Duruşma Haberleri

Saraçhane davasında savcıdan 35 kişi için ceza talebi

Saraçhane davasında savcıdan 35 kişi için ceza talebi

 

  • Saraçhane mitingi sonrası yargılanan 35 kişi hakkında savcı, 2911 sayılı Kanun’a muhalefetten ayrı ayrı ceza talep etti.
  • Duruşmada bilirkişi raporundaki “badem bıyıklı” tanımının bir kadın sanığa ait çıkması dikkat çekerken, duruşmayı üniformalı ve sivil polisler de takip etti.

Rabia Çetin

Gazeteci Engin Deniz İpek’in de aralarında bulunduğu 35 kişinin yargılandığı Saraçhane davasında savcı, sanıkların 2911 sayılı Kanun’a muhalefetten cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, bir sonraki duruşmanın karar celsesi olacağını açıkladı.

Cumhuriyet gazetesi muhabiri Engin Deniz İpek’in de aralarında bulunduğu 35 kişi hakkında, 1 Temmuz 2025’te Saraçhane’de düzenlenen miting sonrası “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmama” suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması İstanbul 64. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Salonun yetersiz olması nedeniyle duruşma 1. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna alındı. Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının 100. gününde CHP’nin Saraçhane’de düzenlediği mitinge katıldıkları gerekçesiyle Cumhuriyet gazetesi muhabiri Engin Deniz İpek, bir avukat ve çoğunluğu öğrenci 35 kişinin yargılandığı dava, 35 dakika gecikmeli başladı.

Üniformalı ve sivil polisler de duruşmayı takip etti

Duruşmada Engin Deniz İpek dışında çok sayıda sanık ve avukat hazır bulundu. Salonda resmi üniformalı ve sivil polisler de yer aldı.

Kimlik tespitinin ardından savunma yapan sanıklar, önceki celse verdikleri ifadeleri tekrar ettiklerini belirterek beraat talep etti.

Sanık avukatlarından Onur Cingil, müvekkilinin şafak operasyonuyla gözaltına alındığını belirterek, suçlamanın “ihtara rağmen dağılmama” olduğunu ancak gözaltının sabah saatlerinde gerçekleştiğini söyledi. Müvekkilinin Bursa’da yaşadığını, CHP Bursa İl Başkanlığı’nın organizasyonuyla İstanbul Saraçhane’ye geldiğini ve mitingin bitmesinin ardından ablukada kaldığı için geri dönemediğini ifade eden Cingil, müvekkilinin şehirde hiçbir kaydı olmadığı halde kuzeninin evinde kalırken sabah operasyonuyla gözaltına alındığını dile getirdi. Cingil, “Muhtemelen teknik takip sonucuyla alındı. Bunun yanı sıra gösteri ve yürüyüş izinsiz değildi, yasaklama kararı da yoktur. Müvekkilim ve tüm sanıklar açısından herhangi bir ihtar olmadan gözaltına alındılar. Müvekkilim ve tüm vekillerin beraatini talep ediyoruz” dedi.

Avukatlar, beklenen bilirkişi raporunun duruşmadan bir gün önce dosyaya eklendiğini belirterek, raporda sanıklarla eşleştirilen fotoğrafların hatalı olduğunu ve müvekkillerine ait olduğu iddia edilen görüntülerin yanlış kişilere ait bulunduğunu savundu.

Bazı sanık avukatları ise bilirkişi raporunda müvekkillerine dair herhangi bir tespit yapılmadığını belirterek dosyanın uzatılmamasını ve savcının esas hakkındaki görüşünü açıklamasını talep etti.

Kadın sanık “badem bıyıklı” olarak tarif edildi

Avukat Fatih Kapan, bilirkişi raporunun özensiz hazırlandığını savunarak, müvekkilinin raporda “badem bıyıklı” şeklinde tanımlandığını ancak müvekkilinin kadın olduğunu söyledi.

“Doktor, gözaltındaki işkenceyi sakladı”

Bazı sanık avukatları, dosya kapsamında yargılanan bir öğrencinin polis şiddetiyle gözaltına alındığını, bir öğrencinin burnu kırıldığı halde ilk muayeneyi yapan doktorun bu durumu gizlediğini ileri sürdü. Avukatlar ayrıca, çoğu öğrencinin bu dosya kapsamında uzun tutukluluk sürecine maruz kaldığını ve üniversitelerinde idari soruşturmalarla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.

“Engin Deniz İpek gazetecilik yapmak için alandaydı”

Gazeteci Engin Deniz İpek’in avukatı Özge Naz Akkaya da, dosyaya giren bilirkişi raporunda müvekkilinin yalnızca alanda bulunduğunun yer aldığını belirterek, “Biz zaten en başından beri müvekkilimizin mesleğini ifa etmek için alanda olduğunu belirttik. Dosyaya basın kartını da sunduk. Alanda ihtara rağmen dağılmama gibi bir durum söz konusu değil. Müvekkilin beraatini talep ediyoruz” dedi.

Savcı: “Cumhurbaşkanına hakaret de işlendi”, 2911’den ceza istedi

Savunmaların ardından esas hakkında mütalaasını açıklayan savcı, mitingde atılan sloganları duruşma salonunda yeniden okuyarak miting sırasında cumhurbaşkanına hakaret suçunun da işlendiğini ileri sürdü. Savcı, sanıkların üzerlerine atılı suçların sabit olduğunu belirterek 2911 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etti.

Mütalaaya karşı söz alan avukatlar, davanın cumhurbaşkanına hakaret davası olmadığını, iddianamenin polis fezlekesine dayanılarak hazırlandığını ve 2911’e muhalefete ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını savundu.

Bir kısım sanık avukatı da yargılanan 35 kişinin aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini, dosyada yer alan avukat, gazeteci ve öğrencilerin farklı yer ve tarihlerde gözaltına alındığını belirtti. Avukatlar, ihtara rağmen dağılmama ve 2911’e muhalefet suçlarının unsurlarının oluşmadığını, bazı öğrencilerin alandan ayrılırken ablukaya alındığını ancak koridor açılmadığı için hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığını ileri sürdü.

Gazeteci Engin Deniz İpek’in avukatı Özge Naz Akkaya, esas hakkında mütalaaya karşı yazılı savunma sunmak üzere ek süre talep etti. Mahkeme bu talebi kabul etti.

Karar duruşması 4 Mart’ta.

Ara vermeden kararını açıklayan mahkeme, bazı sanık müdafilerinin mazeretlerini kabul ederek duruşmayı 4 Mart saat 14.00’e erteledi. Hâkim, bir sonraki celsenin karar duruşması olacağını belirtti.

 

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.