Tele1'e kayyum atanmasının ardından gazetecilerin kurduğu Tele2 Haber, RTÜK'ün iki ayrı lisans için talep ettiği 2 milyon 324 bin lirayı aşan toplam bedeli karşılayamayınca yayınlarına son verdi. Tele3 Haber adıyla yeniden izleyicileriyle buluşan ekibin geleceği de belirsiz. MLSA'ya konuşan gazeteci Murat Taylan, “Peki, bundan sonra Tele4, Tele5 diye yola devam etmek zorunda kalır mıyız?” diye sordu.
Meral Danyıldız
Tele1'e kayyum atanmasıyla başlayan ve Tele2 Haber'in kurulmasıyla dijital mecralara taşınan yayıncılık mücadelesi, bu kez Tele3 Haber adıyla sürüyor. Tele2 Haber'in Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) lisans taleplerini ekonomik nedenlerle karşılayamaması üzerine yayınlarını sonlandırmasının ardından gazeteciler yeni bir YouTube kanalı kurdu.
Tele1'in ana haber sunucusu olarak görev yaptığı sırada kanalın kayyum yönetimine devredilmesine tanıklık eden ve ardından Tele2 Haber'in kuruluşunda yer alan gazeteci Murat Taylan, süreci MLSA'ya anlattı.
“Kayyum yönetimiyle tüm yarattığımız birikim elimizden alındı”
Tele1'in Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, 24 Ekim 2025'te “siyasal casusluk” suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Aynı gün, kanalın sahibi ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş.'ye Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetim kayyumu olarak atandı.
Kayyum heyetinin ana haber bülteni sırasında yayının sonlandırılmasını istemesi üzerine bülteni sunan Murat Taylan, izleyicilerine, “Yalanlara teslim olmayın” sözleriyle veda etmişti. Tele1'in yalnızca bir televizyon kanalı olmadığını, çok sayıda gazetecinin yıllar süren emeğiyle kurulan bir yayıncılık geleneğini temsil ettiğini söyleyen Taylan, kayyum kararını beklemediklerini belirtti. Kanalın daha çok lisans iptali yoluyla susturulabileceğini düşündüklerini anlatan Taylan, yaşananları şöyle değerlendirdi:
“Biz daha çok lisans iptali yoluyla Tele1'in susturulabileceğini düşünürken bir anda kayyum yönetimiyle tüm yarattığımız birikim elimizden alındı. Bağımsız yayıncılığı esas almış gazetecilerin kayyum yönetimi altında çalışmaları söz konusu olamazdı.”
Taylan, bu nedenle çalışma arkadaşlarıyla birlikte Tele1'den ayrılma kararı aldıklarını söyledi.
Yeni bir televizyon kurmak istediler, kayyum ihtimalinden çekindiler
Tele1'den ayrılan gazetecilerin öncelikli hedefi yeni bir televizyon kanalı kurmaktı. Ancak, Taylan'ın anlatımına göre bu girişimin önünde ekonomik güçlüklerin yanı sıra hukuki belirsizlikler de bulunuyordu.
Yeni kurulacak bir televizyon kanalının Tele1'in devamı olarak değerlendirilip yeniden kayyum yönetimine devredilmesi ihtimalini göze alamadıklarını belirten Taylan, daha kısa sürede yayın yapabilecekleri dijital mecralara yöneldiklerini anlattı.
YouTube, internet sitesi ve sosyal medya platformları üzerinden oluşturulacak yeni yayıncılık yapısının ismi ise Tele2 Haber oldu. Taylan, farklı bir isimle yayın yapmak yerine Tele1'in yayıncılık anlayışını sürdüreceklerini göstermek istediklerini söyledi.
Tele2'yi gazetecilik adına bir direniş olarak gördüler
Yeni bir YouTube kanalı açmanın teknik açıdan kolay olabileceğini, ancak kendilerinin kurumsal bir haber merkezi oluşturmayı hedeflediklerini belirten Taylan, kamera ve stüdyodan rejiye, haber merkezinden kurgu sistemlerine kadar geniş bir altyapıya ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
Bu süreçte Yön Radyo'nun stüdyosunu kullanımlarına açmasıyla önemli bir sorunu çözdüklerini anlatan Taylan, diğer teknik ihtiyaçlarını da kısa sürede tamamladıklarını söyledi. Tele2 Haber'in kuruluşunda izleyicilerinin ve dostlarının desteğinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Taylan, girişimin yalnızca yayıncılık faaliyetlerini sürdürmek anlamına gelmediğini belirtti.
