Haberler

Gazeteci Canan Kaya hakkındaki soruşturmada takipsizlik: Dezenformasyon için özel kasıt gerekir

Gazeteci Canan Kaya hakkındaki soruşturmada takipsizlik: Dezenformasyon için özel kasıt gerekir
MURAT KÖK*
Gazeteci Canan Kaya hakkında deprem yayını gerekçe gösterilerek “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” şüphesiyle başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verildi. Basın özgürlüğü vurgusu yapan savcı, kararında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçu için özel kasıt gerekir dedi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, Medya Koridoru İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Canan Kaya hakkında 13 Şubat 2023 tarihinde YouTube kanalından yaptığı deprem yayınını gerekçe göstererek “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak (Türk Ceza Kanunu madde 217/A)” şüphesiyle 18 Mart 2023 tarihinde soruşturma başlatmıştı Kaya'nın 6 Şubat depremlerinin yedinci gününde yaptığı ve Adıyaman’da görev yapan gazeteci Abdullah Aslan’ın iddialarına yer verdiği yayınının, Anayasa Mahkemesi'nin polise bu yetkiyi veren kanun maddesini iptal ettiği 19 Şubat 2020 tarihli kararına rağmen hukuksuzca gerçekleştirilen “sanal devriye” sırasında tespit edildiği ve polisin gazetecinin sosyal medya hesaplarına girmeye çalıştığı ortaya çıkmıştı.

Savcı, ‘dezenformasyon’ için özel kasıt gerekir diyerek takipsizlik kararı verdi

Gazeteci hakkındaki soruşturmayı yürüten savcı Selman Bacaksız, 10 Mayıs 2023 tarihinde kararını verdi. Hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” şüphesiyle soruşturma yürütülen Kaya’nın gazeteci olduğu vurgusunu yapan savcı Bacaksız, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi ile düzenlenen suçun özel kasıtla işlenebileceğini belirtti.  Savcı, kararında şu ifadelere yer verdi: “Somut olayda gazeteci olan şüphelinin dosya içeriğinde bulunan açık kaynak araştırma raporu ile tespiti yapılan sosyal medya hesabındaki, bir başkasının dile getirdiği sözlerin bulunduğu video paylaşımının; kamu barışını bozmaya yönelik açık ve yakın bir tehlike içermediği gibi özü itibariyle etkili bir şiddet çağrısı ya da nefret söylemi de içermediği ayrıca şüphelinin ‘sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak’ kastıyla hareket ettiğine dair savunmasının aksini gösterir herhangi bir delilin de olmadığı, eylemin kamu barışını bozduğuna dair de yeterli delil ve emarenin bulunmadığı, gazeteci olan şüphelinin eyleminin basın özgürlüğü sınırları içerisinde vücut bulduğu…” Savcı, gazeteci Abdullah Aslan hakkında aynı şüpheyle soruşturma yürütüldüğünü belirtti ve Kaya yönünden suçun yasal unsurlarının oluşmadığına kanaat getirerek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdi. *Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.
Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.