Haberler

Nurcan Kaya’nın yargılanması AİHM’e taşındı: Mesleki faaliyetleri suçlama konusu yapıldı

Nurcan Kaya’nın yargılanması AİHM’e taşındı: Mesleki faaliyetleri suçlama konusu yapıldı

 

  • MLSA Hukuk Birimi, avukat ve insan hakları savunucusu Nurcan Kaya’nın “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılanması ve hakkında uygulanan adli kontrol tedbirleri nedeniyle AİHM’e başvurdu. 

  • Başvuruda, Kaya’nın avukatlık, akademik çalışma ve insan hakları faaliyetlerinin suçlama konusu yapıldığı belirtildi.

  • Başvuruda, yaklaşık üç ay elektronik izlemeli konutu terk etmeme tedbirine tabi tutulan Kaya’nın halen yurt dışına çıkış yasağı altında olduğu, yasağın uluslararası mesleki ve akademik faaliyetlerine katılmasını engellediği ve AYM’nin daha önce aynı nitelikteki yasağı ifade özgürlüğü ihlali olarak değerlendirmesine rağmen tedbirin yeniden uygulandığı vurgulandı.

 

İSTANBUL – MLSA Hukuk Birimi, Diyarbakır Barosuna kayıtlı avukat, araştırmacı, akademisyen ve insan hakları savunucusu Nurcan Kaya hakkında yürütülen ceza yargılaması, uygulanan adli kontrol tedbirleri ve verilen mahkûmiyet kararı nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurdu. Başvuruda, Kaya’nın mesleki ve sivil toplum faaliyetlerinin “örgüt üyeliği” suçlamasına dayanak yapıldığı, yaklaşık üç ay konutu terk etmeme tedbirine tabi tutulduğu ve halen yurt dışına çıkış yasağı altında olduğu belirtilerek, birden fazla temel hakkının ihlal edildiği ileri sürüldü.

Kaya hakkında 17 Şubat 2025’te “örgüt üyeliği” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Diyarbakır’daki konutu ve avukatlık bürosu arandı, telefonuna, bilgisayarına ve diğer dijital materyallerine el konuldu. Kaya gözaltına alınarak İstanbul’a götürüldü.

Telefon görüşmeleri ve 100 TL’lik bağış suçlama konusu yapıldı

Kaya’ya soruşturma kapsamında 2012-2014 yıllarına ait 15 telefon görüşmesi, azınlık hakları alanında verdiği bir uzman görüşü ve 2 Ocak 2015’te Rojava (Batı) Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine yaptığı 100 TL tutarındaki para transferi soruldu.

Başvuruda, telefon görüşmelerinin akademisyenler, avukatlar, çalışma arkadaşları ve sivil toplum temsilcileriyle yürütülen proje ve hibe çalışmaları, akademik faaliyetler, azınlık okulları, ana dilde eğitim ve insan hakları toplantılarıyla ilgili olduğu belirtildi. Kaya’nın görüşmelerde şiddet, suç işleme veya örgütsel talimat içeren herhangi bir konuşma bulunmadığını savunduğu aktarıldı.

Kaya’ya ayrıca 7 Ekim 2013’te azınlık okullarının bütçe, statü, eğitim materyalleri ve uygulamada karşılaştıkları sorunlara ilişkin verdiği uzman görüşü soruldu. Kaya, bu açıklamanın uzun yıllardır yürüttüğü azınlık ve eğitim hakları alanındaki çalışmalarının parçası olduğunu belirtti.

Başvuruda, Rojava (Batı) Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine yapılan 100 TL'lik ödemenin ise Kobani’den Türkiye’ye gelen kişilere, özellikle çocuk ve bebeklere yönelik yürütülen insani yardım çalışmalarına katkı amacı taşıdığı belirtildi. Derneğin söz konusu dönemde İçişleri Bakanlığından gerekli izinleri alarak yasal olarak faaliyet gösterdiği ifade edildi.

Yaklaşık üç ay konutu terk edemedi

İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği, 22 Şubat 2025’te Kaya hakkında elektronik izleme suretiyle konutu terk etmeme tedbiri uygulanmasına karar verdi. Kaya yaklaşık üç ay boyunca elektronik kelepçeyle izlendi ve konutundan ayrılamadı.

Kaya’nın tedbire yaptığı itiraz reddedildi. AYM’ye 14 Mart 2025’te bireysel başvuruda bulunan Kaya, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut bir olgu bulunmadığını, isnat edilen faaliyetlerin avukatlık, akademik çalışma ve insan hakları faaliyetlerinden ibaret olduğunu ve konutu terk etmeme tedbirinin mesleki faaliyetlerini fiilen engellediğini belirtti.

Başvuruda, yaklaşık üç ay süren tedbirin Kaya’nın avukatlık faaliyetlerini olağan biçimde sürdürmesini, şehir dışındaki mesleki, akademik ve sivil toplum faaliyetlerine katılmasını engellediği belirtildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 15 Mayıs 2025’te konutu terk etmeme tedbirini kaldırdı. Ancak Kaya hakkında bu kez haftalık imza verme yükümlülüğü ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verildi.

