Üç kıtada basına saldırı: Ulusal güvenilğe dair yasalar gazetecileri susturmak için kullanılıyor

Üç kıtada basına saldırı: Ulusal güvenilğe dair yasalar gazetecileri susturmak için kullanılıyor

 

MLSA Eş Direktörü Barış Altıntaş, Perugia Araştırmacı Gazetecilik Festivali'nde uluslararası panele katıldı

 

Gazetecileri Koruma Komitesi'nin (CPJ) bu yılki Perugia Uluslararası Gazetecilik Festivali'nde düzenlediği panelde Türkiye, Rusya ve Kırgızistan'dan gazeteciler ve basın özgürlüğü savunucuları, hükümetlerin bağımsız haberciliği susturmak için ulusal güvenlik yasalarını nasıl silah olarak kullandığını tartıştı. 

Paneli YouTube'da izlemek için tıklayın

CPJ Avrupa ve Orta Asya Program Koordinatörü Gulnoza Said'in yönettiği oturuma MLSA Eş Direktörü Barış Altıntaş'ın yanı sıra, Ağustos 2024'teki mahkum takasıyla serbest bırakılmadan önce aylarca Rusya'da tutuklu kalan Radyo Özgür Avrupa/Radyo Özgürlük gazetecisi Alsu Kurmasheva ve Kırgız yetkilileri tarafından "aşırılıkçı" olarak tanımlanan ve artık tamamen sürgünden yayın yapan araştırmacı haber sitesi Kloop'un kurucusu Rinat Tuhvatshin katıldı.

Türkiye: Yargının baskı aracına dönüşmesi

Altıntaş, MLSA'nın 2018'den bu yana yürüttüğü dava izleme programından elde edilen verileri sundu. Yılda yaklaşık 300 gazetecinin davasının yüzlerce duruşmayla takip edildiği bu programda, terörle bağlantılı suçlamaların oranının yüzde 72'ye ulaştığı görülüyor. Altıntaş, beraatlerin oldukça yaygın olduğunu — vakaların yüzde 65'ini aştığını — ancak tutukluluk uygulamasının gazetecilerin suçlamalar düşürülmeden önce aylarca cezaevinde kalması anlamına geldiğinin altını çizdi. "Türkiye tutukluluğu ceza olarak kullanıyor" dedi.

Altıntaş somut örnekler de aktardı: 2022'de Diyarbakır'da gözaltına alınan 18 Kürt gazeteci, ilk duruşmalarına çıkmadan 13 ay tutuklu kaldı ve ardından beraat etti; bir gazeteci, kamuya açık bir Resmî Gazete kararının ekran görüntüsünü paylaşması nedeniyle 100 gün tek kişilik tecrit hücresinde tutuldu; panelden yalnızca birkaç gün önce ise bir İFJ basın kartı için yapılan ödeme, iddianamede "terör finansmanı" olarak kayıt altına alındı. Altıntaş ayrıca 2022'de yürürlüğe giren dezenformasyon yasasının gazetecilere karşı giderek artan kullanımına da dikkat çekti.

Çözüm önerileri konusunda Altıntaş; beraatla sonuçlanan davalarda gazetecilerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurabilmesi için güçlü hukuki desteğin sağlanmasını, sansürlenen içeriklerin sistematik biçimde belgelenmesini ve arşivlenmesini, özellikle İstanbul dışındaki küçük şehirlerdeki yargılamalara yabancı izleyicilerin katılımını ön plana çıkardı. "Bu, gazeteciye yapılan muameleyi kesinlikle etkiliyor. Yalnız olmadığını hissediyor" dedi.

Rusya ve Kırgızistan: Tırmanma ve sürgün

Cezaevinde geçirdiği deneyimden yola çıkarak konuşan Kurmasheva, Rusya'nın yabancı ajan yasalarının ötesine geçerek ömür boyu hapis cezasına kadar uzanabilen doğrudan ihanet suçlamalarına yöneldiğini anlattı. Tutuklu gazetecilerle — kartpostal göndermek gibi basit yollarla da olsa — dayanışmanın sürdürülmesini talep eden Kurmasheva, demokratik hükümetleri gazetecilerin serbest bırakılmasını somut mevzuatla desteklenen bir diplomatik koşul haline getirmeye çağırdı.

Tuhvatshin ise Kloop'a yönelik sistematik kampanyayı anlattı: web sitesinin engellenmesi, tüzel kişiliğinin feshedilmesi, çalışanların uydurma aşırılıkçılık suçlamalarıyla tutuklanması ve son olarak Interpol'e kırmızı bülten ve diffusion talebi gönderilmesi. Baskıcı hükümetlerin yabancı ajan yasalarına özgü bir ihtiyaç duymadığını, mevcut yasalardaki her türlü boşluğu kullanabildiklerini vurgulayan Tuhvatshin, tamamen sürgünden çalışmanın aslında Kloop'u ülke içinde meslektaşlar varken habercilik üzerinde kurulan öz sansürden özgürleştirdiğini ifade etti.

Panel, Hong Kong ve Amerika Birleşik Devletleri'ne ilişkin sorularla son buldu. Panelistler, tarihsel olarak demokratik standartlar açısından referans sayılan ülkelerdeki basın özgürlüğüne yönelik baskılarla benzerlikler kurdu. "Demokrasi son derece kırılgan" dedi Altıntaş. "Çoğu insan bunu henüz kavramış değil."


MLSA, Türkiye'deki gazeteci davalarını 2018'den bu yana izliyor ve kovuşturmayla karşı karşıya kalan gazetecilere hukuki destek sağlıyor. MLSA'nın dava izleme verileri hakkında daha fazla bilgi için: mlsaturkey.com

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.