Haberler

Fırat Can Arslan, 1991 tarihli TMK 6/1'den tutuklanan ilk gazeteci oldu

Fırat Can Arslan,  1991 tarihli TMK 6/1'den tutuklanan ilk gazeteci oldu

RIZGAR KARAKOÇAN / DENİZ TEKİN

Diyarbakır’da görevli evli hakim ve savcının görev yerleri ile ilgi paylaşım yaptıkları iddiasıyla başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 5 gazeteciden Fırat Can Arslan tutuklanırken, Delal Akyüz ve T24 editörü Sibel Yükler ile Evrim Deniz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bianet editörü Evrim Kepenek’in sorgusu ise yarına bırakıldı. Fırat Can Arslan’ın TMK 6/1 kapsamında tutuklanan ilk gazeteci olduğu öğrenildi.

Diyarbakır merkezli yürütülen soruşturma kapsamında bugün sabah saatlerinde Ankara ve İzmir'de yapılan ev baskınlarında T24 editörü Sibel Yükler, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Fırat Can Arslan ve Delal Akyüz gözaltına alındı. Birkaç saat sonra da  Bianet Kadın ve LGBTİ+ hakları editörü Evrim Kepenek İstanbul’da gazeteci Evrim Deniz ise ifade vermek üzere çağırıldığı Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde gözaltına alındı.

Geçen yıl Diyarbakır’da tutuklanan 16 gazetecinin iddianamesi hazırlayan savcı ile eşinin, Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) kararnamesiyle başka bir ile tayinleri ile ilgili paylaşımları gerekçesiyle gözaltına alınan gazeteciler, TMK 6. Maddesinde yer alan “Terörle Mücadele görev almış kişileri hedef göstermek” ile suçlandı. Gözaltına alındıkları illerde SEGBİS aracılığıyla Diyarbakır’daki soruşturma savcısına ifade veren gazeteciler Sibel Yükler, Delal Akyüz ile Evrim Deniz, yurtdışına çıkış yasağı ve adli kontrol kararıyla serbest bırakılırken, gazeteci Fırat Can Arslan, yaptığı paylaşımla savcı ve hakimi hedef gösterdiği iddiasıyla tutuklandı. İstanbul’da gözaltında tutulan Bianet Editörü Evrim Kepenek'in ise yarın savcılığa sevk edilmesi bekleniyor. Öte yandan gazeteciler hakkında soruşturma yürüten savcı A.F.K., bu soruşturma kapsamında hedef gösterildiği iddia edilen eski savcı M. Karababa Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunda uzun yıllardır birlikte ve aynı katta çalışması dikkat çekti.

Fırat Can Arslan: HSK kararnamesini paylaştım, yorum katmadım

Ankara'da gözaltına alınan gazeteci Fırat Can Arslan, sorgusunun ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Emniyetteki ifadesini tekrarlayarak suçlamaları kabul etmediğini söyleyen Arslan, "Ben yaptığım paylaşımda sadece HSK kararnamesini paylaştım, hiçbir yorumumu katmadım. Hedef gösterme gibi bir niyetim ve amacım yoktu" dedi.

Arslan'ın HSK kararnamesini olduğu gibi paylaştığını ve amacının kamu görevlisini korumak olduğunu belirten avukat Nuray Özdoğan ise, paylaşımın bilgi amaçlı olduğunu belirterek, "Tutuklama ağır bir durum olacaktır. Habercilerin bu haberi paylaşmalarından dolayı tutuklamaya sevk edilmesi basın özgürlüğünün açıkça ihlalidir" ifadelerini kullandı. Avukat Resul Temur da "Müvekkili kimliği gizli olan bir kimseyi açık etmemiş, herkesin gördüğü bir paylaşımı yapmıştır. Kaçma veya delilleri karartma şüphesi yoktur, söz konusu suçlamayı kabul etmiyoruz" diyerek Arslan'ın tutuksuz olarak yargılanması için serbest bırakılmasını talep etti.

‘Kaçma ihtimali var’ denilerek tutuklandı

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme, Fırat Can Arslan'ın 'kaçma ihtimali' bulunduğunu değerlendirerek "Terörle Mücadelede Görev Almış Kişileri Hedef Göstermek (TMK 6/1) suçlamasıyla tutukladı.

