Dava İzleme

Musa Çitil’in istinaf talebine red: Yedi gazeteci tekrar beraat etti

Diyarbakır – Kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) ve Özgür Gündem gazetesinde Şubat 2016’da yayımlanan “Kuşatmanın adı ‘Bayrak 12’, başındaki isim Musa Çitil” başlıklı haberi sosyal medya hesaplarında paylaştıkları gerekçesiyle “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” ve “örgüt propagandası” suçlarından yargılanıp beraat eden yedi gazetecinin istinaf duruşması bugün Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde görüldü. İstinaf Mahkemesi, yerel mahkemenin beraat kararının yerinde olduğuna hükmederek, Çitil’in istinaf talebini esastan reddetti.

Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi, gazeteciler Ömer Çelik, A. Vahap Taş, Çağdaş Kaplan, Selman Çiçek, Hamza Gündüz, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı hakkında 2019 yılında beraat kararı vermiş, sosyal medya kullanıcısı Selim Gönenç’in ise savunması alınamadığı için dava dosyasını ayırmıştı.

Dava savcısı ve Jandarma Genel Komutanlığı Komutan Yardımcısı Korgeneral Musa Çitil yerel mahkemenin beraat kararını istinafa taşımıştı. İstinaf taleplerini değerlendiren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına, gazeteciler Ömer Çelik, İnan Kızılkaya, Kemal Sancılı ve Hamza Gündüz’ün ifadelerinin alınmasına karar verdi.

Musa Çitil mahkemeye gönderdiği dilekçede, mazereti nedeniyle duruşmaya katılmayacağını belirterek, gazeteciler hakkındaki şikayetinin devam ettiğini söyledi.

Mahkeme Başkanı: Delilleri tekrar tartışmak için duruşma açtık

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde görülen davaya, gazeteciler İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı ile avukatları Sercan Korkmaz İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, gazeteci Hamza Gündüz Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde SEGBİS ile duruşmaya katıldı. Gazeteci Ömer Çelik’in mazereti nedeniyle katılmadığı duruşmada onu avukat Resul Temur temsil etti. Duruşmayı Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) avukatı Ülkü Şahin’in yanı sıra sivil polisler de izledi. Yoklama ve kimlik tespiti ile başlayan duruşmada mahkeme başkanı, delilleri tekrar tartışmak için duruşma açmaya karar verdiklerini söyledi.

İlk savunması alınan Özgür Gündem gazetesi eski Sorumlu Yazı işleri Müdürü İnan Kızılkaya, haberin yayınlandığı Özgür Gündem gazetesinin internet sayfasından sorumlu yazı işleri müdürü olmadığını, gazetenin KHK ile kapatılması ve bütün bilgilerine el konulması nedeniyle kimin sorumlu olduğunu bilmediğini söyledi. 

Mahkeme Başkanı “O zaman burada ne işiniz var?” diye sorunca Kızılkaya, gazetenin internet sayfasında yayınlanan haberler konusunda bir sorumluluğunun olmadığını yineledi.

Çitil hakkındaki haberlerin ulusal basında da çıktığını ifade eden Kızılkaya, suçlama konusu yapılan haberin ifade özgürlüğü kapsamında ve toplumu ilgilendiren bir haber olduğunu, kamu görevlisini hedef göstermediğini, bu konuyla ilgili ulusal basında çok sayıda haber çıktığını söyledi. Çitil’in 90’lı yıllarda Mardin’de 13 köylünün öldürülmesiyle ilgili yargılandığı dava ile ilgili bir bilgisinin olup olmadığına dair soruya Kızılkaya, suçlama konusu yapılan haberin içeriğini hatırlamadığını ancak Çitil ile ilgili çok haber yapıldığını bildiğini ifade etti.

Özgür Gündem gazetesi eski İmtiyaz Sahibi Kemal Sancılı ise daha önce verdiği ifadelerini tekrar ettiğini söyleyerek, Musa Çitil’in kamuoyunda tanınan biri olduğunu, kendisiyle bir husumetinin olmadığını belirtti.

