Haberler

AİHM Büyük Dairesi: Kavala derhal serbest bırakılmalı

AİHM Büyük Dairesi: Kavala derhal serbest bırakılmalı

AİHM Büyük Dairesi, Türkiye’nin AİHS’yi ihlal ettiğine 15’e karşı 2 oyla hükmetti. Kavala’nın tutukluluğunu “bütünüyle keyfi” bulan Mahkeme, mahkûmiyetinin Sözleşme bakımından geçersiz kabul edilmesini ve mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını istedi. Türkiye ayrıca 113 bin 342 avro tazminat ödeyecek. 

MLSA - AİHM Büyük Dairesi, Osman Kavala’nın başvurusunda kararını açıkladı. AİHM Büyük Dairesi, 17 yargıçtan 15’inin oyuyla Türkiye’nin AİHS’yi ihlal ettiğine karar verdi. İki yargıç karara karşı oy kullandı. 

Mahkeme, ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. madde ile toplantı ve dernek kurma özgürlüğünü düzenleyen 11. maddenin ihlal edildiğine karar verdi. Adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddenin 1. fıkrası, özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddenin 1. fıkrası ve haklara getirilen sınırlamaların amacıyla ilgili 18. maddenin de ihlal edildiği belirtildi.

AİHM ayrıca, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının koşullu salıverilme imkânı olmaksızın uygulanmasının AİHS’nin işkence ve insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağını düzenleyen 3. maddesine aykırı olduğuna karar verdi.

‘Tutukluluk bütünüyle keyfi derhal serbest bırakılmalı’

Mahkeme, Kavala’nın tutukluluğunun 10 Aralık 2019’dan bu yana bütünüyle keyfi olduğunu belirtti. AİHM, bu sürenin Sözleşme’de öngörülen meşru amaçlardan herhangi birini izleyen makul gerekçelere dayanmadığını kaydetti.

Kavala’nın, adil yargılanma hakkının ağır biçimde ihlal edildiği bir yargılama sonucunda verilen cezanın infazı kapsamında tutulmasının da AİHS kapsamında “hukuka uygun” kabul edilemeyeceği belirtildi.

AİHM, ihlallerin ağırlığı ve bunlara son verilmesinin acil olması nedeniyle Türkiye’nin Kavala’nın “mümkün olan en kısa sürede” serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğine hükmetti.

Mahkeme ayrıca Türkiye’nin, Kavala hakkında alınan önlemlerin sonuçlarını ortadan kaldırmak ve tespit edilen ihlalleri etkili biçimde gidermek için mümkün olan en kısa sürede gerekli tüm önlemleri alması gerektiğini belirtti.

Mahkûmiyet ‘geçersiz’ kabul edilmeli

AİHM, Kavala’nın mahkûmiyetinin Sözleşme hukuku bakımından geçersiz kabul edilmesi gerektiğini bildirdi.

Mahkeme, Kavala’nın 25 Nisan 2022’de Gezi Parkı olaylarıyla ilgili suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığını, kararın 28 Aralık 2022’de istinaf mahkemesi, 28 Eylül 2023’te ise Yargıtay tarafından onandığını hatırlattı.

AİHM’ye göre Kavala’nın mahkûmiyeti, Sözleşme tarafından korunan özgürlüklerin kullanılmasına ilişkin eylemlere dayandırıldı. Mahkeme, iç hukuk mahkemelerinin Kavala’nın üçüncü kişilerin gerçekleştirdiği şiddet eylemlerine doğrudan katılımını ortaya koymadan, kamuoyu tartışmalarına katılması, sivil toplum girişimlerine destek vermesi ve Gezi Parkı eylemlerine yönelik faaliyetlerini ağır bir suçun maddi unsurlarıyla eşleştirdiğini belirtti.

AİHM, bu yaklaşımın Kavala’ya “açıkça orantısız ve keyfi” bir cezai sorumluluk yüklediği sonucuna vardı.

‘Yargının bağımsızlığı konusunda yapısal sorunlar var’

Mahkeme, Kavala hakkında yürütülen ceza yargılamasında yargılamanın adilliği ile mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından ciddi eksiklikler bulunduğunu belirtti.

