Haberler

Gazeteci Tuğba Tekerek bir aydır cezaevinde: Tutuklama dayanağı olan evrak eksik, polisin iddiasını kanıtlayan delil yok

Gazeteci Tuğba Tekerek bir aydır cezaevinde: Tutuklama dayanağı olan evrak eksik, polisin iddiasını kanıtlayan delil yok
  • Gazeteci Tuğba Tekerek, KaosGL’nin haber sitesinde sadece bir haberi yayımlanmasına rağmen “kaosgl” isimli Instagram hesabını kullandığı iddiasıyla tutuklandı. Ancak, polisin tahkikat evrakının 53’üncü sayfasında yer alan bu iddiayı destekleyen herhangi bir bilgi, belge veya teknik inceleme dosyada yok.
  • Üstelik Tekerek’in tutuklanmasına dayanak gösterilen evrakın üç sayfası da dosyada eksik. Avukatlarının eksik sayfaların dosyaya eklenmesi talebi ise yanıtsız bırakıldı.
  • Somut delili ortaya konulmayan bir iddia nedeniyle bir aydır tutuklu bulunan Tekerek, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nin adli koğuşunda, tuvaletin önünde yerde uyumak zorunda bırakıldığı koşullarda tutuluyor. 

Semra Pelek

Gazeteci Tuğba Tekerek’in tutukluluğunun bir ayı geride kaldı. Tekerek, 15 Eylül’de “Ailem Güvende” operasyonu kapsamında tutuklandı. Tutuklamaya dayanak gösterilen iddia, Kaos GL’nin “kaosgl” isimli Instagram hesabını kullandığıydı. Ancak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu’nun hazırladığı soruşturma dosyasında yer alan ‘Kolluk Tahkikat Evrakı’ndaki bu iddiayı destekleyen somut bir bilgi veya teknik inceleme dosyaya sunulmadı. 

Tekerek’in KaosGL dosyasına dahil edilmesinin nedeni sadece yaptığı tek bir haber oldu. Tekerek, 2024 yılında Gürcistan seçimlerini gazeteci olarak takip etti ve “Gürcistan seçiminde LGBTİ+ olmak: Hem kahraman gibiyim hem distopyada gibiyim” başlıklı bir haber hazırladı. Haber Kaos GL’nin internet sitesinde 26 Ekim 2024’te yayımlandı. 30 Ekim 2024 tarihli telif sözleşmesine göre Tekerek’e bu çalışma karşılığında ödeme yapıldı.

“Ailem Güvende” soruşturması kapsamında, savcılığın 9 Eylül tarihli yazısıyla başlayan süreçte “siber polisler”, Tekerek’in Kaos GL’de yayımlanan bu haberini buldu ve bunun üzerine Tekerek 13 Eylül’de Büyükada’da yaşadığı evde gözaltına alındı.  Evi arandı ve dijital materyallerine el konuldu. Evi arandı, dijital materyallerine el konuldu, daha sonra gözaltında Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği'ne götürüldü.

Sorgusunda Tekerek’e, “kaosgl” isimli Instagram hesabının yöneticisi olduğu suçlaması yöneltildi. Tekerek, kollukta, savcılıkta ve hâkimlikte verdiği ifadelerde bu iddiayı reddetti. Kaos GL Derneği'nin üyesi, çalışanı veya yöneticisi olmadığını; derneğin kurumsal yapısı, finansmanı ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtti. Derneğe ait Instagram hesabını yönetmediğini açıkça ifade etti.

İfade sırasında Tekerek’e Kaos GL’ye ve başka sosyal medya hesaplarına ait çok sayıda içerik gösterildi. Bu içeriklerle bağlantısı olup olmadığı soruldu ve farklı kişilere ait fotoğraflar üzerinden ilişkileri sorgulandı. Tekerek, gösterilen içerikleri ilk kez gördüğünü, paylaşımlarla ilgisinin bulunmadığını ve fotoğraflardaki kişilerin çoğunu tanımadığını söyledi.

Soruşturmanın nasıl başladığı belirsiz

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu’nun sayılı soruşturma dosyasında, “Kolluk Tahkikat Evrakı” isimli bir belge yer aldı. Belgede, Kaos GL Derneği’ne yönelik müstehcenlik ve Dernekler Kanunu’na muhalefet iddiaları kapsamında polisin yaptığı araştırmalar ve tespitler sıralandı. Tuğba Tekerek de bu evrakta şüpheliler arasında gösterildi.