Taylan, “Gazeteciler olarak bir televizyon kanalına el konulması karşısında buna teslim olmayacağımızı da göstermek istedik” dedi. Yeni kanalı kurarken gazetecilik mesleğine karşı sorumluluk hissettiklerini belirten Taylan, bu süreci şu sözlerle anlattı:
“Dolayısıyla tüm gazetecilik mesleği adına, gazeteci dostlarımız adına bir direnişin bayrağını taşıdığımızı düşündük ve bu sorumlulukla davrandık.”
RTÜK iki lisans istedi: Bedel 2,3 milyon lirayı aştı
Ancak, Tele2 Haber'in dijital yayıncılığı da RTÜK'ün lisans talepleriyle karşılaştı. RTÜK, 13 Nisan 2026'da yayımladığı resmî duyuruda Tele2 Haber'in YouTube adresini lisans almadan yayın hizmeti sunduğunu tespit ettiği adresler arasında gösterdi.
Kurul, kanaldan hem internet televizyon yayın lisansı (İNTERNET-TV) hem de internet ortamından isteğe bağlı yayın hizmeti lisansı (İNTERNET-İBYH) için başvuruda bulunmasını istedi. RTÜK'ün 2026 yılı tarifesine göre her bir lisansın 10 yıllık bedeli 1 milyon 162 bin 306 lira. İki lisansın toplam bedeli ise 2 milyon 324 bin 612 liraya ulaşıyor.
RTÜK'ün duyurusuna göre Tele2 Haber, başvuru dilekçesi ve taahhütnameyle birlikte üç aylık lisans ücretini peşin ödemesi durumunda yayınlarına üç ay daha devam edebilecekti. Bu süre içinde lisans işlemlerinin tamamlanmaması hâlinde, ilgili dönemin ücretinin ödenmesi koşuluyla üç aylık ek süre daha sağlanabilecekti. Başvuru koşullarının yerine getirilmemesi veya yayınların 72 saat içinde sonlandırılmaması durumunda ise erişim engeli talebinde bulunulabileceği ve ilgililer hakkında suç duyurusu yapılabileceği belirtiliyordu.
İnternet yayıncılığına ilişkin mevzuat, 10 yıllık lisans bedelinin taksitle ödenmesine de olanak tanıyor. Ancak taksitlendirmeyi tercih eden yayıncıların ilk taksiti ödemesi ve kalan tutarı karşılayacak nakit teminat ya da banka teminat mektubu sunması gerekiyor.
Murat Taylan, RTÜK'ün lisans talepleriyle karşılaştıklarında ilk etapta bedeli karşılayabileceklerini düşündüklerini söyledi. Bu nedenle kuruma başvurarak ek süre talep ettiklerini belirten Taylan, söz konusu süre içinde hem anonim şirket kurmaları hem de lisans ücretlerini karşılayacak kaynağı oluşturmaları gerektiğini anlattı.
Ancak, geçen sürede ekonomik koşulların buna izin vermediğini belirten Taylan, Tele2 Haber'in YouTube gelirlerinin yalnızca yayın faaliyetlerinin giderlerini karşılamaya yettiğini söyledi. Taylan, “Sonuçta YouTube üzerinden yaptığımız yayınlar ve elde ettiğimiz gelir sadece ihtiyaçlarımızı karşılayacak boyuttaydı; bir artı değer yaratmamız söz konusu olmadı” dedi. Lisans bedelini karşılayacak ekonomik kaynağı oluşturamadıklarını belirten Taylan, bu nedenle Tele2 Haber'in yayınlarına son verme kararı aldıklarını ifade etti.
“Tele4, Tele5 diye devam etmek zorunda kalır mıyız?”
Tele2 Haber'in yayınlarını sonlandırma kararı, 2 Ekim 2026'da, kamuoyuna duyuruldu. Ekip, 5 Ekim'de yeni yayın mecrası Tele3 Haber'i açıkladı. Teknik altyapılarının hazır olması sayesinde bu kez çok daha kısa sürede yayın hayatına dönebildiklerini belirten Taylan, yeni kanalın da aynı sorunlarla karşılaşabileceğinden endişe duyduklarını söyledi.
“Peki, bundan sonra Tele4, Tele5 diye yola devam etmek zorunda kalır mıyız? Umut ediyoruz ki kalmayız” diyen Taylan, Tele2 Haber adı altında oluşturdukları yayın kimliğinin ve birikimin kaybedilmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Tele2 Haber'in on ayı aşkın yayın süresince izleyiciler tarafından benimsendiğini belirten Taylan, “Sonuçta yeni bir marka yaratmıştık ve tüm çabamız bir anda silindi” dedi.
