Duruşma Haberleri

Mahkeme, Şebnem Korur Fincancı’nın tutukluluğunun devamına karar verdi

Mahkeme, Şebnem Korur Fincancı’nın tutukluluğunun devamına karar verdi
EYLEM SONBAHAR*
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Şebnem Korur Fincancı hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla açılan dava Ocak ayına ertelendi. Medya Haber TV’de katıldığı bir programda TSK’nın askeri operasyonlarda kimyasal silah kullandığını gösterdiği iddia edilen görüntülere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fincancı’nın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında savcılıkta ifadesi alınmıştı. Sevk edildiği Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 27 Ekim’de tutuklanan Fincancı, İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ikinci duruşmasında hakim karşısına çıktı.

Duruşma öncesi adliye polis ablukası altında 

Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nin birçok noktasında bir önceki duruşmada olduğu gibi yine polisin konuşlandırıldığı, duruşma öncesi ve sonrasında yapılacak basın açıklaması noktasının ise bariyerlerle kapatıldığı görüldü.  Birçok avukatın hazır bulunduğu duruşmayı baro başkanları, konsolosluk temsilcileri, milletvekilleri de izledi. Fincancı’nın etrafında bekleyen jandarma ile bulunduğu duruşmada mahkeme başkanı, mütalaa için savcıya söz verdi. İlk duruşmada sunduğu esas hakkındaki mütalaasını  tekrarlayan savcı, Şebnem Korur Fincancı'nın “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan üst sınırdan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devam etmesini istedi. Milli Savunma Bakanlığı'nın avukatı Tuğba Kazancı'nın katılma talebinde bulunması üzerine hakim, aynı talebin geçen celse reddedildiğini söyleyerek değerlendirmeye almadı.

'Savunmanın sesini kısmayın'

Usule ilişkin itirazda bulunan avukat Oya Meriç Eyüboğlu, "Bu duruşmanın adil yargılama haklarının yerine getirilerek yürütülmesini istiyorsanız daha büyük bir salona alınması talebimizi yeniden değerlendirin" dedi. Batman Barosu Başkanı avukat Erkan Şenses de "3 müdafii sınırı açık bir şekilde hukuka aykırıdır. Türkiye'nin hiçbir yerinde propaganda davasında avukat sınırı konulduğunu görmedik. Savunma makamının sesini kısmayın. 3 avukat sınırlandırmasını kaldırın" diye konuştu. Talepleri değerlendiren hakim, aynı salonda ve 3 avukat sınırlandırmasıyla duruşmaya devam etme kararı verdi. Savunmasına başlayan Fincancı, "Savcı beye teşekkür etmek istiyorum. Çünkü uzun ve bilimdışı ifadeler ile iddianameyi epey sadeleştirmişsiniz. Ama intihalden kurtulamamışsınız. Yaşananların sizin üzerinizdeki etkisini bilemiyorum. Ancak süreç inanılmaz bir algı ile yürütülüyor. Benim için vatandaşlıktan çıkarılsın deniyor. Kimi kimin vatanından çıkarıyorlar?" diye sordu. Fincancı savunmasına şöyle devam etti: "Bu hafta sonu Milli Savunma Bakanı 'Kimyasal silah iftirasında bulunanları milletimiz asla affetmeyecektir' dedi. Şimdi bu talimat değil de nedir?"

'İsrail'de de suç işlenince bu benim derdim olur'

