Haberler

Haklarında soruşturma açılan BirGün’deki gazeteciler: Haberlerimizin arkasındayız

Haklarında soruşturma açılan BirGün’deki gazeteciler: Haberlerimizin arkasındayız

 

 

AZİZ ORUÇ

Yaptıkları haberlerden dolayı haklarında soruşturma açılan BirGün editörü Kayhan Ayhan ve BirGün muhabiri İsmail Arı yaşananlara tepki göstererek, yaptıkları haberlerinin arkasında olduklarını belirtti.

BirGün editörü Kayhan Ayhan hakkında jandarmanın köylülere yönelik kötü muamele iddialarını haberleştirdiği için soruşturma başlatıldı. MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal ile eski Adalet Bakanı AKP’li Abdulhamit Gül’ün şikâyetiyle BirGün muhabiri İsmail Arı hakkında da beş soruşturma birden açıldı.

Gazetecilere yönelik baskıların sistematik bir hale geldiği bu günlerde, birçok gazeteci polisler tarafından darp edildi, gazeteciler hakkında soruşturmalar başlatıldı. Tüm baskılara rağmen mesleğini sürdüren gazeteciler, bu zorlu süreçte güçlü bir dayanışmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

BirGün editörü Kayhan Ayhan ve BirGün muhabiri İsmail Arı hakkında açılan soruşturmalara ilişkin gazeteciler, yaşanan süreci Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’ne (MLSA) anlattı.

Gazeteciye 5 soruşturma birden

Sadece son süreçte hakkında 5 farklı soruşturmanın açıldığını anlatan gazeteci İsmail Arı, “Soruşturmaların 4’ü MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal’ın biri ise önceki Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün şikâyeti sonucunda açıldı. Bunların haricinden son üç yılda artık sayısını bilmediğim kadar çok soruşturma açıldı.

Son soruşturmaların da tamamı belgeli konular. MHP’li Uysal’ın kamudan aldığı ihaleler, araziler ile sahte belgeyle kredi çekmeye çalışmasına dair haberlerim soruşturma konusu oldu. Bana hakaret, iftira ve kişisel verileri ele geçirmek gibi suçlamalar yönetildi. Hatta Uysal’ın avukatı, suç duyurusunda yaptığımız bir görüşmeyi yazmış. Uysal’ın avukatı Ferhat Pamuk’un kısa süre önce dolandırıcılıktan tutuklanıp cezaevinde yattığında öğrendim. Bunu sormak için aradığımda benimle tartıştı ve söylemediğim ifadeleri suç duyurusuna yazmış. Örneğin haberin ana unsuru olan bir belgeye göz ucuyla baktığımı söylediğimi iddia etmiş. Savcıya da bu saçmalıkların akla mantığa uygun olmadığını, haberin ana unsuru olan bir belgeye göz ucuyla bakmamın haliyle mümkün olmadığını anlattım” diye belirtti.

‘Yaptığım haberlerin arkasındayım’

Bir başka soruşturma ise MHP’li Uysal’ın Sırbistan vatandaşı olduğu yönündeki haberi olduğunu belirten Arı, “Suç duyurusunda ‘Bu bilgi yanlış Uysal Sırbistan vatandaşı değil’ dememişler ama hakaret etti demişler. Buz gibi gerçeği, daha doğrusu gerçekleri haberleştirdiğim için peş peşe soruşturma açıldı. Yaptığım her haberin de arkasındayım. Bunların haricinde de devam eden 6-7 davam var sanırım. Bunların da bir kısmı tazminat davasıdır” dedi.