Ancak, evrakın ne zaman ve hangi bilgi üzerine hazırlandığı dosyada yer almıyor. Polisin bir ihbar üzerine mi, sanal devriye sırasında mı yoksa açık kaynak araştırması sonucunda mı harekete geçtiği belli değil. Tahkikat evrakının soruşturmayı başlatan belge mi, yoksa daha önce başlayan bir soruşturma kapsamında yapılan araştırmanın sonucu mu olduğu da net değil.  

Dosyada ayrıca “Kolluk İhbar Evrakı” isimli başka bir belge bulunuyor. Savcılığın 9 Eylül 2026 tarihli yazısında, “kendilerine ulaşan bir ihbar üzerine” KaosGL’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki bazı içerikler hakkında soruşturma başlatıldığı belirtiliyor. Yazıda, polisten söz konusu içeriklerin açık kaynaklardan tespit edilmesi, “suç oluşturduğu değerlendirilen” başka içeriklerin araştırılması ve sorumluların belirlenmesi isteniyor.

Ancak, ihbarın kim tarafından, ne zaman ve hangi kanaldan yapıldığı dosyada yer almıyor. “Kolluk İhbar Evrakı” ile “Kolluk Tahkikat Evrakı”nın ve savcılığın yazısında sözü edilen ihbarın birbiriyle nasıl bağlantılı olduğu da açıklanmıyor. Soruşturmanın hangi işlemle ve hangi bilgi üzerine başladığı belirsiz.

Tahkikat evrakının 53. sayfasındaki tespitin delili sunulmadı

“Kolluk İhbar Evrakı”  isimli 55 sayfalık belgenin 53. sayfasında Tekerek’in “‘kaosgl’ isimli Instagram hesabını kullanan kişi olduğuna” ilişkin bir değerlendirme bulunuyor. Ancak, 55 sayfanın hiçbir satırında bu sonuca hangi bilgi, belge veya teknik incelemeyle ulaşıldığı belirtilmiyor. 

Tekerek’in KaosGL’nin Instagram hesabını kullandığını veya yönettiğini gösteren IP kaydı, platform verisi, cihaz incelemesi veya hesap yöneticiliği kaydı gibi somut bir dijital delil de dosyada yok. 

Tekerek’in savunmanlığını üstlenen MLSA Hukuk Birimi avukatlarının talep etmesine rağmen bu somut deliller dosyaya sunulmadı. Tekerek’in sorgunun her aşamasında hesabın yöneticisi olmadığını söylemesine karşın,  beyanının aksini ortaya koyan kişiselleştirilmiş bir teknik veri de dosyaya eklenmedi. 

Tekerek, 9 Ekim’de DW Türkçe’ye avukatı aracılığıyla verdiği söyleşide de Instagram hesabını yönettiği iddiasını bir kez daha reddetti. “Ortada ‘tespit’ var ama hangi IP’den ne zaman girmişim, böyle bir tespite yol açabilecek en ufak bir bulgu yok” diyen Tekerek, “Ortada hiçbir delil, teknik rapor, en ufak bir dayanak yokken beni tutukladılar” dedi.

Avukatların belge talebi yanıtsız kaldı

Tekerek’in avukatları, 30 Eylül’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosuna başvurarak Instagram hesabına ilişkin iddianın dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin kendilerine verilmesini istediler.

Ancak, bu kez de soruşturmanın başlatılmasına esas olduğu belirtilen ihbar ve eklerinin Ulusal Yargı Ağı Projesi’nde (UYAP) bulunmadığı, tahkikat evrakının 20, 21 ve 22. sayfalarının da eksik olduğu ortaya çıktı. Avukatlar, araştırma, tutanak, rapor, yazışma ve teknik incelemeler dahil ilgili tüm belgelerin sunulmasını talep ettiler. MLSA’nın Tekerek’in haksız gözaltı ve tutuklanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı ihlal başvurusunda bu talebin yanıtsız bırakıldığı bildirildi.

Tekerek’in avukatlarının soruşturma evrakını inceleme ve örnek alma yetkisini kısıtlayan bir karar bulunmamasına rağmen, eksik belgeler tamamlanmadı ve Instagram hesabına ilişkin tespitin dayanağı açıklanmadı.

AYM başvurusunda, Tekerek’in tutuklanmasına dayanak yapılan teknik tespitin hangi verilere dayandığı açıklanmadığı için bu iddiaya karşı etkili bir savunma yapmasına imkân olmadığı belirtildi. Avukatlar, bunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki savunma hakkını ihlal ettiğini vurguladı. 

