Haberler

Faili meçhulleri yazan gazeteci Yaşar Parlak’ın 17 yıldır aydınlatılmayan cinayeti

Faili meçhulleri yazan gazeteci Yaşar Parlak’ın 17 yıldır aydınlatılmayan cinayeti
DENİZ TEKİN
Liseden hemen sonra gazeteciliğe başlayan Yaşar Parlak, meslek hayatının neredeyse tamamını Silvan’da geçirdi. Meslek hayatına birçok başarıyı sığdıran Parlak, 2004 yılında Şehitler Şehri Silvan kitabını yayımladı. Parlak, 1991-2004 yılları arasında Silvan’da yaşanan, Hizbullah ve JİTEM’in faili olduğu 250 cinayet, 45 yaralama, 111 işkence, 13 zorla kaybetme ve 316 zorunlu göç gibi insan hakları ihlallerini ayrıntılarıyla anlatıp kayıt altına aldığı ve benzer olayların bir daha yaşanmamasına katkı sağlamasını umduğu kitabını yayımladıktan üç ay sonra, 18 Ağustos 2004 günü Silvan'da Selahaddin Eyyubi Camisi'nin avlusunda Hizbullah’ın infaz yöntemine benzer bir şekilde, ensesine tek kurşun sıkılarak katledildi. Cinayetin ardından başlatılan soruşturma yıllardır devam ediyor ve dosyada elle tutulur hiçbir ilerleme yok. Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, cinayeti gören ya da duyan hiçbir tanık yok. Dosyada delil olarak yalnızca cinayette kullanılan silaha ait boş bir kovan ile olaydan birkaç gün sonra polis ihbar hattını arayarak kimlik bilgilerini vermeyen iki kişinin cinayete ilişkin yaptığı iki ayrı ihbar bulunuyor. Dosyadaki en son gelişme ise faillerin halen bulunmaması üzerine mahkemenin 2017 yılında verdiği daimi arama kararı. Halen faili meçhul olan cinayet, soruşturmada bir gelişme olmazsa sekiz yıl içinde zaman aşımına uğrayabilir.

Bürokrasinin çarklarında ilerlemeyen bir soruşturma 

2012 yılında Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi, cinayetin faili olduğu ileri sürülen kişi hakkında açılan davada cinayete ilişkin yapılan ihbarların soyut olduğunu belirterek beraat kararı verdi.  Beraat kararı veren mahkeme, cinayet dosyasında şüpheli ya da sanık kalmaması nedeniyle, cinayetin fail ya da faillerinin zaman aşımı süresince araştırılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ise Parlak’ın Silvan’da öldürüldüğünü ve olay yerinin yargı çevresinin dışında bulunduğunu belirterek yetkisizlik kararı verdi. Yetkisizlik kararı veren Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı Silvan Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Dosyayı alan Silvan Cumhuriyet Başsavcılığı, kimliği tespit edilemeyen şüpheli veya şüphelilerin tespiti için her türlü araştırmanın yapılması ve ulaşılacak bilgilerin savcılığa bildirilmesi yönünde 2012 yılının Aralık ayında Silvan İlçe Emniyet Müdürlüğüne talimat verdi. Üç yıl sonra savcılığa yazı gönderen Silvan İlçe Emniyet Müdürlüğü, cinayet üzerinden 11 yıl geçtiği için olaya şahit olan veya olayı hatırlayan herhangi bir görgü tanığına ulaşılamadığını ve dolayısıyla cinayeti işleyen fail veya faillerinin kimliğinin tespiti mümkün olmasa da araştırmaların devam ettiğini belirtti. Dört yıl önce daimi arama kararı verilmesine rağmen herhangi bir gelişme olmayan Parlak cinayetinin soruşturma dosyası, Ağustos 2029 tarihine kadar fail bulunmaması durumunda zaman aşımı nedeniyle düşecek. 

 ‘Babam Silvan’da gazetecilik yapmaktan vazgeçmedi’

Babasının öldürülmesinin ardından Silvan Mücadele Gazetesi’nin başına geçen gazeteci Ferhat Parlak, babasının vasiyeti olarak gördüğü ve kitabın önsözünde bahsettiği eksiklikleri tamamlamaya çalışıyor. Bu coğrafyada doğruları yazan, gerçekleri gün yüzüne çıkaran gazetecilerin bunun bedelini ölüm ya da hapisle ödediğini belirten Parlak, “Babam Yaşar Parlak bunlardan biriydi.  Gazetecilerin zorla kaybettirildiği, faili meçhul cinayetlere kurban gittiği 90’lı yıllarda babam Silvan’da gazetecilik yapmaktan vazgeçmedi. Babam, 90’larda PKK yöneticileriyle yaptığı röportaj ve diğer haberleri nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesinde (DGM) yargılandı, karakolda işkence gördü, ölümle tehdit edildi. Daha sonra Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlandığı ortaya çıkan, 1997 tarihli ‘Andıç’ adı verilen belgede hedef gösterilen yedi gazeteci arasındaydı” dedi.

