Mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek 5 dava ve 6 soruşturma açılan gazeteci Öznur Değer, "Kalemi hakikate evirilen her gazeteci çizilen sınırların dışına çıktığında baskı kıskacına alınıyor" dedi.
Medine Mamedoğlu
Diyarbakır- Gazetecilere yönelik yargı tacizi sistematik bir hâl alırken, son bir hafta içinde üç gazeteci tutuklandı, bir gazeteci hakkında ise soruşturma başlatıldı. ETHA'ya yapılan baskında aralarında Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp ve Elif Bayburt'un olduğu 3 gazeteci tutuklandı. Yine Dicle Fırat Gazeteciler Derneği(DFG) raporuna göre sadece Ocak ayında 14 gazeteci gözaltına alındı.
Gazetecilik faaliyeti gerekçesiyle hakkında birçok soruşturma ve dava açılan gazetecilerden biri de Jinnews Kadın Haber Ajansı Haber Müdürü Öznur Değer. Mesleğe başladığı altı yıllık süreçte yaptığı haberler ve çektiği fotoğraflar gerekçe gösterilerek hakkında beş dava ve son soruşturma ile birlikte toplam altı soruşturma açılan Değer, önümüzdeki hafta görülecek iki duruşmada hâkim karşısına çıkacak. Bu süreçte mesleki faaliyetlerinden dolayı iki kez tutuklanan ve toplam 12 ay tutuklu kalan Değer’in sonuçlanan iki davasından verilen 9 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ise İstinaf Mahkemesi’nde bekliyor.
Çektiğim her fotoğraf ve söylediğim dava olarak bana geri döndü!
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği'ne (MLSA) konuşan Öznur Değer, çözümsüzlükte ısrar eden devlet politikalarının barış gazeteciliğini savunan özgür basını hedef aldığı değerlendirmesinde bulundu. Mesleki faaliyetleri nedeniyle uzun süredir yargı ve emniyet baskısıyla karşı karşıya kalan gazeteci Öznur Değer, gazeteciliğin özellikle Kürtler ve kadınlar söz konusu olduğunda sistem açısından “tahammül edilemez” görüldüğünü ifade etti.
Farklı kimliklerin, seslerin ve hakikat arayışının en güçlü taşıyıcısı olan basının bu nedenle hedef haline getirildiğini belirten Değer, “Kalemi hakikate, kadrajı doğruya evirilen her gazeteci, çizilen sınırların dışına çıktığı anda baskı kıskacına alınıyor. Hele ki kadınsan ve bir kez o radara takıldıysan, oradan çıkman neredeyse imkânsız. Açılan soruşturma ve davalar da bunun en net örneği. Çektiğim her fotoğraf ve söylediğim her söz bana soruşturma olarak geri dönüyor. Bu durum da aslında gazeteciliğe dönük engellerin en somut örneği” dedi.
Halk haber alma hakkına sahip çıkmalı!
Altı yıldır sürdürdüğü gazetecilik faaliyetleri boyunca defalarca gözaltına alındığını aktaran Değer, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“En az beş kez gözaltına alındım, hakkımda beş dava açıldı. Toplamda 9 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası aldım ve halen devam eden en az altı soruşturmam bulunuyor. Bu sadece benim hikâyem değil; Özgür Basın’da ve barış gazeteciliğinde ısrar eden herkesin ortak öyküsü. Baskıyla teslim alamadıkları Özgür Basın ruhunu yıpratma ve psikolojik harp yöntemleriyle pasifleştirmeye çalışıyorlar. Bu soruşturmalar ve davalar ile gazetecilerin haber yapma, halkın ise haber alma hakkı engellenmek isteniyor. Son süreçteki sosyal medya sansürleri de bunun net bir şekilde gösteriyor. Bu engellemeler karşısında halkın da haber alma hakkına sahip çıkması ve gazetecilerle dayanışma içinde olması gerekiyor”
Gazeteciliğe daha sıkı sarılacağız!
Ülkede “Barış ve Demokratik Toplum” tartışmalarının yürütüldüğü bir dönemde dahi basına yönelik baskıların devam ettiğine dikkat çeken Değer, bunun demokratik ve komünal bir toplumun inşasına açık bir müdahale olduğunu söyledi. Tüm baskılara rağmen geri adım atmayacağını vurgulayan Öznur Değer, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Özgür Basın, direnişle var olmuş; yenilmez ve teslim alınamaz bir gelenektir. Ben de bu ruhu sürdürmeyi ilke edinmiş bir kadın gazeteci olarak emniyet ve yargı kıskacına ancak daha güçlü bir kalemle ve gazeteciliğe daha sıkı sarılarak yanıt verebilirim.”
Değer'in hakkında açılan 6 soruşturmaya dair ise şu bilgiler ise şöyle:
*1 Eylül 2021 tarihinde Dedeoğulları katliamına dair yaptığı haberler gerekçe gösterilerek “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
*20 Temmuz 2022 tarihinde çekilen Newroz fotoğrafları ve DBP 6'ncı Olağan Kongresinde çekilen fotoğraflar gerekçesiyle “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla başka bir soruşturma başlatıldı.
*28 Mayıs 2023 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu için haber takibi yaptığı sırada Mardin’in Kızıltepe ilçesindeki bir okulda AKP Milletvekili Faruk Kılıç’ın koruması ve danışmanı tarafından hedef alınarak görüntü alması engellenen Değer'e, Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Görevi yaptırmamak için direnmek”, “Hakaret” ve “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Bu soruşturma sonucunda da hakkımda takipsizlik kararı verildi.
*24 Ekim 2025 tarihinde Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Rojin Kabaiş’e dair yaptığı haberler gerekçe gösterilerek “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
*15 Ekim 2025’te Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7 Şubat 2025’te evime yapılan baskın sonucunda evde maruz kaldığı polis şiddetine tepki gösterdiği “görevli memura mukavemet” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
*Son olarak ise 3 Şubat 2026’da Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkımda, Rojava’ya yönelik gerçekleşen saldırılara karşı 29 Ocak’ta Van’da gerçekleşen yürüyüşte çekilen fotoğraflar gerekçe gösterilerek “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla yeni bir soruşturma başlatıldı.