Tıbbi bir değerlendirmeyi propaganda eylemi olarak nasıl değerlendirebiliyorsunuz? Tıbbi görüşümü bildirip, bağımsız heyetler incelesin dememden nasıl bir çıkarım yaptığınızı çok merak ediyorum.  Küresel salgınla karşı karşıyaydık. İnsanların güvendiği kurum Türk Tabipleri Birliği'ydi. Bu süreçte bazı şeyleri ortaya çıkaran da TTB'nin merkez konseyinin onurlu insanlarıydı. Onlar TTB kapatılsın derken meslektaşlarımız bizleri seçtiler.  Ben teröristsem hangi örgütten terörist olduğumu çok merak ediyorum. TTB mi, işkenceye karşı komisyonlar mı ya da Filipinler'deki insan hakları örgütleri mi? Hangi örgüt?"  "İsrail'de de suç işlenince bu benim derdim olur." diye belirten Fincancı, "Onlar suç işlemeye devam ettikçe ben de at sineği olarak sırtlarından inmeyeceğimi ve hakikatin peşinde olacağımı söylüyorum. TTB'den kurtulmayı istiyorlar benden hayli hayli kurtulmak istiyorlar. İdam cezası getirilirse ancak o zaman. Karşı olduğumuz bir eylemi gerçekleştirirseniz kurtulmuş olursunuz. Dört duvar arasına koymakla korkutamazsınız. Nazım'ın da dediği gibi "O duvarınız vız gelir bize vız!" dedi. Melih Cevdet Anday'ın "Olsun da Gör" şiirinden dizeler de okuyan Fincancı, "Suçlamalarınızı reddediyorum." diyerek savunmasını sonlandırdı. Salonda bulunanlar Fincancı'ya alkışlarla destek verdi.

'Bir iddia ilgili etkili soruşturma yapılmasını suçtan menfaati olan istemez'

Fincancı’nın ardından savunmaya başlayan avukatlardan Barış Yavuz, "İddia makamının mütalaasına katılmıyoruz. Sayın başkan bugün bir kelime kullandınız. 'Mütalaayı tekrarlatacağım' dediniz. Aynı mütalaanın olduğunu nereden biliyorsunuz?" diye sordu. Devam eden av. Yavuz, "İşkence insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. TTB, 1990'dan bu yana işkence görenlerin tedavi süreçlerini sağlamıştır. Raporlar hazırlanmıştır. İşkenceyi bu ülkede kim yapıyor? Polisin, jandarmanın işkence yaptığını söylemek suç mu oluyor. Şebnem Korur Fincancı ilk duruşmaya yol boyunca elleri kelepçeli getirildi. Bunun işkence olduğunu söylemek mi suç? Bir iddia ilgili etkili bir soruşturma yapılmasını kim istemez? Bu suçtan menfaati olan istemez. Milli Savunma Bakanı, "Milletimiz affetmeyecektir" dedi. Bu bakan şunu da dedi: "Bir heyet teşkil ettik. Her şeye rağmen ne olur ne olmaz diye heyet yolladık. İnceleme ve ölçümleri yaptılar. Kimyasal silah olduğuna dair herhangi bir rapor yok" Ne olur ne olmaz demek ne demek?" diyerek savunmasını tamamladı.

Duruşma düzenine itiraz eden gazeteciye: 'Çalışmayın o zaman' 

Bir gazetecinin mahkeme başkanına, "Duruşma salonunun değiştirilmesi talebini reddettiniz. Ama biz basın mensupları bu koşullarda çalışmak istemiyoruz" demesi üzerine hakim, "O zaman çalışmayın" şeklinde yanıt  verdi. Ardından avukatlar, "Sadece sözümüzün kesilmemesini değil adil yargılamanın da sağlanmasını istiyoruz" dedi. Mahkeme başkanı ise, "Çok da adil bir yargılama yapılıyor" diye yanıt verdi. "Biz bu devletin kadına, avukata bakış açısını biliyoruz da hekime olan bakış açısını da gördük" diye konuşan avukat Şevin Kaya, "Vereceğiniz kararların bu aşamada adalet getirmesini istiyoruz. TTB kurulduğu günden bugüne sürekli yargılanmaya, hedef alınmaya devam etti. Şebnem Korur Fincancı’nın sözleri de rahatsız edebilir. Ama ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmek gerek. Türkiye’de yargılamaların durumunun farkındayız. Siz de bu davada hızlı bir yargılama yapıyorsunuz. Şebnem Korur Fincancı nezdinde halkı susturma, baskı yaratmada mahkemeniz de bir araç olarak kullanılıyor" şeklinde konuştu. Av. Kaya, "Tüm yurttaşlar yasa ile sınırlı ama sizler daha sınırlısınız. Bu dönemler geçer hukukla bağlı olmayanlar yargılanır" diye konuşarak savunmasını sonlandırdı.

