle tamamladı: “Hunharca katledilen Hakan’ın ve ailesinin hakkını korumak için bundan sonra da tüm hukuki yollara başvuracağız. Uyarıyoruz, yargı makamları çetelere öldürme vizesi vermemelidir.”

“Bu dava hepimiz için emsal olacak”

Daha sonra konuşan Tosun’un kız kardeşi Öznur Tosun, fezlekeye şaşırmadığını belirterek şunları söyledi: “Hakan’ın saldırıya uğradığı 10 Ekim 2025’ten beri uygulanan bir senaryo var. Mevlana Karakolu 10 Ekim gecesi Hakan’ı kimliksiz defnetmeye çalıştı, ailesine bu nedenle 27 saat sonra haber verdi. Türk adaletine güvenmiyorum, bu fezleke de neden güvenmediğimi gösterdi. Hakan’ı karalamaya çalışıyorlar, uyuşturucu kullandı, çocuk taciz etti diyorlar. Raporlarda da Hakan’ın uyuşturucu kullanmadığı açıkça ortaya çıktı. Hakan onuru ve şerefiyle yaşadı. Giderken de Türk yargısına bu sınavı verdi. Göreceğiz savcı, hakim çetelerden mi yana olacak yoksa insan hakları ve yaşam hakkından mı? Başımıza bir şey geldiğinde çetelerden mi yardım isteyelim yoksa devletten mi? Bu dava hepimiz için emsal olacak. Avukatlarımızla beraber bu davanın peşini bırakmayacağız.”

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.