Haberler

Sputnik grevi 40. gününde: ‘Medyadaki patronaj etkisini şimdi daha net görüyoruz’

Sputnik grevi 40. gününde: ‘Medyadaki patronaj etkisini şimdi daha net görüyoruz’

CANAN KAYA

Rusya’nın resmi haber yayıncısı Sputnik Türkiye’nin İstanbul ve Ankara bürosunda çalışan gazetecilerin başlattığı grev, 25 Eylül itibariyle 40. gününe ulaştı.

İşten çıkartılan 24 çalışanın işe iadesi ve ücretlerin yükseltilmesi talebiyle 7 Ağustos’ta başlayan süreç, iki Rus yöneticinin, “Üçüncü şahısları aradan çıkartın” diyerek Türkiye Gazeteciler Sendikası’na (TGS) karşı bir tutum sergilemesiyle direnişe dönüştü.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 15 Ağustos’ta grevi Meclis gündemine taşıdı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

Bu arada grev devam ederken, Radyo Sputnik’te yapılan bazı anonslarda Ali Çağatay, Ceyda Karan, Mahir Boztepe, Erdal Kaplanseren ve Serhat Ayan’ın da aralarında olduğu isimlerin yeni yayın döneminde mikrofon başında olacakları duyuruldu. İşten çıkartılan Sputnik çalışanları ve TGS, bunun ‘grev kırıcılık’ olduğunu belirttiler.

Grevle ilgili son durumu sorduğumuz TGS Sputnik İşyeri Temsilcisi Nejdet Eksilmez, işveren tarafında bir sessizlik ortamı olduğunu belirterek “Grev kırıcılar işlerine devam ettikleri gibi personel alımı da sürüyor. Yeni yeni isimler duyuyoruz. Çalışma Bakanlığı’na yaptığımız müracaatlar da devam ediyor. Ancak, süreç donmuş durumda” diyor.

Sivil toplum, kültür sanat ve siyaset alanından gelen desteklerin arttığını belirten Eksilmez, buna karşılık medya sektöründen gelen desteklerde bir azalma olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Medyadan desteğin azalmasının en önemli faktörlerinden biri de neredeyse bütün gazetecilerin sendika karşıtı patronla çalışıyor olması. Doğal olarak gazeteciler bu alanda görünmek istemiyorlar.”

Eksilmez’in açıklamalarının tamamı şöyle:

“Geçen günlerde Oyuncular Sendikası desteğe geldi; bir video çekip paylaşacaklarını söylediler ve CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün de bir ziyareti oldu. Destek giderek artıyor. Arkadaşlarımız çok kararlı ve geri adım atmıyorlar. Ancak, tüm bu desteklerin yanında daha fazla sektörel desteğe ihtiyacımız var. Mesleki dayanışma bu noktada çok önemli.

İşveren ise olabildiğince direncimizin kırılmasını ve kendi yoluna bakmayı amaçlıyor. Ama biz burada dirençli kaldıkça moralleri bozuk. Yeni personel alarak da bir şeyleri sürdürüyorlar ancak, etkileşimleri ve izlenmeleri oldukça düşük. Belki de ‘sayı azalasın, biz sendikalı 10 kişiyle masaya oturalım, sonra zaten onları arada kaynatırız’ diye düşünüyorlar.

“Meslektaşlarımız gizli destek veriyor”

Medyadan desteğin azalmasının en önemli faktörlerinden biri de neredeyse bütün gazeteciler, sendika karşıtı patronla çalıştığı için doğal olarak bu alanda görünmek istemiyorlar. Sivil toplum örgütleri ve siyasetçiler belki buradan kendilerine bir alan yaratıp güçlü destekliyorlar ama meslektaşlarımız, olabildiğince gizli bir destek veriyor. Çünkü yarın öbür gün atılma tehlikesiyle kendileri de karşı karşıyalar. Aslında medya sektöründe büyük bir sendikal baskı var. Mesela bize birçok işyeri destek olabilecekken, sendikanın o kurumda hukuki davaları devam ettiği için geride duruyorlar. Medyadaki patronaj etkisini şimdi daha net görüyoruz. Biz resmi bir devlet kurumu olan Sputnik’te bunu yaşıyorsak, şahıs şirketlerinde neler olabileceğini siz düşünün…”

BBC Türkçe ve Reuters grevlerinin başarılı olmasının en temel nedeni, o kurumlardaki ara yöneticilerin çalışanlardan yana tavır almasıydı. Bizde ise tam tersi oldu. Patronun yanında konumlandılar. Bu da sürece zarar verdi.”

 

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.