Dava İzleme

Gazeteci Dindar Karataş, ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla yargılandığı davada beraat etti

Van – Savunmanlığını MLSA’nın üstlendiği gazeteci Dindar Karataş’ın “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması, 17 Kasım’da Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme, suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığını belirterek Karataş’ın beraatine karar verdi. 

Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Dindar Karataş’ın yaptığı haberler ve telefon görüşmeleri gerekçe gösterilerek yargılandığı davanın 16 Kasım’da görülmesi planlanan duruşması, mahkeme heyetinin cenaze törenine katılacağını belirterek duruşmayı ertelemesi üzerine bugün Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Karar duruşmasına Karataş Van 4.Ağır Ceza Mahkemesinden, avukat Erselan Aktan ise İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinden SEGBİS yoluyla katılırken avukat İrfan Sarı duruşma salonunda hazır bulundu. 

Karataş : Haberim bir ihbar olarak değerlendirilmeliydi 

Gecikmeli olarak başlayan duruşmada ilk olarak gazeteci Karataş söz aldı. Savcılığın bir önceki duruşmada verdiği mütalaaya ilişkin savunma yapan Karataş, gazetecilik faaliyetlerinin mütalaada suç unsuru olarak sunulduğunu söyledi: “Bu haberlerin suç unsuru olarak sunulması kabul edilebilir değil. Ben gazeteciyim.  Yüzlerce haber içinden cımbızla bir iki haberin seçilmesi de ayrıca ilginç. Haberler yazılırken belli bir tespite dayanır. Tutak’taki o  insanların işkenceye uğradığı hastane raporlarında yer alıyorken işkence yapanlar yerine ben yargılanıyorum.Bunun bir ihbar olarak kabul edilmesi lazım aslında.”

Savunmasının devamında dosyada yer alan diğer haber içeriklerine de değinen Karataş,  “Cezaevlerine ilişkin yaptığım haberler de dosyada yer alıyor. Ben de cezaevinde kaldım ve haberlerde yer alanların daha fazlasını kendim  yaşadım.  Bu haberler suç unsuru olarak sayılıyor. Altı ay boyunca fiziki ve teknik takip yapılmış. Burada bir ajansta çalışmam örgüte çalışıyormuşum gibi lanse ediliyor. Bu ajans resmi bir ajans ve hala orada çalışıyorum” dedi. Gazeteci olarak ihlalleri yazmaya devam edeceğini söyleyen Karataş, beraatini talep etti. 

Müvekkilimiz gazetecidir

Karataş’tan sonra söz alan avukat Erselan Aktan, müvekkilinin bir işkence haberini tüm yönleriyle araştırdığını ve legal bir sitede yayınladığını söyleyerek, “Gazeteci Dindar Karataş, Tutak’ta hayatını kaybeden bir köylünün ölümüyle ilgili farklı çevrelerden, tanıklardan, olaya müdahil olan hak savunucularından görüş alarak haber yazmıştır. Yaptığı haber incelendiğinde yaşam hakkı ihlaliyle ilgili bir soruşturmanın açılması ve kovuşturmaya dönüştürülmesi için gereğinden fazla bilgi ve veri mevcut. Ancak bu konuyla ilgili hiçbir soruşturma açılmış değil. Gazetecilik faaliyetinin, kamunun olduğu kadar sizin de bilgi alma hakkınıza işlerlik kazandıran, bu tür olaylar için sorgulama makamlarını harekete geçmeye çağıran bir yönü bulunmakta. Müvekkilin yaptığı haber, bir yaşam hakkı ihlalinin suç duyurusu niteliğindedir. Yargılanması gereken müvekkil değil, ihlale sebep olanlardır ve bu sorumluluk sizdedir. Öte yandan iddia makamı, gazeteci müvekkilin yaptığı haberlerde kullanmadığı kelimeleri dahi iddianameye konu etmiştir. İddia makamı, müvekkilin kullanmadığı bazı sıfat ve yaftaları atılı suçun vücut bulduğunun delili olarak göstermiştir. Savcılık tabiri caizse kendini müvekkil gazetecinin editörü yerine koymuş ve haber yazımında hangi sıfat ve yaftaları kullanmasını salık vermiştir. Vurgulamak gerekir ki ne gazetecilik sıfat koyma ve yaftalama yeridir ne de savcılık tashih mercidir. Mütalaada yer verilen ‘algı yönetimi’ kavramının ise hukuki literatürde ve mevzuatta hiçbir karşılığı yoktur. Müvekkilin beraatı gerekmektedir” dedi.

Daha sonra söz alan avukat İrfan Sarı, Karataş’ın gazeteci olduğunu vurguladı ve “Müvekkilim  gazetecidir. Bir ajansta çalışıyor. Herkes Yeni Şafak’ta çalışacak diye bir zorunluluk yok. Muhalif bir kuruluşta da çalışılabilir. Müvekkilimin örgütle herhangi bir ilişiği yoktur. Yaptığı haberler yüzünden bugün buradadır. Tutak’ta yaptığı haberden sonra teknik ve fiziki takibe alınıyor ve bir şey çıkmıyor bu takipten. Yapılan haberlere bakıldığında da gazetecilik dışında bir şey yok. İddianamede yer alan diğer röportajlarında da demeç verenlerin beyanları var. Karşıdakinin söylediğini olduğu gibi aktarmak gibi bir vazife var meslekte. Müvekkilim de bunları yapmış” dedi. 

Savunmaları dinleyen mahkeme heyeti, gazeteci Dindar Karataş’ın isnat edilen suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığını belirterek beraatine karar verdi.