Tutuklama itirazı reddedildi

Tekerek, 15 Eylül’de Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararıyla tutuklandı. Avukatları 21 Eylül’de karara itiraz etti. İtiraz dilekçesinde, Tekerek’in Kaos GL ile kurumsal bir bağının bulunmadığı, Instagram hesabını yönettiğine ilişkin teknik delil gösterilmediği, kaçma veya delilleri karartma tehlikesine ilişkin somut olguların ortaya konulmadığı ve adli kontrol tedbirlerinin neden yetersiz kalacağının açıklanmadığı belirtildi.

Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi, 25 Eylül’de itirazı kesin olarak reddetti. Mahkeme, Tekerek’in Kaos GL ile yönetsel veya kurumsal bağının bulunmadığı, Instagram hesabını yönetmediği, “siber tespit” olarak adlandırılan değerlendirmenin teknik dayanağının olmadığı, tutuklama nedenlerinin somutlaştırılmadığı ve kararın kişiselleştirilmediği yönündeki itirazlarını değerlendirmeden ret kararını verdi. Mahkeme, yalnızca “tutuklama kararında belirtilen gerekçelerin yerinde olduğu ve herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı” şeklindeki genel ifadeyle itirazı reddetti.

Gözaltında uyuşturucu testi yapıldı ve ilaç talebi reddedildi

Tekerek, gözaltında ciddi hak ihlallerine maruz kaldı. Gözaltında yaşadığı migren ağrısı dikkate alınmadı, bu konuda  yaptığı hekim muayenesi ve ağrı kesici talepleri günler sonra karşılandı.

Dosyada uyuşturucu suçlaması olmamasına rağmen , Tekerek, gözaltı sırasında, avukatları emniyetten ayrıldıktan sonra, rızası alınmadan gece saatlerinde uyuşturucu testine götürüldü. Üstelik uyuşturucu testinin soruşturmayla bağlantısı Tekerek’e anlatılmadı. 

Tekerek, test için avukatlarına haber verilmesini istedi, ancak bu talebi de karşılanmadı. Eğer örnek vermezse, zor kullanılacağı söylendi. Bunun üzerine Tekerek’ten kan, kıl ve idrar örnekleri alındı. 

Tekerek, adliyeye sevk edilirken farklı soruşturmalarda işlem gören kişilerle birlikte kelepçeli biçimde görüntülendi. Avukatları, AYM başvurusunda bu uygulamanın masumiyet karinesini ihlal ettiğini ve kamuoyunda Tekerek’in suçlu olduğu izlenimini yaratabileceğini belirterek ihlal kararı verilmesini talep etti.

Sincan Cezaevi’nde üç dört kişi iki kişilik odalarda kalıyor

Tekerek, bir aydır tutuklu bulunduğu Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki koşulları 9 Ekim’de DW Türkçe’ye anlattı. İki kişilik odalarda üç ya da dört kişinin kaldığını, yataklar yere konulduğunda hareket edecek yer kalmadığını söyledi.

“Ben önce tuvalet önünde yattım. Şimdi yatağımın boydan yarısını ranzanın altına uzatıyoruz” diyen Tekerek, gece bacaklarını hareket ettirebilmek için ranzanın altında kalan yaklaşık 10 santimetrelik alanı kullanabildiğini anlattı. Yemeklerin plastik çamaşır leğenlerinden servis edildiğini belirtti. Cezaevinde yaşadığı en ağır uygulamanın ise kelepçelenmek olduğunu söyledi: “Kaos GL internet sitesinde bir tek haberim yayımlandı diye bunu yaşamak çok ağır geliyor” dedi.

“Benim Kaos GL Instagram yetkilisi olmadığım gün gibi aşikâr,” diyen Tekerek, hesabın yöneticisi olduğunu gösteren herhangi bir bulgu bulunmadığını belirterek, “Böyle ağır bir kararı nasıl bu kadar rahat verebiliyorlar? İnsanların hayatına nasıl bu kadar hoyratça dalabiliyorlar? Vicdanlarının sesini nasıl susturabiliyorlar?” diye sordu.

MLSA Hukuk Birimi AYM’ye başvurdu 

MLSA Hukuk Birimi’nin Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı başvuruda, Tekerek’in Anayasa’nın 17’nci maddesinde düzenlenen maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, 19’uncu maddesindeki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, 20’nci maddesindeki özel hayata saygı hakkı, 26’ncı maddesindeki ifade özgürlüğü, 28’inci maddesindeki basın özgürlüğü ve 36’ncı maddesindeki adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirtti.  

Başvuruda ayrıca, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin Anayasa’nın 13’üncü maddesi ile hakların kötüye kullanılmasını yasaklayan 14’üncü maddesi kapsamında da ihlal iddialarına yer verildi. Tekerek’in tutukluluğunun sona ermesi için tedbir kararı verilmesi ve tespit edilen ihlallerin ortadan kaldırılması talep edildi.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.