Kararda, Türkiye’de yargı sisteminin bağımsızlığını zayıflatan daha geniş bir yapısal bağlama da dikkat çekildi. AİHM, bu eksikliklerin Kavala’nın adil yargılanma hakkının özünü zedelediğini ifade etti.

Mahkeme ayrıca kararın, siyasi muhalifler, insan hakları savunucuları ve gazetecilerin kapsamı geniş yorumlanan ceza hükümleri üzerinden tutuklanması ve yargılanmasıyla bağlantılı daha geniş bir bağlamın parçası olduğunu belirtti.

Kavala’nın susturulmak istendiği sonucuna vardı

AİHM, Kavala hakkında yürütülen ceza soruşturması, tutukluluk ve mahkûmiyetin esas olarak başka bir amaç taşıdığı sonucuna vardı.

Mahkemeye göre bu tedbirler, Kavala’yı Gezi Parkı eylemlerindeki rolü ve bir insan hakları savunucusu olarak görüşlerini ifade etmesi nedeniyle cezalandırmayı ve susturmayı amaçladı.

AİHM, Kavala’nın iç hukukta verilen bir beraat kararına ve kendisiyle ilgili ciddi ihlaller tespit eden iki bağlayıcı AİHM kararına rağmen özgürlüğünden uzun süre yoksun bırakılmasının hukuk devleti açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu belirtti.

Karar 15’e karşı 2 oyla alındı. Yargıçlar Faris Vehabović ve Saadet Yüksel karara karşı oy kullandı. İki yargıç ortak karşı oy yazarken, Yüksel ayrıca ayrı bir karşı oy da kaleme aldı. Karşı oyların gerekçeleri kararın ekinde yer aldı. 

113 bin 342 avro tazminat

AİHM, Türkiye’nin Kavala’ya manevi zarar karşılığında 70 bin avro, yargılama giderleri ve masraflar için ise 43 bin 342,57 avro ödemesine karar verdi.

Büyük Daire kararları kesin nitelik taşıyor. AİHM’nin kesin kararları, uygulanmasının denetlenmesi için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne gönderiliyor.

Kavala 2017’den beri cezaevinde

Osman Kavala, 18 Ekim 2017’den bu yana kesintisiz olarak cezaevinde tutuluyor.

İş insanı ve insan hakları savunucusu olan Kavala, insan hakları, kültür, sosyal çalışmalar, tarihsel uzlaşma ve çevrenin korunması alanlarında faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve sivil toplum hareketinin kuruluşunda yer aldı.

Kavala hakkında AİHM daha önce de karar vermişti. Mahkeme, 10 Aralık 2019 tarihli kararında Kavala’nın tutukluluğuna dayanak gösterilen şüphelerin makul olmadığına ve tutukluluğun devamının AİHS’ye aykırı olduğuna karar vermişti.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin başvurusu üzerine AİHM, 11 Temmuz 2022’de verdiği kararında Türkiye’nin 2019 tarihli karara uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetmişti.

Bugünkü Büyük Daire kararı, Aralık 2019 sonrasında yaşanan gelişmeleri inceledi ve Kavala’nın tutukluluğu ile mahkûmiyetinin AİHS’ye aykırı olduğu sonucuna vardı. Mahkeme, önceki kararlarındaki tespitlerini de teyit etti.

Kavala’nın başvurusu 18 Ocak 2024’te AİHM’ye yapıldı. 16 Aralık 2025’te AİHM İkinci Dairesi, davayı Büyük Daire’ye gönderdi. Duruşma ise 25 Mart 2026’da Strasbourg’daki İnsan Hakları Binası’nda yapıldı.

AİHM’de Kavala davasına üçüncü taraf katkıları

AİHM Büyük Dairesi, Kavala davasında aralarında MLSA'nın da bulunduğu çok sayıda uluslararası ve ulusal kuruluşun üçüncü taraf (amicus curiae) olarak yazılı görüş sunduğunu belirtti. Büyük Daire önündeki sürece müdahil olan kuruluşlar arasında şunlar yer aldı:

  • European Criminal Bar Association
  • Rights Defenders Initiative (RDI)
  • İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP)
  • Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA)
  • European Association of Administrative Judges (AEAJ)
  • European Association of Judges (AEJ)
  • Judges for Judges Foundation
  • Magistrats européens pour la démocratie et les libertés (MEDEL)

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.