Mahkemenin gerekçesinde, "Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı terör suçları soruşturma bürosunda görev yapan Cumhuriyet Savcısı ve eşi olan hakimin isimleri ve sicil numaraları belli olacak şekilde Cumhuriyet Savcısının görevine ilişkin dava ve bu dava dosyasında tutuklu olan gazeteci kişiler de vurgulanmak suretiyle yeni görev yerinin belirtildiği, sevk olunan kanun maddesinin ilgili maddesindeki hüviyetini açıklamak, yayınlamak, ve hedef göstermek unsurunun oluştuğu..." ifadeleri yer aldı.

‘Parti, sendika üyeliğin var mı?’ sorusu

Gazeteci Evrim Deniz ise Diyarbakır'da ifade için çağrıldığı Huzur Polis Merkezi Amirliği'nde gözaltına alındı. Sağlık kontrolü için hastaneye götürülmesinin ardından "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek" iddiasıyla TEM şubede ifadesi alınan Deniz'e parti, sendika ve dernek üyeliği olup olmadığı, legal veya illegal olarak yurt dışına çıkıp çıkmadığı, aile bireyleri veya akrabaları arasında PKK/KCK'de faaliyet yürüten veya 'etkisiz hale getirilen' olup olmadığı, gazeteci Fırat Can Arslan'ı tanıyıp tanımadığı, ne gibi ilişki ve irtibatının olduğu ve söz konusu tweetini retweetleme amacı soruldu.

‘Bu haberler sayesinde görev yeri değiştirildi’

Fırat'ı gazeteci olduğunu için tanıdığını söyleyen Deniz, ifadesinde kimseyi hedef göstermediğini belirterek, "Fırat gazeteci olduğu için kamuoyu ile paylaşılacak bilgiyi paylaşaması sebebiyle bu bilgiyi ben de hesabımdan paylaştım. Yine gazetecilerin yargılandığı bir davada 2 kişinin evli olduğu bilgisi gazeteciler tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Bu haberlerden sonra bu iki kişinin görev yerleri değiştirildi. Aslında bu paylaşımı yapmamdaki amaç bir hukuksuzluğu ve yapılan haberler doğrultusunda kişilerin görev yerlerinin değiştirilmesiydi. Yani bu haberler sayesinde görev yerleri değiştirildi. Yapmış olduğum bu paylaşımın suç olduğunu düşünmüyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

‘Gazetecilik faaliyetleri kapsamında değerlendirilmeli’

Deniz'in avukatlarından Esmer Özer, söz konusu retweetteki bilgilerin HSK'nin resmi sitesinde mevcut olduğunu, isteyen her vatandaşın bu bilgiye erişebileceğini belirterek, "Kamuoyunun bilgilendirilmesi ve ifade özgürlüğünün korunması gazetecilik mesleğinin temel unsurudur. Mesleki faaliyet kapsamında yapılan paylaşımın suç unsuru taşıdığı söylenemez" diye konuştu. Söz konusu paylaşımın gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve suç unsuru taşımadığını söyleyen avukat Zeynep Karayılan ise Deniz'in serbest bırakılmasını talep etti.

Evrim Deniz, ifade işlemlerinin ardından sağlık raporu için hastaneye ve ardından savcılığa sevk edildi. Savcı, Deniz'i yurt dışı çıkış yasağı ve imza şartı talebiyle Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti. Deniz'in ve avukatlarının mahkemede savunmaları alınmadan savcılığın adli kontrol talebinin kabulüne yönelik karar veren Sulh Ceza Hakimi, avukatların talep etmesi üzerine duruşma salonuna geldi.

Diyarbakır Baro Başkan Yardımcısı Avukat Mehdi Özdemir, söz konusu paylaşımın içeriğinin, halkın haber alma özgürlüğü ve düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında yer aldığını söyledi. TMK 6/1'den açılan soruşturmanın mesnetsiz olduğunu belirten Özdemir, şöyle konuştu: "Soruşturma kapsamında savcı Mehmet Karababa'nın ismi ve soy ismi belirtilerek yapılan paylaşım söz konusu kişinin terörle mücadelede görev almaması itibariyle mesnetsizdir. Savcılığın adli kontrol talebi, Anayasa'nın 26 ve 28. Maddeleri kapsamında temel hakları ihlal edici boyutta olması ve atılı suçun unsurlarının oluşmaması gözetildiğinde hukuki dayanaktan yoksundur."

Sibel Yükler, Evrim Deniz ve Delal Akyüz serbest

Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın talebini kabul ederek Deniz'in serbest bırakılmasına karar verdi. Öte yandan Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliği, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Delal Akyüz'ün de imza şartı ve yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Bu arada Ankara'da gözaltına alınan T24 editörü Sibel Yükler de adli konrol şartıyla serbest bırakıldı.

 

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.