- Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisi imzacılarına dava açtıklarını açıkladı ancak, açılmış bir dava değil, Bakanlığın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan bir soruşturma bulunuyor.
- Bakanlık dilekçesinde 'Ramazan genelgesini' savunarak, imzacılara dört ayrı suçlama yöneltti.
- Savcılık, 168 imzacının adreslerinin tespiti için emniyete yazı yazdı ve imzacıların ifadelerini almaya başladı.
Semra Pelek
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), “Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı bildiriyi imzalayan 168 kişi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Bakan Yusuf Tekin “dava açtık” açıklaması yaparken, dosyada henüz açılmış bir kamu davası bulunmuyor. Savcılık, MEB'in dilekçesi üzerine imzacılar hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”, “devletin kurum ve organlarını aşağılama” (TCK 301), “kamu görevlisine hakaret” ve kamuoyunda ‘sansür yasası’ olarak bilinen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları kapsamında soruşturma başlattı.
Millî Eğitim Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü imzasıyla hazırlanan yedi sayfalık, konu başlığında "suç duyurusu" yazan dilekçe, 20 Şubat 2026 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunuldu.
Başsavcılık, 24 Şubat’ta Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne yazı yazarak bildiriyi hazırlayan ve imzalayan kişilerin adreslerinin tespit edilerek ivedilikle bildirilmesini istedi. Savcılık, “Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı açıklamanın imzacılarını ifadeye çağırmaya başladı.
Soruşturma şikâyetle başladı
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, kamuoyuna yaptığı açıklamada bildiriyi imzalayanlar hakkında “dava açtıklarını” duyurdu. Ancak, dosyada açılmış bir kamu davası bulunmuyor. Yöneltilen suçlamalar kapsamında soruşturma başlatıp dava açma yetkisi savcılıklarda bulunuyor. Bu nedenle süreç, Bakanlığın suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma aşamasında.
Dilekçede, Millî Eğitim Bakanlığı’nın adı metin içinde açıkça geçmemesine rağmen Bakanlık “ihbar eden/şikâyetçi” sıfatıyla yer aldı.
Suçlama hangi gerekçeye dayanıyor?
Bakanlığın dilekçesinde, 81 il valiliğine gönderilen “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Maarifin Kalbinde Ramazan ayı etkinlikleri” konulu yazı kapsamında düzenlenen etkinliklerin bildiriyle hedef alındığı savunuldu. Ancak, bildiride söz konusu yazıya veya Ramazan etkinliklerine doğrudan bir atıf bulunmuyor.
Dilekçede bildiriyi hazırlayan ve yayımlayanlar “şüpheli” olarak gösterildi. İmzacılara “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik (TCK 216)”, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A)”, “Devletin kurum ve organlarını aşağılama (TCK 301)”, “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (TCK 125/3)” suçlamaları yöneltidi.
Dilekçede bildiriyi hazırlayan ve yayımlayan ilgililer hakkında soruşturma başlatılarak kamu davası açılması talep edildi.
Anayasa ve “millilik” vurgusu
Bakanlık, Ramazan ayı etkinliklerinin yalnızca idari bir tasarruf olmadığını, dayanağını doğrudan Anayasa’dan aldığını savundu. Dilekçede Anayasa’nın 2, 5, 24 ve 42. maddelerine atıf yapıldı.
Metinde, “Ramazan ayı bu ülkede yalnızca bir ibadet ayı değil, kültürel hafızanın, dayanışmanın, yardımlaşmanın, paylaşmanın ve toplumsal birlik duygusunun bir parçasıdır” denildi. Fitre, zekât, iftar sofraları, komşuluk bilinci, sabır ve empati gibi değerlerin pedagojik açıdan anlamlı olduğu savunuldu. Dilekçede “milli irade”, “milli değerler”, “milli eğitim politikaları” ve “milli kültür” ifadeleri tekrarlandı.
Bakanlık, Ramazan ayı etkinliklerine katılımın öğrencilerin “gönüllülük esasına” dayandığını belirtti. Bildirideki ifadelerin ise eleştiri sınırlarını aştığı ve birden fazla suçun unsurlarını içerdiği ileri sürüldü.
Soruşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor. Savcılığın imzacıların ifadelerini aldıktan sonra dosya hakkında karar vermesi bekleniyor.
Bildiri neydi?
SOL Parti üyelerine ve parti binalarına yönelik bazı grupların saldırılarının ardından, aralarında yazar, akademisyen, gazeteci ve meslek odası temsilcilerinin bulunduğu 168 kişi “Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, laikliği savunan isimlere yönelik saldırıların görmezden gelindiği belirtilerek, “Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!” ifadeleri yer aldı.