Mahkeme Başkanının “Gazetenin imtiyaz sahibi bu haber için bir şey yapamaz mıydı?” sorusuna cevap olarak Sancılı, imtiyaz sahiplerinin gazetede yayınlanan habere müdahale edemeyeceğini, etik olmadığı için kendisinin de müdahale etmeyeceğini ifade etti. 

Çitil haberi konusunda fikri ve düşüncesi sorulan Sancılı, Özgür Gündem gazetesi kapatıldığı için haberin içeriğini incelemediğini ve ulaşamadığını söyledi. Sancılı, suç unsuru olarak gösterilen haberin, haber verme sınırları içinde ve eleştiri amacıyla yapıldığını belirterek, beraatini istedi.

Avukat Korkmaz: Toplum Çitil’i tanıyor, hakkındaki bilgilerin haber değeri var

Sancılı ve Kızılkaya’nın avukatı Sercan Korkmaz ise dava dosyasında yer alan haberlerin açık kaynak araştırmasıyla toplandığını, gazetenin kapatılması nedeniyle haberlerin hangi internet sitesinde yayınlandığının belli olmadığını dikkat çekti. 

Çitil’in kamu görevi nedeniyle toplumun tamamı tarafından bilindiği hatırlatan Korkmaz, yüksek rütbeli bir kişi olan Çitil’in daha 13 köylünün öldürülmesiyle ilgili yargılanıp beraat etmesine rağmen hakkındaki bilgilerin haber değeri taşıdığını söyledi. Çitil hakkında ulusal basında çok sayıda haber yapıldığını bu haberlerin bazılarının övgü bazılarının ise eleştiri olduğunu dile getiren Korkmaz, suçlama konusu yapılan haberin içeriği incelendiğinde Çitil’in hedef gösterildiği veya ifşa edildiği anlamı çıkmadığını söyledi.

Avukat Temur: Gönderdiği mektupla kendini ifşa etmiş

HakkariMedya.com haber sitesi sahibi gazeteci Hamza Gündüz ise haber yayınlanmadan aylar önce web sitesine mahkeme kararıyla erişim engeli geldiğini anlattı. İfade için çağrıldığında haberin içeriğinden haberdar olduğunu kaydeden Gündüz, bu haberin yayınlanmasında kendi sorumluluğu olmadığını, haberi kimin yayınladığını hatırlamadığını söyledi. Mahkeme başkanı defalarca “Bu haberi DİHA’dan mı aldınız?” diye sordu; Gündüz “Evet” cevabını verdi.

Gazeteci Ömer Çelik ve Hamza Gündüz’ün avukatı Resul Temur ise, müvekkillerinin yerel mahkemedeki savunmalarında gazeteci olduklarını söylediklerini hatırlattı. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin verdiği bir kararda, haber niteliği olan yayınlarda ismi yayınlanan kişinin isminin yayınlanmasının hedef gösterme olmadığını açıkça belirttiğine dikkat çekti. İnternette Musa Çitil ismiyle arama yapıldığında, Sur’da yapılan operasyon ve 90’lı yıllarda Mardin’de öldürülen köylülerin davası haberleri çıktığını hatırlatan Temur, Çitil’in ulusal bir kanalda yayınlanan mektubunda kendini ifşa ettiğini söyledi. Temur, müvekkillerinin haberde hedef gösterme kastının olmadığını belirterek, haklarında beraat kararı verilmesini istedi.

Savcı, yerel mahkemenin kararının yerinde olduğunu söyledi

Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, gazeteci Ömer Çelik’in dinlenmesinin yargılamaya yenilik katmaya gerekçesiyle vazgeçilmesine karar verilmesini talep etti. Yerel mahkemenin yedi gazeteci hakkında verdiği beraat kararında bir isabetsizlik olmadığını, katılan tarafın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini istedi. 

Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme, gazeteciler hakkında “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçu yönünden verilen beraat kararının yerinde olduğuna hükmederek, Çitil’in istinaf talebini esastan reddetti.