Basın Özgürlüğüİfade Özgürlüğü

Gazeteci Deniz Yücel için “devleti alenen aşağılama” iddiasıyla 2 yıl hapis istemi

Almanya’da yayın yapan Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel hakkında TCK 301. maddesi uyarınca “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama” suçlamasıyla dava açıldı. Yücel’in yargılanmasına 1 Temmuz 2021 tarihinde başlanacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yücel’in Almanya’da yayın yapan Die Welt gazetesinde yayımlanan yazıları nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesince yargılandığı hatırlatıldı. 16 Temmuz 2020 tarihinde görülen karar duruşmasında Yücel’in “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçundan beraatine, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan ise 2 yıl 9 ay hapis cezası almasına hükmedilmişti.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Yücel’i yargılayan mahkemenin 11 Eylül 2020 tarihinde suç duyurusunda bulunduğu, Adalet Bakanlığı’nın ise 11 Mart 2021 tarihinde TCK 301 uyarınca kovuşturma yapılması için izin verdiği kaydedildi. 

İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi hükmü açıklarken, gazeteci Yücel’in 2016 yılının Ekim ayında yayımlanan iki yazısını gerekçe göstererek TCK’nın 301. maddesince düzenlenen “Türkiye Cumhuriyet Devletini, hükümetini, yargı organlarını ve devletin emniyet teşkilatını aşağılama” suçu uyarınca; 6 Kasım 2016 tarihli başka bir yazısında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafı üstüne “darbeci” şeklinde başlık attığı gerekçesiyle “Cumhurbaşkanına hakaret” suçu uyarınca iki ayrı suç duyurusunda bulunulmasına karar vermişti. 

“Kürt annesini göremesin” fıkrasını ve “Ermenilere yapılan soykırım” ifadesini içeren iki yazı, 301. madde uyarınca suç duyurusunda bulunmak için yeterli görülmüştü.

Yargılama 1 Temmuz’da başlayacak 

İddia makamı ayrıca Yücel’in ifadesinin ikamet ettiği ülkeden istinabe yoluyla alınmasını talep etti. Hakkında 2 yıla kadar hapis cezası istenen gazeteci Yücel’in yargılamasına 1 Temmuz 2021 tarihinde İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde başlanacak.

İddianamede Yücel’in daha önce yargılandığı dava kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçu için delil kabul edilen bu yazılara dair savunmasına da atıfta bulunuldu, “Almanya’da Almanca olarak yayımlanan yazısıyla hangi halkı nasıl kin ve düşmanlığa tahrik ettiğini, yine yazılarının birinde Ermeni Soykırımı ibaresini kullanmış olmasının suç olarak sayıldığını, bu ifadeyi kullandığını, soykırıma basketbol maçı diyemeyeceğini, bu tarihi gerçeğin suç sayılması tarihi değiştirmeyeceğini, Türkiye toplumunun büyük kısmı bu gerçeği inkar etse de aslında herkesin her şeyin farkında olduğunu” beyan ettiği vurgulandı. 

Yücel’in “Kürt annesini görmesin” fıkrasını ise “Türkiye’de Kürt vatandaşlarının maruz kaldığı ayrımcılığı ve eşitsizliği eleştirmek için aktardığını” beyan ettiği ifade edildi. 

Savcı, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” beraatine itiraz etmişti

Yücel’in 2 yıl 9 ay hapis cezası aldığı yargılama sonunda duruşma savcısı, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasından beraat kararına itiraz etmişti. Gazetecinin beraatine karar verilmesinin “usul ve yasaya aykırı” olduğu iddiasıyla istinaf incelemesi talep eden savcı, “Kürt’ün annesini görmemesi” fıkrası ile “Ermenilere yapılan soykırım” ifadesini bu suç için delil kabul etmişti.

“Kürtün annesini göremeden ölmesi” fıkrası ve “Ermeni soykırımı” ifadesi delil

Yücel hakkında açılan yeni davada “Türkiye Cumhuriyet Devletini, hükümetini, yargı organlarını ve devletin emniyet teşkilatını aşağılama” suçu için delil kabul edilen yazılardan biri, 26 Ekim 2016 tarihinde Die Welt gazetesinde yayımlanan yazısında alıntıladığı fıkra: 

“Kürtler arasında Türk Devletinin Kürtlere olan tavrını belki de en iyi tanımlayan, en bilindik fıkra şöyle: bir Türk ve bir Kürt ölüm cezasına çarptırılır. Kürt’e son isteğin nedir diye sorarlar. Kürt, kısa bir süre düşünür ve şöyle der: Anneciğimi çok seviyorum, bu dünyadan göçüp gitmeden önce son bir kez daha görmek istiyorum. Aynı soru Türk’e de sorulunca, Türk tereddüt vermeden cevap verir: Kürt’ün annesini göremeden ölmesi…” 

“Ermenilere yapılan soykırım” ifadesini içeren diğer yazı ise 27 Ekim 2016 tarihinde yayımlanmıştı.