Gazetecilere gözdağı verilmek isteniyor

Herkesin malumu davalar ve soruşturmalar ile gazetecileri bezdirmek, gözdağı vermek istendiğine dikkat çeken Arı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçen hafta bir defa mahalle karakolu, bir defa gazetemizin bulunduğu bölgedeki karakola bir defa da adliyeye ifade vermeye gittim. Yani iş öyle bir hal aldı ki ifade vermekten haber yazamaz hale geldim. Daha kötüsü resmen bizimle dalga geçiyorlar. Bir haber yapıyoruz, saatler içinde erişim engeli geliyor. İnanılmaz bir hafıza silme operasyonu yürütülüyor. Bir hakim aynı gün içinde 200 içeriği, haberi erişime engelliyor. Nasıl tek tek inceledin bu kadar içeriği? Örneğin Kırşehir’deki kamu görevlisi Sakarya’dan, İstanbul’daki bir iş insanı Urfa’dan erişim engeli kararı aldırıyor. Burada tablo çok açık değil mi? Bu işlerin nasıl yapıldığı ortada zaten… Ancak bu konuyu daha detaylı anlattığımız zaman bazı hakimler ‘Terörle mücadele eden kamu görevlisi hedef gösterdi’ diyerek suç duyurusunda bulunuyor. Maalesef durum böyle…

Gazeteciler işini yapıyor

Gazetecilik çok önemli bir iş, hatta görevdir. Halkın bilme hakkı var. Bizim yaptığımız da gizlenmek istenen, saklanmak istenen, aman kimse duymasın denilen gerçekleri halka, kamuoyuna ulaştırmak. Bu yüzden gazetecilik çok kıymetli bir iştir. Ben ne olursa olsun pes etmem. Ben de diğer gazeteci arkadaşlar da yanlış bir şey yapmıyoruz. İşimizi yapıyoruz, haber yapıyoruz. Gazetecilere yönelik sistematik bir baskı var. Hatta baskıyı her geçen gün arttırıyorlar. Dediğim gibi kimse ‘canlarını sıksın’ istemiyorlar. Suya sabuna dokunmayan, yolsuzlukları, hırsızlıkları yazmayan gazeteciler istiyorlar. Birçok arkadaşımız haksız hukuksuz yere tutuklandı, gözaltına alındı. Ancak biz direnmek zorundayız. Ülkenin içinden geçtiği bu kaotik süreçte gazetecilerin çok önemli bir görevi var. Yıllar sonra da konuşulacak bir mesele bu. Aynı zamanda tarihe notlar düşüyoruz. Bu yüzden yan yana durmak ve yıkılmamak zorundayız. Bu elbet günler de geçer.”

Ayhan: Gerçeklerden korkuyorlar

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın Meclis’te gündeme getirdiği ve Sarıbal’ın ifadelerinin yer aldığı haberim nedeniyle ifade verdim” diyen Kayhan Ayhan ise şunları söyledi:

“Olay hem Meclis'te gündeme gelmiş hem de adli makamlara da yansımış. Ama soruşturma bana açılıyor. Sandıklardan çıkan tutarsız sonuçları yazdım diye diye daha önce hakkımda soruşturma başlatıldı. Yine bir askerin karakolda gördüğü şiddeti yazdım diye soruşturma açılacağı bana iletildi.

Dezenformasyon yasasını kullanıyorlar

Bizler gazeteciler olarak aslında genel olarak bu sorunu yaşıyoruz. Hani derler ya gerçeklerden korkuyorlar. İşte bu gerçeklerin ortaya çıkmasından korkanlar gazetecileri böyle soruşturmalarla, gözaltılarla, tutuklamalarla susturmaya çalışıyorlar. Son çıkan dezenformasyon yasasını kullanıyorlar. Ne desek, ne yazsak bir soruşturmayla karşılaşıyoruz. Aslında gazetecilik faaliyetinden başka bir şey olmamasına rağmen bu yapılanlar bir gözdağı verme, korkutma çabasıdır.” 