Silvan Mücadele Gazetesi hakkında 43 dava ve soruşturma açıldı 

Parlak, babasından devraldığı gazetecilik mesleği nedeniyle birçok baskı ve tehdide maruz kaldığını söyledi: “Rahmetli babamın 90’lı yıllarda yaşadığı zorlukları bugün daha iyi anlıyorum. Babamın 2004’te yayımladığı Şehitler Şehri Silvan kitabının üçüncü baskısını yaptıktan sonra 15 ay cezaevinde kaldım. Babam bu kitabı yayımlayarak canından oldu. Ben de devletin sürekli hedefi haline geldim. 1988’de babamın kurduğu ve babamın vefatının ardından başına geçtiğim Silvan Mücadele Gazetesi hakkında şimdiye kadar toplam 43 soruşturma ve dava açıldı. Silvan’da 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasakları ve çatışmalar sırasında yaşananlara dair yaptığım haberler nedeniyle hedef gösterildim. Haber takibi yaptığım sırada iki defa keskin nişancı polislerin hedefi oldum, ölümden döndüm. Gazetemizin internet haber portalı silvanmucadele.com mahkeme kararıyla erişime kapatıldı. Bu dönemde yaptığım haberler nedeniyle 15 ay tutuklu kaldım ve sonra beraat ettim. Şu an kamuoyuna sosyal medya üzerinden haber paylaşımları yapıyorum” dedi.   

İhbarlarla cinayet soruşturması yönlendirilmiş olabilir

Babasının öldürülmesinden sonra başlattıkları hukuk mücadelesinden bir sonuç alamadıklarını söyleyen Parlak, “Silvan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından etkin bir soruşturma yürütülmüyor. 2015 yılından beri soruşturma dosyasına gelmiş bir bilgi ya da belge yok. Daimi arama kararı verildiği 2017 yılından beri dosyada tek bir yaprak bile kımıldamamış. Soruşturma bu haliyle devam ederse ortada faili meçhul kalmış bir cinayet, cezasızlıkla sonuçlanmış bir dava kalacak” dedi.   Dosyada delil olarak kabul edilen isimsiz ihbarlar için mahkemenin “soyut ve asılsız” değerlendirmesinde bulunduğunu hatırlatan Parlak, polise yapılan isimsiz ihbarları kimin yaptığının halen tespit edilmediğine dikkat çekti. Parlak’a göre ihbarların asıl amacı dikkatleri farklı yöne çekerek cinayetin asıl nedenini ve arkasındaki failleri gizlemekti. Babasının hiç kimseyle kişisel bir husumetinin olmadığını ifade eden Parlak, bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı. 

Yaşar Parlak Kimdir?  

Gazeteci-yazar Yaşar Parlak, 1956 yılında Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde doğdu. Gazeteciliğe 1973 yılında Günaydın gazetesinde muhabir olarak başladı. Daha sonra Milliyet, Hürriyet, Cumhuriyet, Yeni Haber, Bugün, Meydan ve Akşam gazetelerinde çalıştı.  Aynı zamanda TRT'nin Silvan muhabirliğini yaptı. Basın Yayın Genel Müdürlüğünün her yıl yaklaşık 800 gazete arasında düzenlediği yarışmada 1981’de haber dalında birinciliği, 1984'te röportaj dalında üçüncülüğü ve 1990’da da araştırma ve inceleme dalında jüri özel ödülünü kazandı. 7 Şubat 1988'de Silvan'da “Serhat” matbaasını kurdu ve Silvan Mücadele gazetesini çıkarmaya başladı. Parlak 1980'de Silvan Tarihi, 1997'de Çeşitli Yönleri İle Silvan kitaplarını yayımladı. Parlak, 1997 yılında yayınlanan ve daha sonra Genelkurmay Başkanlığının hazırladığı ortaya çıkan ‘Andıç’ adı verilen belgede hedef gösterilen yedi gazeteciden birisiydi.  Altı çocuk babası olan Parlak, 2004 yılında, Şehitler Şehri Silvan adlı kitabını yayımladıktan yaklaşık üç ay sonra Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde faili meçhul bir cinayete kurban gitti.
Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.