Haberler

Savcının dayanağı CİMER başvuruları: Komedyen Deniz Göktaş ‘500 başvuru ve 12 ihbar’la yargılanıyor 

Savcının dayanağı CİMER başvuruları: Komedyen Deniz Göktaş ‘500 başvuru ve 12 ihbar’la yargılanıyor 

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş hakkında hazırlanan iddianamede, “Ölü Deniz” gösterisiyle ilgili 500’ü aşkın CİMER başvurusu yapıldığı belirtildi. CİMER başvuruları dışında Göktaş’ı ihbar eden 11 kişi ile Manevi, İlkeli, Liyakatli Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası da bulunuyor. Savcı, bu 500’ü aşkın başvuruyu Göktaş’ın esprilerinin “toplumun geniş kesimlerinde infial uyandırmaya elverişli” olduğu iddiasına dayanak gösterdi. İddianamenin tek müştekisi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. 

Semra Pelek

Kuyu tipi olarak bilinen Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 63 gündür tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş hakkındaki iddianame tamamlandı. Göktaş, “Ölü Deniz” gösterisinde söylediği espriler nedeniyle tutuklandı. Ancak, iddianameye bakılırsa bu esprilerin başına gelenleri anlamak için sahneden çok CİMER’e bakmak gerekiyor. İddianamede gösteri hakkında 500’ü aşkın CİMER başvurusu ve biri dini sendika olmak üzere 12 ‘ihbar’ yapıldığı belirtiliyor. Savcılık, bu başvuruları Göktaş’ın sözlerinin “toplumun geniş kesimlerinde infial uyandırmaya elverişli” olduğu değerlendirmesine dayanak gösteriyor. 

500’ü aşkın başvuru ve 12 ihbar

İddianamede Göktaş hakkında yapılan başvuruların içeriğine ilişkin ayrıntılı bir döküm bulunmuyor. CİMER’e yazanların kim olduğu, başvuruların kaçının aynı ifadelerle ilgili olduğu veya hangi başvurunun hangi suçlamaya dayanak yapıldığı da açıklanmıyor. Buna karşılık savcılık, başvuruların sayısını Göktaş’ın sözlerinin toplumdaki etkisine ilişkin değerlendirmesinde kullanıyor.

İddianamede Göktaş’ı ihbar eden 11 kişi ile bir sendikanın adı yer alıyor. Bunlardan biri, Manevi, İlkeli, Liyakatli Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası (MİL-DİYANET SEN).

Sendika, kendi internet sitesinde Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanlarının ekonomik, sosyal ve mesleki haklarını savunduğunu belirtiyor. Ayrıca “milli, ilkeli ve manevi değerlere bağlı” bir sendikacılık anlayışını benimsediğini ve siyasi partilerin “vesayeti ve boyunduruğuna” karşı çıktığını söylüyor. Sendikanın genel başkanı Celaleddin Gül, 2019’da MİL-DİYANET SEN’i kurdu. Diyanet İşleri Başkanlığında çeşitli görevlerde bulunan Gül, halen sendikanın genel başkanlığını yürütüyor. 

Bu yıl Nisan ayında ünlü rapçi Lvbel C5'in konseri de Mil-Diyanet Sen'in başvurusu sonucunda iptal edilmiş ve Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı Gül, "Toplumsal değerlerimizi hiçe sayan etkinliklere karşı sessiz kalmadık, gerekeni yaptık" demişti.  Mil-Diyanet Sen, ayrıca bu yılın Mayıs ayında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin izin verdiği Manifest Grubu konserine ilişkin de sert açıklamalar yapmıştı. 

İddianamede ise sendikanın Göktaş’ın hangi sözleri nedeniyle başvuruda bulunduğuna ilişkin ayrıntı bulunmuyor.

Suçlama konusu espriler

Savcılığın Göktaş’a yönelttiği suçlamalar, gösterinin tamamından değil, belirli esprilerden çıkarılıyor. “Daltonlar” hakkındaki esprisi “suçu ve suçluyu övme”, haşema giyen kadınlar üzerinden yaptığı “dalgıç” esprisi ile “oruç tutan canlı bombalar” sözü “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik”, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki ifadeleri ise “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasına dayanak yapılıyor.

Savcılık, suçlamaya konu ettiği esprilerin, “toplumun geniş kesimlerinde infial uyandırmaya elverişli” olduğunu ileri sürüyor ve 500’ü aşkın CİMER başvurusu ile şikâyet dilekçelerini de buna dayanak gösteriyor.

Göktaş’ın Erdoğan hakkında söylediği “utangaç bir diktatör” ve “kendi kimliği ile barışık bir diktatöre geçiş” ifadeleri ise dosyanın üçüncü suçlaması.

Savcılık, bu sözlerin siyasi eleştiri sınırlarını aştığını ve Erdoğan’ın şeref, onur ve saygınlığını rencide ettiğini savunuyor. Böylece bir komedi gösterisindeki siyasi hiciv, iddianamede TCK’nin 299. maddesindeki “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunun konusu haline geliyor.

İddianamenin tek müştekisi de Erdoğan.

Savcı ifade özgürlüğünü kabul ediyor, sonra sınırını çiziyor

İddianamenin dikkat çeken bölümlerinden biri, savcılığın ifade özgürlüğüne ilişkin uzun değerlendirmesi. Savcılık, Anayasa’nın 26. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne atıf yaparak ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu kabul ediyor.

Hatta ifade özgürlüğünün yalnızca toplum tarafından kabul gören veya zararsız bulunan düşünceler için değil, “incitici, şoke edici ya da endişelendirici” düşünceler için de geçerli olduğunu belirtiyor.Sonra sınırlar geliyor. Göktaş bakımından ise savcılık, bu sınırın aşıldığı kanaatinde.

Ortaya çıkan tablo bu nedenle yalnızca bir komedyenin hangi esprileri nedeniyle suçlandığıyla ilgili değil. Bir tarafta ifade özgürlüğünün “incitici, şoke edici ya da endişelendirici” sözleri de koruduğunu söyleyen bir iddianame, diğer tarafta bu korumanın dışında bırakılan birkaç komedi esprisi ve bunların toplumda yarattığı etkinin göstergesi olarak sunulan yüzlerce CİMER başvurusu var.



Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.