Gazeteciler susmaz

Newroz’da gazetecilere yönelik şiddet ve tehdide değinen Ayhan, “Newroz örneğinden gidecek olursak mesela son Newroz'da müzik sesini bile baskılamaya çalıştılar. O coşkunun görünür kılınması aslında rahatsızlık veriyor. Halkın yan yana gelmesi ve o coşkunun oluşması demek ki korkutucu. İşte bu bütün topluma yansımasın diye bu coşkunun aktarıcılarını yani gazetecileri engellemek istiyorlar. Ama sonuç ne oluyor bir gazeteciyi engellediğiniz veya tutukladığınız zaman gazetecinin o yazdığı daha da gündem oluyor ve duyuluyor. Bu aslında her haber için böyle. Haber yapan gazetecilere soruşturma açılması ve tutuklanması da yukarıda bahsettiğim o korkunun bir sonucudur. Bu şekilde gözdağı verilerek bir gazeteciyi susturabileceklerini sanıyorlar. Ama gazeteci susmaz. Örneklerine bakarsak Musa Anter, Uğur Mumcu gibi isimler de baskılarla karşılaştı ama susmadı. Karanlığı yırtmak için onların izinden giden bizler de susmayacağız” dedi.

Gazeteciler işlerini yapıyor

Gazetecilere yönelik baskının olduğunu anlatan Ayhan şunları söyledi:

“Her seçimde birçok yolsuzluk, usulsüzlük ortaya çıkıyor. Bundan korkan siyasetçiler de kimi zaman haberleri erişime engellettiriyor kimi zaman ise gazeteciler hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Hatta bazı yerlerde bunun şiddete dönüştüğünü de gördük. Yani gazeteciler her kesimden baskı ve tehdit alabiliyor. Gazeteciler her şeye rağmen işlerini sonucu ne olursa olsun yapmaya severek devam ediyorlar. Buna ben de dahilim. Basının kamuoyu gözcüsü görevi kapsamında böyle iddiaların haberleştirilmesi bir hak olduğu gibi aynı zamanda gazetecinin bir görevidir.

Gazeteciler dayanışmayla bu baskıları aşabilir

Çünkü gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir yanı var. Bunu engelleyemezler. Bizlere soruşturma açacaklarına habere konu olan kişiler veya olayların düzeltilmesi için çaba harcasalar zaten başka bir şeye ihtiyaç kalmaz. Ama gazeteciler yan yana durarak ve dayanışmayla tüm bunları aşabilir. Güçlü bir toplum için güçlü bir basın olması gerektiği örneğiyle bu mücadelemizi de toplum için, halk için büyütmeliyiz.”

Ne olmuştu?

BirGün gazetesinde 2 Aralık 2023 tarihinde "Köylülere 2,5 saat şiddet" başlığıyla yayınlanan haberde Bursa’nın İznik ilçesine bağlı Göllüce köyünde yaşayan yurttaşlar, jandarma tarafından şiddet ve tacize uğradıklarını iddia etmişti. Darp raporu alan köylüler söz konusu jandarma personelleri ve karakol komutanı hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Arı’dan şikayetçi oldu

MHP’li Levent Uysal’ın şikâyetiyle, 11 Mart’ta “MHP’li vekil Sırbistan Vatandaşıymış”, 15 Şubat’ta “Dolandırıcılığı ödüllendirdiler” ve 19 Ocak’ta “Servet değerindeki araziyi MHP’li kaptı” başlıklı haberler nedeniyle İsmail Arı hakkında soruşturma başlatıldı. Ayrıca Uysal’ın şikâyetiyle Arı hakkında başlatılan dördüncü soruşturma ise Arı’nın Artı TV’de katıldığı “Yakın Takip” isimli program nedeniyle oldu. Söz konusu haberler ise MHP’li Uysal’ın şikâyetiyle erişime engellenmişti. Ayrıca Uysal’ın şikâyetiyle başlatılan dört soruşturmanın dışında eski Adalet Bakanı AKP’li Abdulhamit Gül’ün şikâyetiyle 16 Şubat tarihinde yayımlanan “Gül gibi vurgun” başlıklı haber nedeniyle de Arı hakkında soruşturma başlatıldı.

 

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.