- Gazeteci Zafer Arapkirli, Suriye'de Alevi köylerine yönelik katliamları kınadığı paylaşımı nedeniyle "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ve "yanıltıcı bilgi yayma" suçlamalarıyla hâkim karşısına çıktı. Arapkirli, “Katliamı kınadım, nasıl tahrik etmiş oluyorum?” dedi.
-
Duruşma, planlanan saatten yaklaşık iki saat sonra başladı. Aynı gün 41 dosyaya bakan mahkeme, savunmaları kısa tutma çağrısı yaptı.
MLSA - Gazeteci Zafer Arapkirli’nin, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı bir paylaşım nedeniyle “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “Yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamalarıyla yargılandığı davanın ilk duruşması bugün İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Mahkemeden “savunmaları uzatmayın” uyarısı
Saat 11.45’te başlaması gereken duruşma, adliyedeki yoğunluk nedeniyle 13.30’da başladı. Mahkeme heyeti, aynı gün içerisinde 41 dosyaya bakıldığını belirterek avukatlara “savunmaları uzatmama” çağrısı yaptı.
Kimlik tespitinin ardından iddianamedeki suçlamalar okundu. X platformda (eski adıyla Twitter) Suriye’deki Alevi köylerine yönelik saldırılara dair değerlendirmelerde bulunduğu gerekçesiyle yargılanan Arapkirli, savunmasına “çok fazla vaktinizi almak istemiyorum” diyerek başladı ve gazeteciliği nedeniyle son dönemde sürekli yargılandığını belirtti:
“Ben birkaç yıl öncesine kadar hakkında dava açılmamış, adliye kapısı görmemiş, vergi ya da trafik cezası olmayan bir gazeteciydim. Şimdi adliyeden çıkamıyorum. İddianamelere bakınca bunların siyasi saiklerle hazırlandığını ve zorlama suçlamalar içerdiğini görüyorum. Son dönemin başat üç suçlaması var: Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve dezenformasyon. Ben üçünü de ‘full paket’ olarak almış durumdayım.”
“Katliamları kınamak suç değildir”
Arapkirli, yargılamaya konu paylaşımının açıkça geçmişte yaşanmış katliamları kınamak amacı taşıdığını vurguladı: "Anadili Türkçe olan herkes için bu sözler açıktır. Suriye’de bugün yaşananlar, geçmişte Çorum, Maraş ve Sivas’ta yaşanan etnik, dini ve mezhepsel katliamları kınamaktır. Bu katliamları yapanlar halkı kin ve düşmanlığa tahrik ediyor. Ben bu katliamları kınayarak nasıl tahrik etmiş oluyorum? Üstelik bana yöneltilen suçlama ‘yanıltıcı bilgiyi yaymak’. Oysa bu katliamlar belgeli, yaşanmış olaylardır. Bu iddianamelerin amacı, benim gibi bağımsız gazetecileri susturmak ve sindirmektir. Biz bunlara katlanırız, gerekirse ceza da yatarız. İdam geri gelse, boynumuzu ipe de uzatırız.”
Arapkirli, ülkenin ifade özgürlüğü ve hukuk endekslerinde gerilemesinden duyduğu üzüntüyü de dile getirerek hâkime şöyle seslendi: “Şahsınızı tenzih ederek söylüyorum: Yapmayın, etmeyin. Bu ülkeye bu kötülüğü yapmayın. Bir hukuk profesyoneli olarak bu işlerin parçası olmayın.”
Avukatı: “Bu dava abesle iştigaldir”
Arapkirli’nin avukatı Kemal Aytaç, müvekkilinin paylaşımının ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu vurgulayarak, “İddianame tamamen yorumdan ibaret. Bu paylaşımda suç unsuru bulunmuyor. Davanın açılması bile abesle iştigaldir. Müvekkilim hakkında beraat kararı verilmesini talep ediyoruz" dedi.
Mahkeme, savcının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için duruşmayı 26 Şubat 2026, saat 13.50’ye erteledi.