Uluslararası programa katılamadı

Kaya, yurt dışı yasağının kaldırılması için yaptığı itirazda, sabit ikametgâhının bulunduğunu, soruşturmanın başından itibaren yükümlülüklerine uyduğunu ve kaçma veya delilleri karartma yönünde herhangi bir davranışının bulunmadığını belirtti.

Kaya ayrıca 30 Haziran-6 Temmuz 2025 tarihleri arasında European Endowment for Democracy tarafından düzenlenen uluslararası bir programa konuşmacı olarak davet edildiğini bildirdi. Ancak, yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle programa katılamadı.

Başvuruda, belirli bir ülkeye, seyahate veya süreye özgülenmeyen yurt dışı yasağının Kaya’nın avukatlık, akademik çalışma ve uluslararası insan hakları faaliyetlerinin olağan bir parçası olan toplantı ve konferanslara katılmasını engellediği belirtildi.

Kaya hakkında haftalık imza verme yükümlülüğü daha sonra kaldırıldı ancak yurt dışına çıkış yasağı devam etti. Kaya, 2025 ve 2026 yıllarında yasağın kaldırılması için birçok kez başvuruda bulundu ancak talepleri reddedildi.

AYM daha önce aynı yasağı ihlal olarak değerlendirmişti

Kaya hakkında daha önce başka bir ceza soruşturması kapsamında uygulanan yurt dışına çıkış yasağı, AYM’nin 25 Ocak 2024 tarihli kararıyla ifade özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirilmişti.

Kaya, mevcut dosyada yurt dışı yasağına yaptığı itirazlarda bu karara dayanmasına rağmen aynı nitelikteki tedbirin yeniden uygulandığını belirtti.

Kaya, 4 Temmuz 2025’te yurt dışı yasağı ve imza yükümlülüğüne ilişkin AYM’ye ikinci kez bireysel başvuru yaptı. Başvuruda tedbir kararı ve öncelikli inceleme talep edildi. AYM, 5 Kasım 2025’te tedbir talebini reddetti ancak başvurunun esasına ilişkin karar vermedi.

Kaya, 28 Temmuz 2026’da AYM’ye başvurusunun akıbetini sordu ancak AİHM başvurusu tarihine kadar yanıt alamadı.

6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 7 Mayıs 2025’te Kaya hakkında “örgüt üyeliği” ve “terörizmin finansmanı” suçlamalarından riddianame düzenledi. İddianame İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi 30 Nisan 2026’da Kaya’yı “örgüt üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, terörizmin finansmanı suçundan ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Mahkûmiyet kararında eski tarihli telefon görüşmeleri ile Rojava (Batı) Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine yapılan 100 TL’lik para transferi de değerlendirildi. Kaya ise HDK veya PKK/KCK ile herhangi bir örgütsel temasının, görevinin, talimat ilişkisinin veya hiyerarşik bağının bulunmadığını belirtti.

Kaya’nın mahkûmiyet kararına karşı yaptığı istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde devam ediyor. Kaya, istinaf başvurusunda yurt dışına çıkış yasağının da kaldırılmasını talep etti.

AİHM’e yedi farklı hak kapsamında başvuru

MLSA Hukuk Birimi, AİHM başvurusunda devam eden yurt dışına çıkış yasağının AİHS’nin 8. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğini belirtti. Yasağın Kaya’nın yurt dışındaki sosyal ve mesleki ilişkilerini ve olağan yaşamını etkilediği açıklandı.

Kaya’nın akademik, hukuki ve insan hakları çalışmalarının ceza soruşturmasına dayanak yapılması ve yurt dışı yasağı nedeniyle uluslararası toplantı ve programlara katılamamasının ifade özgürlüğünü (10. madde) ihlal ettiği belirtildi.

Yasal olarak faaliyet gösteren bir derneğin insani yardım çalışmalarına yapılan bağışın yıllar sonra örgüt üyeliği suçlamasına dayanak yapılmasının ise toplantı ve örgütlenme özgürlüğü (11. madde) üzerinde caydırıcı etki yarattığı belirtildi.

Başvuruda ayrıca, yurt dışı yasağının kaldırılması için başvurulan iç hukuk yollarının devam eden müdahaleyi zamanında sona erdirecek etkili bir koruma sağlamadığı gerekçesiyle 8, 10 ve 11. maddelerle bağlantılı olarak 13. maddenin ihlal edildiği vurgulandı.

MLSA Hukuk Birimi, tedbirlerin görünüşte ceza yargılamasının güvence altına alınması amacıyla uygulandığını, ancak sonuçları itibarıyla Kaya’nın mesleki, akademik ve insan hakları faaliyetlerini sınırlandırdığını belirterek 8, 10 ve 11. maddelerle bağlantılı olarak 18. maddenin de ihlal edildiğini savundu.

Başvuruda ayrıca yaklaşık üç ay süren elektronik izlemeli konutu terk etmeme tedbiri nedeniyle AİHS’nin 5/1-c ve 5/4. maddeleri, mahkûmiyet kararının dayanakları ve savunmaların değerlendirilmesi nedeniyle 6. madde, yasal faaliyetlere sonradan suçlayıcı anlam yüklenmesi nedeniyle de 7. madde kapsamında ihlal iddialarına yer verildi.

Kaya hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı başvuru tarihi itibarıyla devam ediyor.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.