'Örgütsel materyal denilen kitap hakkında mahkeme kararı yok'

Politik bir dava ile karşı karşıya olduklarını belirterek konuşmasına başlayan avukat Oya Meriç Eyüboğlu, "Siyasi iktidarın kişileri hedef alarak yaptığı açıklamalarda "terörist, vatan haini" kelimeleri havada uçuşuyor. Hukukun onlara dokunmayacağını bildikleri için bu cüretle konuşuyorlar" diye belirtti. Eyüboğlu, "Örgütsel materyal olarak "Dağın ardına bakmak" kitabı gösterildi. Bu kitabı isteyen internetten, isteyen herhangi bir kitabevinden alabilir. Hakkında mahkeme tarafından verilmiş bir karar yok. Öyle bir kitap ki Şebnem Korur Fincancı dışında herkes alabilir, okuyabilir. Bu davanın politik dayanağı siyasilerin demeçleri, siyasi iktidara yakın medya kanalları ve sosyal medya üzerinden yürütülen linç kampanyalarıdır. Suçun maddi unsurları yok evet manevi unsurları açısından da pek bir şey söylemek mümkün değil." dedi.

'Makul süre' gerekçesiyle tutukluluğa devam kararı verildi 

"2 buçuk ay geçti. Müvekkilin açıklamalarından sonra açık ve yakın tehlike oluştuğu, kamu güvenliğinin tehlikede olduğu ile ilgili bir şey yaşanmadı." diye konuşan Eyüboğlu şöyle devam etti: "AYM ve AİHM, sadece içinden cımbızla alıp bir cümle değerlendirme yapamazsınız. Bütüne bakılması gerekir diyor. Müvekkil programdaki konuşmasında Cenevre Sözleşmesine atıf yapmıştır. Bu atıf hukuka uygundur. Ortada bir hak kullanımı vardır. Genel olarak ifade özgürlüğü özel olarak ise akademik özgürlük. İkisinin kullanımı konusunda AİHM, AYM kararları vardır. AİHM, bilim insanın uzmanlık alanına ilişkin birikimlerini ifade etmesinin sıradan vatandaşlara göre daha çok korunması gerektiğini söylüyor. Şimdiye kadar yaşanan süreç bir bütün aslında. Müvekkil yurt dışından gelmeyebilirdi. Kendi ifadesi ile bu topraklara borcu olduğu için geldi. Adil yargılanma hakkına ilişkin taleplerimizin reddedilmesi, 3 avukat sınırlandırması, duruşmanın 10 gün içinde bir zamana bırakılmasını biz bugün tahliye değil bir ceza verileceği olarak değerlendiriyoruz. Varolan siyasi baskı dışında bir karar verilmeyeceğini biliyoruz. Heyetinizi reddediyoruz."  20 dakika verilen aranın ardından mahkeme, "Kuvvetli suç şüphesinin varlığının devam ettiği, tutuklulukta geçen makul süreyi aşan bir durum olmadığı, tutuklamaya alternatif koruma tedbirlerinin bu aşamada yetersiz olacağı" gerekçesiyle Şebnem Korur Fincancı’nın tutukluluğuna devam kararı verdi. Reddi hakim taleplerinin de süresinde yapılmamış ve davayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle reddeden mahkeme, davayı 11 Ocak 2023 tarihine erteledi. *Bu işin hakları, Atıf-Gayriticari (CC BY-NC) Lisans ile kısmen saklıdır. Bu iş, MLSA’ya atıf ile ve ticari olmayan amaçlar ile kullanılıp dağıtılabilir.
Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.