Taylan'a göre Tele3 Haber için de henüz belirsizlikler giderilmiş değil. RTÜK'ün yeni kanaldan lisans talep edip etmeyeceği, talep edilmesi durumunda tek lisans mı yoksa iki ayrı lisans mı isteneceği ve bedelin nasıl karşılanacağı soruları yanıt bekliyor. Normal koşullarda televizyonların her eylül ayında yeni bir yayın dönemine başladığını hatırlatan Taylan, kendilerinin ise bu kez yeni döneme kanalın adını tamamen değiştirerek girdiklerini söyledi. Bütün bu belirsizliklere rağmen gazeteciliği sürdürmeye kararlı olduklarını vurguladı.
“Gazetecilik en riskli, en tehlikeli mesleklerden biri hâline geldi”
Yaşadıkları sürecin yalnızca Tele1 ve Tele2 Haber'e özgü olmadığını belirten Taylan, Türkiye'de gazetecilerin yanı sıra sanatçıların ve muhalif kimlikli kişilerin de giderek artan engellemelerle karşı karşıya kaldığını savundu. Gazetecilerin sosyal medya hesaplarına ve haber sitelerine getirilen erişim engellerine, televizyon kanallarının kapatılmasının gündeme gelmesine dikkat çeken Taylan, karşılaştıkları güçlüklerin mesleğin genel sorunlarından ayrı değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Taylan, gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle soruşturma ve tutuklamalarla karşılaşmasına da tepki gösterdi:
“Doğruları, gerçekleri belgeleriyle birlikte yayınladıkları hâlde gazetecilerin ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasıyla tutuklandığı bir ülkede gazetecilik en riskli, en tehlikeli mesleklerden biri hâline gelmiş durumda.”
Taylan, bu koşullar altında gazetecilerin kendilerine yeni yayın alanları oluşturma çabalarının da kalıcı bir güvence sağlamadığını belirtti.
“X'in yaptığını yarın YouTube'un yapmayacağının garantisi yok”
Bir televizyon kanalını kaybettikten sonra YouTube gibi mecralara yönelmenin de riskleri ortadan kaldırmadığını belirten Taylan, dijital platformların bağımsız yayıncılık için güvenli ve kalıcı bir alan sunmadığını ifade etti. Taylan, “Ve şunu kabul etmeliyiz ki bizim bulabildiğimiz mücadele yöntemi —yani bir YouTube kanalı açmak ya da bir sosyal medya mecrası oluşturmak— son derece kırılgan ve bir anda elinizden alınabilecek girişimler” dedi.
Sosyal medya platformlarının hesap kapatma ve içerik engelleme uygulamalarına dikkat çeken Taylan, X üzerinden yaşananların diğer platformlarda da tekrarlanabileceğini belirtti:
“Bugün X'in yaptığını, yani tek bir taleple bir kişinin sosyal medya hesabını anında kapatması kararının, yarın YouTube tarafından da yapılmayacağının hiçbir garantisi yok.”
Sosyal medya platformlarının uluslararası şirketlerin kontrolünde olduğuna işaret eden Taylan, devletlerin talepleri ve uluslararası ilişkiler nedeniyle gazetecilerin kullandıkları dijital alanları da kaybedebileceklerini söyledi. Taylan, bu tehlikeyi şu sözlerle anlattı:
“Şu anda kullandığımız tüm alanlar uluslararası şirketlerin tekelinde dolayısıyla uluslararası ilişkilerin devreye girmesi ile bir sabah ıssız bir çölde susuz bırakılabileceğimiz bilinciyle planlama, eylem ve mücadeleye ihtiyaç var.”
“Türkiye'nin ihtiyacı ortak mücadele”
Merdan Yanardağ'ın tutukluluğunun sürdüğü bir dönemde yayın faaliyetlerini devam ettirmeyi mesleki bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten Taylan, “Ne olursa olsun hele hele Merdan Yanardağ cezaevinde tutulurken onun arkadaşları olarak her zaman ayakta kalmamız gerektiğini bilerek hareket ediyoruz” dedi.
Tele3 Haber'in geleceğine ilişkin belirsizlikler sürerken gazetecilerin karşılaştıkları sorunların bireysel çabalarla aşılamayacağını savunan Taylan, yalnızca basın çalışanlarının değil, farklı meslek gruplarının ve yurttaşların da birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti. Taylan, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, tüm meslek gruplarının ve meslektaşların, yurttaşlarla birlikte bu ağır baskıya karşı organize olması, bir araya gelmelidir.”

